söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



BELEDİYE BAŞKANI MEYVE VARSA TOPLAYACAK, ENKAZ VARSA KALDIRACAK...


BELEDİYE BAŞKANI MEYVE VARSA TOPLAYACAK, ENKAZ VARSA KALDIRACAK...

Çiftçi tarlasını sürüp, ekip, sulayıp, ilaçlayıp hasat zamanı gelince başka birine ben çalıştım üğraştım ama gel hasadı sen topla demez.
Belediye başkanımız da; dokuz yıldır şehre bir şeyler verdiyse, birşeyler ektiyse bunun meyvelerini toplayacaktır. İki dönemdir bir şeyler ekip tam meyveleri toplayacağı sırada ben istemiyorum meyveleri başkası toplasın demez. Eğer ki, toplayacak meyve varsa...
Tarlasını işleyip ekip biçmeyen bir çiftçi hasat zamanı nasıl bir hüsran yaşarsa, belediye başkanımızda, şehrimiz için bir (hizmet babında) şeyler yapılıp, bir şeyler ekilip, bir şeyler üretilmediyse işte o zaman hasat zamanı yıkım yaşayacaktır. Yaşanacak o yıkımdan doğan enkazı da kendi kaldırmalıdır. Yoksa o enkazın altına başkalarını sürüp, enkaz altında bırakmamalı.
Hasat zamanı meyve az olmuş olabilir... Çiftçiye sorarsan hava muhalefetinden, yanlış ilaç kullanımından bahseder. Belediye başkanımızda, hasat zamanı toplayacak meyve çoksa mesele yok. Ama meyve az ise bu durumu izah edecek. Açıklama yapacak...
Diyecek ki, Hayal Kahramanları Parkı iyi bir düşünceydi, iyi bir yatırımdı. Fakat sonucunda ölü bir proje doğdu. Bu üründen meyve yok.
Çarşamba pazarı düzenlemesi doğru bir düşünceydi, ama vaat ettiğimiz gibi yapamadık. Bu üründe de meyve yok.
Bedesten Çarşı başlı başına yanlış bir dikim oldu. Bu dikim, dikiş tutmadı. Onun için burada da meyve yok.
Kentin Anayasası dedik, Nazım İmar Planı'nı çizdik. Planı kendimiz delip, kentin anayasasını çiğnedik. Bununda meyvesini toplayamadık.
Trafik konusunda uzman profosörler getirdik, dikiş tutmadı. Mezbahayı yıktık, yerine dikim yapmadık. Meyve yok...
Şehri çöp, dereyi pislik götürüyor. Buraları zaten nadasa bıraktık. Hele buralarda hiç meyve yok.
Sayın başkana hiç mi meyve yok diye sorarsanız, bir kaç meyve var diyecektir. Kagıt üzerinde hazırladığımız bir kaç proje verimli oldu. Oda maalesef kağıt üzerinde kaldı diyecektir.
Başkan yüzde doksan aday değilim diyor. Demek ki, toplanacak meyve pek yok. Meyve yerine ortada enkaz çoksa, başkanın yerine aday olacak o kişide bakalım meyve mi toplayacak, enkazın altında mı kalacak.
***
Fıkra bu ya; Hoca, bir kış günü ormanda odun kesiyormuş. Odun kesmeye iyice dalmış. Bir aç kurt sessizce saldırıp, Nasrettin Hoca'nın yokuşun altında bıraktığı eşeğini yemiş, yedikten sonrada yokuş yukarı kaçmaya başlamış.
Birisi uzaktan durumu görüp seslenmiş.
-"Hoca yetiş! Kurt eşeğini yedi, kaçıyor!" Hoca bir eşeğin kemikleri çıkmış ölüsüne, birde yokuş yukarı kaçmakta olan kurda baktıktan sonra;
-"Boşuna yorulma efendi" demiş. "Olan oldu! Hiç olmazsa tok karnına yokuş yukarı kaçmaya çalışan kurdun keyfini bozma!"
***
Ne yapsak acaba!... Şehrin durumunu gördüğümüz halde keyif bozmasak mı?

Nazir Çetin 

 

Bu makale 1320 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz