söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



GÜLNUR ER İÇİN


GÜLNUR ER İÇİN

Bütün dünyada hayatını hür ve bağımsız olarak sürdüren toplumlar genel ve yerel yöneticilerin belli kanun ve yerleşik hukuk düzenine göre seçerek, demokratik düzen içinde yaşayan uluslar için, seçim ve sandık inkar edilemez kutsal bir müessesedir. Zaten totaliter rejimden farkı da budur. demokratik düşünce bireyin ve toplumun çeşitli medeni ihtiyaçları yanında "SEÇME" ve "SEÇİLME" haklarını da en önemli hukuk anlayışı olarak yasalara koymuştur. Cumhuriyetle birlikte bu haklar milletimize verilmiştir. Esasında Atatürk ilke ve inkilapları içinde yer alan "KENDİ İRADENİ KENDİ İRADENLE BELİRLE" hakkını kullanması siyasi tarihimizde devrim niteliğindeydi. Tek parti döneminde seçim "İNTİHAP" usuluyle gerçekleşirdi. Seçimin tek "SEÇİCİSİ" yönetimdi. Yani Cumhuriyet Halk Partisi'ydi. Bu dönem de çok muhterem ve merhum Nuri Göktepe, sandık kurulmadan, sandık başkanı ve müşahitleri milletin haberi ve oyu alınmadan, seçim tamamlanırdı. Türkiye Büyük Millet Meclisine mebuslar ve bu arada Nuri Göktepe de davet edilir, hükümeti, komisyonları teşkil ederek memeleketi idare ederlerdi.
1940 yılı ve  sonrası sadece Türkiye'de değil, dünyada bir büyük değişim yaşanmıştı. 2. dünya savaşı sona ermiş, 1948'li yıllarda Sanfransisko Konfederasından sonra teşekkül eden birleşmiş milletler "BM" ülkelerin ekonomik, siyasal kimliğinin değişmesine neden olmuştur. Bir çok ülkeler özellikle Türkiye sosyal ve idari değişikliğe uğramış, Milli Şef "İNÖNÜ" yerine yani tek partiden "ÇOK PARTİLİ" rejime geçilmiştir. Bu geçişte merhum İsmet İnönü'nün hiç unutulmaz tarihi hizmetleri olmuştur. Ülkemizde ilk çok partili seçim 1946 yılında yapılmıştı. Tek partinin devamı olan CHP ile Türkiye'de teşkilatlanmasını tam manasıyle tamamlayamamış Demokrat Parti "DP" ilk kez bu seçime katılmıştır. Türk siyasi seçim tarihinde "ŞAİBELİ" ismiyle geçen bu yoklamada "Açık oy, Kapalı Tasnif" o yıllarda insanların epey eleştirilerine neden olmuştu. Buna rağmen Demokrat parti grup kuracak kadar temsilcisini meclise sokmuştu. Çocukluktan kurtulduğum 1946 seçimlerini ve ondan sonraki hepsini gördüm. Hele lise yıllarında yaşadığım 14 Mayıs 1950 yılı seçimlerinin partileri, onların başındaki liderler ve partilileri, il, ilçe, bucak teşkilatlarını, Demokrat Parti'nin büyük zafer kazanışını gün-gün belleğimde yıllardır saklıyorum. İşte o yıl ilk kez demokratik ve sandık emniyetteki seçimde Doktor Baki Öktem Söke'yi ilk temsilen milletvekili seçilmişti. Bütün Türkiye'de olduğu gibi Söke'de siyasi bir başkalaşım geçirmiş, Söke Ege'nin Demokrat Parti'nin kalesi haline gelmişti.
O yıllarda partinin ileri gelenleriin bir çoğu aramızdan ayrıldılar. eski Demokrat Partili bugün  ilçemizde parmakla sayılacak kadar azdır. Ben bu siyasi ekolün gençlik kollarında, İstanbul'da üniversitede bu düşünce ile çalıştım. Bugün aşağıda isiminden ve sosyal kültürel yapısından bahsedeceğim Gülnur Er'in anne dedesi hızlı bir Demokrat Partili ve ilçe teşkilatlarında, belediye meclisinde ve hatta Söke Belediye Başkanı olarak ömrünü vermişti. Ömrünü diyor, hiç de yanlış söylemiyorum, Belediye Başkanı iken TARİŞ pamuk deposunda önü alınmaz bir yangın çıkıyor Ali Eröz amca yangın mekanında fenalık geçirerek mide kanaması sonunda iki gün içinde vefat etmişti. Ali Eröz, çarşının saygın tüccarlarındandı. İki oğlu, üç kızı vardı. Büyük oğlu Mehmet Eröz'le bütün tahsil hayatımız beraber geçti. Söke Ortaokulu, Aydın Lisesi ve Ticaret Lisesi öğrencilerimiz Söke'nin en zor şartlarında tahsilimizi trenle Aydın'a gelir-giderken geçirmiştik. İstanbul yıllarımızda hem tahsilimizi, hem de dostluğumuzu devam ettirmiştik. O benim sadece dostum, arkadaşım değil, aynı zamnda hocamdı. O'nun sayesinde bu büyük kentin en değerli fikir ve düşünce insanlarını tanıdım. Demokrat Partililiğin dışında daha büyük ideallerinin olduğunu onun sayesinde öğrendim. Ülkücülüğün o sokmuştu kafama, Milli Dil, Milil İnanç, Milli Sosyal düşünceyi beraber yaşadık. Türkiye komünizmle mücadele ve Milliyetçiler derneklerinde omuz omuza beraberdik. Mehmet Eröz akademik ve sosyal düşüncenin zirvesinde bir ilim adamıydı. yayınladığı fikir ve düşünce dolu kitapları makaleleri sosyoloji kürsülerinde bugün dahi okunmaktadır. Kendisini genç denebilecek yaşta 57 yaşında kaybettik. Rahmetli Eröz sadece ailesi için değil ilim alanında büyük bir kayıptı.
Gülnur Er'in yaşının kırk falan olarak görmeyin. O dedesi Ali Eröz'den siyasal ilhamını, dayısından bilimsel kültüründen oldukça çok ders almıştır. Zira Mehmet Eröz'ün sadece yöresel değil ulusal hatta uluslararası kimliği vardı. Ayrıca küçük dayısı nihat Eröz fiili politikacıydı.Uzun yıllar MHP'nin ruhunu ve bayrağını Söke'de hep dalgalandırmıştır. Gülnur yıllarca bu çevrenin içinde büyüdü Orhan Doyuran gibi soylu bir kişinin kızı olmak da onun için büyük bir onurdur. Benim kızım kadar yakın olan Gülnur için  bu güne kadar birşey yazmadım. Listenin sonucunu bekledim. Ben kendisini daha yukarılarda bekliyordum. Olsun... MHP zaten Söke'de güçlü bir partidir. Ak Parti ve CHP'nin listelerinde Sökeli bir isimin olmaması bu değerli ve Söke'yi temsil edebilecek bilgi birikimi ve sosyal çevresinden dolayı Gülnur'un şimdiden Ankara yolunun açık olduğunu düşünüyorum.
Şurada iki aydan az bir zaman kaldı. Sadece Sökelilerle değil çevre ilçelerle güç ve gönül birliği yaptığı takdirde önünde hiç bir engel olmayacaktır.
Kendisini kutluyor, geleceğinin hayırlı olmasını diliyorum.

 

Bu makale 1444 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • Halil Güven (15/4/2011)
    Hocam ya.. Hani sen dönmüştün de kominist olmuştun ya.. Ne güzel olmuştu yani seni yolundan döndürüm diye epey de sevinmişm! Ama görüyorum ki bana yalan söylemişsin sen!:)) Selamlar sevgili öğretmenim, Gülnur kardeşimize başarılar dilerken Söke halkının bu kıymetli kızımıza sahip çıkarak meclise göndermesini beklerim.