söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



HANGİSİ DOĞRU?..


HANGİSİ DOĞRU?..

Türkiye yıllardır bilinmeyenleri yaşıyor. Ekonomik ve Sosyal sorunların bu kadar çeliştiği bir ülkede Siyasal huzuru beklemek tabii ki kolay değildir. 12 Haziran’ın getirdiği siyasi irade ülkenin yumak olmuş bin bir sorununu halledecek midir? Bilemiyoruz. Seçimin getirdiği çok güzel şey bir partinin  çoğunluğun üstünde meclise girmesidir. Aynı partinin geçmiş yıllarda sağladığı çoğunluk 2000’li yılların ortasında meydana gelen küçük ve orta boyutlu global krizlerin ülkemizden teğet geçmesini sağlamıştır. Bu krizlerin atlatılmasında siyasi iradenin rasyonel ve kararlı tutumları yayında Türk Halkının az’la yetinmesinden, fukaralığı benimsemesindendir “BİR LOKMA, BİR HIRKA...” kanaatkârlığı inanıyoruz ki, aile içi düzeni sürdüre gelmiştir. Dört kişilik bir aile asgari ücretle hem ev kirası ödeyerek, bir de çocuk okutuyorsa... Emekliler ise, emekli maaşıyla geçinmeye çalışıyor. Türkiye yıllardır bilinmeyenleri yaşıyor demektir.
HANGİSİ DOĞRU?..
Bir çok insan gibi ben de gazetelerin, çeşitli dergilerin, odaların, TÜSİAD’ın, televizyonlardaki ekonomi yorumcularının TÜİK ve diğer raporları hep dinliyor ve okuyorum. Tıpkı kendi iş yerimdeki gibi Türkiye’nin nereye gittiğini öğrenmek beni çok memnun ediyor.
Çok değil dört gün önce Hürriyet Gazetesi başta olmak üzere bütün gazeteler “TÜRKİYE BÜYÜMEDE DÜNYA REKORU KIRDI” gibi manşetler attılar. Türkiye bu yılın ilk üç ayında % 11 gibi büyüme göstermiş ve büyümede dünya rekoru kırmış. Ne mutlu, ne sevindirici değil mi? 2010 yılında sadece % 8,9 oranında büyürken, Türkiye’nin her yanında silahlar patlarken, insanların boğazları kesilerek öldürürken, bir çok şirketler batarken, eğitimde özellikle üniversitelerde bir birinden daha kötü haberler alınırken yine TÜİK raporuna göre 2011 yılının ilk üç ayında 31 bin beş yüz çift boşanırken büyümenin % 11 oluşuna kim sevinmez ki!..
% 11 büyüme doğru... Bunu sevinerek söylerken bu başarının özel sektör tarafından gerçekleştiğini hiç bir gazete yazmamaktadır. Mart ayı itibarıyla kişi başına  milli gelirin 10 bin 360 dolar, Türk Parasıyla 15 bin 730 TL olduğu ifade edilmiş, yanı sokakta dolaşan, kahvede oturan, evlere temizliğe giden işçiler yılda çeplerine 15 bin 730 TL giriyor; öyle mi?.. Raporda bunlar var. Bir de kendilerine sorun bakalım?.. Var mı bu para?..
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş bir gerçeği ifade etmektedir. % 11 büyüme doğru bir başarıdır ama bu başarıyı “ÖZEL SEKTÖR SIRTLANMAKTADIR...” Bu sözler Türk ekonomisinin güçlenmesi için devletin bu düşünceye mutlaka ortak çıkması gerekmektedir. Bu gerçeği yerele uyguladığımız taktirde söke ve geniş çevresine sayılmayacak kadar fayda, ekonomik ve parasal gelir getirecek Söke Organize Sanayi mega projesinin hala gerçekleşmemiş olması öncelikle Sökelileri ve Türk vatandaşları olarak bizi  fazlasıyla üzmektedir. Seçim boyunca Aydın temsilcilerinin hiç unutmayacağımız vaatleri vardı. Şimdi söz onlarındır.
Yine ekonomi ve % 11 başarı gibi konularda beyanatını okuduğumuz Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir çok önemli bilgiler vermiştir. “İŞSİZLİĞİ AZALTACAK İÇİN BÜYÜMEK ZORUNDAYIZ. ANCAK HIZLI BÜYÜMENİN BERABERİNDE GETİRDİĞİ DÖVİZ AÇIĞININ DA BÜYÜMESİ TÜRK EKONOMİSİNE AYRI BİR RİSK GETİRMEKTEDİR. CARİ AÇIĞIN (DÖVİZ AÇIĞI) FRENLEMEK GEREKMEKTEDİR.” Ekonomisi tek bilinmeyen denklem değil ki...
BU NE ÇELİŞKİ?..
Bir yandan TÜİK’in, Sanayi ve Ticaret odalarının görüşlerini yazarken öte yandan OECD’nin Türkiye raporu var önümde. Başlık şöyle ve çok can sıkıcı;
EN MUTSUZ TÜRKİYE!
OECD’nin 34 ülke arasında yapılan araştırmalarda Türkiye en mutsuz ülkeler  sıralamasında birinci sırada yer almaktadır. Türklerin sadece % 28’i hayatından memnun oldukları halde gerçekten umutlarının bile olmadığı raporda yer almıştır. Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü “OECD” Türkiye halkının % 57 gibi bir çoğunluğunun gelecekten uzun vadeli umutsuz olduğunu belirtkmektedir. Eğitim, Yaşama, barınma ve çalışma konularındaki olumsuz rakamları Türkiye’nin mutsuzlukta ilk onda birinci sırada olması yukarıda ki büyümede % 11 başarıyla nasıl örtüşeceğini merak ediyoruz.
RAPORA GÖRE;
Türkiye’de eğitim sanıldığı gibi başarılı değildir. 25 ile 64 yaşlarındaki Türk insanının ancak % 30’u lise mezunudur.
Yaşama süresi Türkler için OECD verilerine göre ortalama yaş 73’tür.
Barınma şartları ilkeldir. Türk evlerinin % 17’sinde tuvalet bile yoktur. Ayrıca Türkiye’de çalışabilecek nüfusun ancak % 46’sı çalışmakta ve bir çoğu da sosyal güvenlikten yoksundur. Bütün bu şartlardan sonra Türkiye, Meksika, Şili, Estonya, Portekiz, Slovenya, Yunanistan, Kore ve Polonya’nın altında mutsuzlukta birinci olmuştur. Bütün bunları yazdıktan sonra çok yakından bildiğimi Türkiye ile hiç bilmediğimiz Türkiye karşımıza çıkıyor. Raporlara bakarak sevinelim mi? yoksa üzülelim mi? Bilemiyorum. Yahut da  bütün bunlardan bana ne, ya da size ne demek geliyor içimden ama...
Büyük millet Meclisinin bile toplanamadığı, bir çoğunun yemin dahi etmediği, Onu bırakınız seçildiği halde meclise giremiyenlerin bulunduğu Türkiye’de “AMA” demenin ne kadar sorumzusluk olacağını düşünüyorum. bütün gazetelerin 5-6. sayfalarında Sulh Hukuk Mahkemelerinin İcra İlanlarıyla, bazı kentlerde motorsikletlerin, traktörlerin hatta altın, eşeğin bile icra yoluyla satılacağını ilan etmesi % 11 büyümeye nasıl izah edecek birilerinin olacağını cidden merak ediyorum.

 

Bu makale 815 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • halil güven (7/7/2011)
    Yeredn göğe kadar haklısınız hocam...