söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Günaydın Öğretmenim


Oyhan Hasan Bıldırki

 

Günaydın Öğretmenim


Endişenin sıkıntısı yürüyor damar damar kanımda. "Acaba?" diyorum, düşündüklerimi yazabilecek, sana, bütün kalbimle: "Günaydın öğretmenim!" diyebilecek miyim?
Çünkü sen, aşağı yukarı, bütün değerlerin en azizisin. Doğruluk, seninle anlam kazanır. İyilik, seninle dal budak salar, gümrahlaşır, büyür. Anadilim, seninle güzelleşir. Vatan, toprak olmaktan çıkar seninle, sen anlattıkça, kutsallaşır. Sen, henüz yolun başında bulunan, kimlik sahibi bile olmayanlara, adınısanını öğreten, ona ün kazandıransın. Verdiğin bilgiler, oylum oylum duygular, bana satır satır, cümle cümle yurdumu, milletimi, özümü öğretir. Yurdumun her karış toprağında, nereye baksam, hangi yöne gitsem, bir gerçeğin hayâli gibi netleşir, bana yol gösterir, kılavuz olursun.
Şimdiye kadar, herkes, her şeyi söyledi. Şimdi ben, bir kere daha, söylenmişi tekrar etmek istemiyorum. Zira biliyorum ki, renklere sihrini veren, açıktan koyuya, basitten karmaşığa kadar bütün çiçeklere sinen, dört mevsimle birlikte kâh ağlayan, kâh gülen, kâh neşelenen, kâh kederlenen, uzayda nice bilinmezliklerle yarışan, yalnız sensin! Sen olmayınca, hiçbir anahtar, hiçbir kilide uymaz. Paslı kapılar açılmaz. Bu, ne demektir, bilirim.
İşte o zaman, bütün ışıklar söner. Oda, sokak, cadde derken, meydan meydan bütün şehirler kararır, dünya anlamsızlaşır. Yani sevginin yerini öfke, mutluluğun yerini umutsuzluk, bilginin yerini cehalet alır. Ben, böyle bir dünyada yaşamak istemem. Haklı değil miyim?
Halbuki öğretmenim, yukarıda da söylediğim gibi, seninle güneş, her sabah bu güzelim dünyaya, bıkıp usanmadan, kim bilir kaç asırdır bilinmez, daima "Merhaba!" diyor. Seni de aydınlatan güneş, kâh dağ başında, kâh şehir merkezinde bir okulda, kız ya da oğlan, binlerce öğrencinin yüzüne tebessümler konduruyor. Görüyorum, hissediyorum: Sen, bir kere daha yüceliyor, gönüller fethine çıkıyorsun. Bu sonsuz koşu, hiç bitmesin isterim.
Çünkü: Sevgiye, mutluluğa, bilgiye seninle doyuyor, gönlümü sıkan, damar damar kanımda yürüyen, büyüyen endişelerin topuna, seninle meydan okuyorum. Bu, az şey midir?
Öyleyse:
"Günaydın öğretmenim!"
"Günaydın öğretmenim!"
"Günaydın!"

 

Bu makale 1178 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • halil güven (24/11/2011)
    Günaydın sevgili öğrencim:)