söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



KENTE SAHİP ÇIKMAK...


KENTE SAHİP ÇIKMAK...

Yani kent ve toplum bilincine sahip çıkmak... Bir meslek dergisinde okumuştum. Bir kompartımanda seyehat eden insanlar tarafından karşısındaki birisinin sert bir cisimle koltuk döşemesini tahrip ettiğini gördüğü halde müdahale edilmemesi; ya da kamunun hizmetine sunulan bir eşyanın, bir emeğin hatta parasal bir değerin birileri tarafından gasp edilmesine karşı gelinmemesi sorumluluk duygusundan kaçmaktan başka nedir ki?.. Yerelde ve genelde bir çok sorunları gördüğü halde bireşsel ve toplumsal tepki gösterememek, susmak, ikaz etmemek yine patolojik duygulardan biridir. Sırası gelince kolunu havaya kaldırarak koro halinde söylediğn; "SUSMA SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK"
Avazelerin bu gün yanıtsız kalabilir. Ama mutlaka değerini bulacaktır. Susmak teslimiyettir. Teslimiyet ise kişiliğinden vaz geçmektir. Bu gün küçük gibi görünen sorunlar, yarın büyüyerek  seni boğacaktır. Hak istemek sadece kişisel ve toplumsal olarak isyana varmayacak şekilde aramak bizlere verilmiş Anayasal haklardır.
Eskilerin bu konuda söylediği güzel ve anlamlı sözler vardır. "HER KOYUN KENDİ BACAĞINDAN ASILIR" ya da "BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YAŞASIN", bunlar ve diğerleri insanlarımızı tevekkül içine sokarak tepkisiz  hale getirmiştir. Her gün değişen teknoloji bilimsel şartlar sorumsuzluk duygusunu kafasından çıkartıp atmalıdırlar. Özgür fikrini ve düşüncesini sözüyle, yazıyla o yetmiyorsa en medeni hakkı olan "OYU" ile belirtmelidir. Tasvip ya da tepkinin gösterileceği tek şey sandıktır.
Sandık çok zaman beklenmeyen şartları yansıtabilir, ama olsun madem ki demokrasiye inanıyoruz sandığa da inanmak zorundayız. Yalnız bir şartla oy kullananlar kadar oy bekleyenler de aynı bilinç ve düzeyde olmalıdırlar. Gazetemiz Söke Ekspres'te beş gün boyunca yayınlanan değerli yazarımız Ali Sarayköylü'nün düşüncelerine yürekten katılıyorum. Siyasi partiler kanunu yetersiz olmasına rağmen aday, günün şartlarına, ülkemin ideolojik düşüncesine göre Cumhuriyet ilkelerini özümsemiş, milli ve manevi değerlerine inanan seçmen ve siyasi parti adayları en iyi sonuca ulaşmamızı sağlayacaktır.Öncelikle adayların hadlerini bilmeleri yaşadığı kentte insanlardan "YAPABİLİR!" sertifikasınıalması lazımdır. Bu demokratik siyasal düşünceyle sandığa gitmeye çalışması da çok büyük yanlıştır. toplum içinde hiç bir fikirbelirtmeyen, sosyal konulara ve derneklere yabancı olan yazmayan, okumayan, yaşantısında karizması olmayan, demokratlık taslayarak listeye girmeye çalışanlar kendisine olduğu kadar temsil edeceği topuma da mutlaka zarar verecektir.
Gerek yaşam gerekse içinde bulunduğum sosyal hayatım boyunca yaşadığım siyasi krizlerin dışında ben 12 seçim dönemi yaşadım. 1946-2008 yıları içinde Söke'nin miletvekili sayısı inanıyorum ki bir elin parmakları kadardır. yani 60-70 yıl içinde nedense siyasal zaafiyet göstermiştir. Bu zaafiyet sonucu Söke'nin isteklerine Ankara'nın yanıtı da çok fazla olmamıştır. Bu yüzden de büyük halk desteği olduğu halde lisesini, adliye sarayını, hastanesini ancak 15-20 yılda tamalayabilmiş, bir fakültenin kurulmasını, yerelde yıllar süren emeğe karşın bir organize sanayi düşüncesini tamamlayamamış olması Söke'nin aczinden değil, bizim dışımızdakilerin bizlere olan siyasal sorumsuzluklarındandır.
Başlığını koyduğum "KENTE SAHİP ÇIKMAK" yazım için yazacak o kadar çok şeyler var ki!..
Önümüzde 12 Haziran seçimleri var. Şu 4-5 ay içinde siyasiler yine karşımızda  olacaklardır. Bu seçimde çoğunlukta genç ve eğitimli seçmenlerin düşünceleri ne oranda  sandığa yansıyacaktır merak ediyorum. Tek istediğim memleket ve yaşadığı kentin sorumluluğunu taşıyacak Söke'nin kendi evladının yöneticileri olmasıdır...


ANMA
Ailemizin en büyüğü, babamız
MUSTAFA ÖZŞARLAK'ı
Ölümünün 57. yılında, yine Sökemizin ve ailemizin çok değerli evladı
Mimar MUSTAFA ÖZŞARLAK'ın aramızdan ayrılışının 28. yılında aynı saygı, sevgi ve özlemle anıyor, Allah'tan rahmet diliyoruz.

Çocukları, babası, kardeşleri, Amcaları, Damatları, Torunları ve Yeğenleri

 

Bu makale 898 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • Halil Güven (24/1/2011)
    Sevgili öğretmenim ellerinden hasretle öpüyorum. Dilek ve önerilerinizi içtenlikle katılıyorum. İnşallah Söke sevdasıyla dopdopu birileri çıkar aramızdan da belittklerinizi gerçekleştirmeye çalışır. Ölenlerinizi ben de yürekten anıyorum, özellikle sevgili Mustafa'yı.. Allah rahmet eylesin. Esenlik dileklerimle..