söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Başöğretmen Mustafa Kemal Yılmaz


Başöğretmen Mustafa Kemal Yılmaz


“Boş oturup ölümü beklemek
Yaşamak değil...
Böylesi, azar azar ölmek demek.
Boş durmak hayatta en büyük işkence...
Yaşamak ise,
Üretmekle, çalışmakla eşdeğer bence.”

Bu sıcak mısraların altında, adam gibi bir adamın resmi var. 1921 yılında Koçarlı’nın Cincin köyünde doğan, doksanını çoktan aşmış Aydınlı bir öğretmenin, zamanının aynasına düşmüş bir resmi var. O resimdeki adam, birçoğumuzun kılavuzu, kendisi gibi olmaya özendiğimiz, örnek aldığımız, sevdiğimiz birisi...
“Sence hayat nedir?” deseler, kısaca Mustafa Kemal Yılmaz derim ben.
Neden mi?
O, boş oturup ölümü bekleyenlerin yaşadığı bir hayatın izini sürmeyenlerden, azar azar ölenlerden biri değil. O, boş durmayı en büyük işkence sayanlardan biri. O, yaşamanın üretmekle, çalışmakla eşdeğer olduğunu kavrayan ve kendi hayatında uygulayan örnek bir insan.
Öteki özelliklerini, görünen ve çok iyi bilinen kimlik bilgilerini yazmaktansa, zamanının aynasında derin izler bırakmış kişiliğini anlatmalıyım size.
O, “aydınlattıkça aydınlaşan” bir parıltı.
O, “bir yayıncı değil ama yayıcı.”
O, “herkesin dostu.”
Türkiye’nin her yerindeki birçok postacı, onun adını ezbere bilir. Çünkü o, her gün onlarca mektubu yazmaktan, yazdıklarını, başkasının da öğrenmesini istediklerini eklemekten keyif alır. Şimdi siz bu satırları okurken bile onun mektuplarından birkaçının Edirne, Aydın, Ağrı, Van ve Hakkâri sokaklarında dolaşan postacıların çantasında adresine ulaşmak için dolaştığını bilmelisiniz.
Büyük bir kültür dostu olan Mustafa Kemal Yılmaz, ünlü ünsüz birçok yazarın kitabının okuyucusuyla buluşmasına katkı vermiştir. Türk coğrafyasında yayınlanan dergilere ve gazetelere destek olmuştur. Bu tutumlar, onun önemli bir yayıcı olduğunun göstergeleridir.
“Umurlu göğü”, onun yaşantısında önemli bir şemsiyedir. Bunu “Umurlu Çiçekleri, Umurlu’dan Çıktık Yola, Atatürk Umurlu’da, Umurlu’da Bir Zeytin Ağacı” adlı eserlerinde görüyoruz.
24 Kasım 2011 Öğretmenler Günü, Mustafa Kemal Yılmaz’ın gerçekten hak ettiği “büyük onur ve vefa günü”dür. Başöğretmen Atatürk’ün adaşı olan Mustafa Kemal Yılmaz’a o gün, kanun ve yönetmeliklerle düzenlemeyen, öğretmen toplumunun isteğiyle “Başöğretmenlik” ödülü verilmiştir. Öğretmen parlamenter,  yazar, şair ve “Başöğretmen Mustafa Kemal Yılmaz”ı bütün yüreğimizle kutluyor,  değerbilir seçiminden dolayı da Anadolu Eğitim, Öğretim, Bilim Hizmetleri Sendikası’nı saygıyla alkışlıyoruz.
Yine Ulusal Eğitim Derneği de bu ödülü “Ulusal Eğitim Derneği 2011 Eğitim Onur Ödülü”yle desteklemiştir. Onları da kutluyoruz.
Başöğretmenlik, Mustafa Kemal Yılmaz’ın aslında adı konmamış bir özelliğiydi. O, bütün hayatı boyunca gerçekten milletine, dostlarına, öğrencilerine, “sözde kimliği” ne olursa olsun, hiçbir şekilde ayrım gözetmeksizin, bütünüyle Türk halkına başöğretmenlik yapmıştır.
Ödül törenindeki şu sözlerine mim koymak gerekmez mi
“Ülkemizde meydana gelen terör olayları ve Van’da yaşanan deprem nedeniyle öğretmenler günü için bir bayram diyemiyorum. 24 Kasım’ı çok tatsız ve üzüntülü bir günde kutluyoruz. Bu ödülü Başöğretmen Atatürk’ün anısına alıyorum. Çünkü Atatürk, Başöğretmen unvanına en güzel yakışan kişidir.”
Mustafa Kemal Yılmaz, başkalarının görmediğini, göremediğini gören bir adamdır. Milletimizin dertleriyle dertlenmiş, sevinçlerine ortak olmasını bilmiştir. “Yaban Ellerde Kalanlar”ın ağıtını yakmış, “Aman Analar Ağlamasın” diye de hayıflanmıştır. Ama kendisinin, uzun bir ömür sürmesini içine sindirememiştir.

“Anladık be canım anladık,
‘Ölüm herkesin başında...’
Ama, o kadar kolay mı ölmek
Tazecik,
Yirmi bir yaşında...”

“Mehmet korkar mı hiç ölümden...
Uykuda bile süngü takmış, elde tüfek...
...

Aman bre aman...
Biliyorum gayri hesap tamam...
Al gülüm, ver gülüm.
Dokunma çocuklara, kıyma gençlere
Gel, gel de beni de al kör olası ölüm.”

Sebebi ne olursa olsun, başöğretmenlere ölüm yakışmaz. Onlar yaptıklarıyla, ortaya koydukları eserleriyle daima yaşayacaklardır.

 

Bu makale 1231 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • Halil Güven (16/12/2011)
    Allah senden razı olsun sevgili kardeşim... Hak bilirlik, kadir bilirlik bu işte... Ben senin için de benzer duyguları besliyorum içimde inan... Sen de bu ülkeye öğrtmenlik alanında az emek vermedin! Selam ve sevgilerimi sunuyorum...