söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



ABDÜLKADİR GÜLER'İN SON KİTABI


ABDÜLKADİR GÜLER’İN SON KİTABI

50. Sanat Yılı’nın keyfini çıkarmaya çalışan şair ve araştırmacı yazar Abdülkadir Güler’in geçtiğimiz günlerde üçüncü baskısını yaptığı son kitabı; “Hayatı ve Eserleriyle Umurlu’dan Mustafa Kemal Yılmaz”ı elimde. Daha önceki baskılarını da görüp okuduğum bu son kitap, ilk iki baskısına göre oldukça kabarık sayfa sayısına ulaşmış. İbrahim Özgezici’nin kapak tasarımını, Yaşar Çağbayır’ın sayfa düzenini üstlendiği bu kitap Söke’de Cumhuriyet Ofset Matbaası’nda basılmış. 408 sayfalık eser, 8 bölüm olarak düzenlenmiş. İçinde, Mustafa Kemal Yılmaz’ın hayatının aynaları olan fotoğraflara da yer verilmiş. Fakat ön kapak resmi için düşülen not yanlış değil mi?
Kitabın önsözünü yazan Mehmet Aydın’a göre “Umurlu’lu örnek ve çağdaş bir insan” olan Mustafa Kemal Yılmaz: “Aydın ilinin yetiştirdiği örnek bir eğitimcidir. Yayınlanmış sekiz kitabı vardır. O, yazılarını, şiirlerini tıpkı çocukları ve torunları gibi sever. Atatürk’e, cumhuriyete, laikliğe ve demokrasiye yürekten bağlıdır.”
“Aslında zor bir işe girmiş bulunuyorum. İnişli, yokuşlu bir yoldayım.” diyen Abdülkadir Güler, üstlendiği bu zor işi, tamamlama bahtiyarlığına erişmiş, kendi deyimiyle bir “Seçki” oluşturmuştur.
Şimdi ben size, bu seçkiden öğrendiğim Mustafa Kemal Yılmaz’ı anlatacağım. Güler’den alıntılar yapmadan kitabını okuyup aklımda kalanlarla Cumhuriyet Dönemi’nde yetişmiş örnek bir kişiyi, büyük bir şairi size tanıtmaya çalışacağım. Bu konuda yazı ve şiirlerinden yaptığım aktarmalarla daha çok Mustafa Kemal Yılmaz’ı konuşturacağım.


“Sokakta yürürken beni ezmiyor kalabalık,
Sandalyemde tek başıma oturuyorum.
Dost, düşman ağzında adım var
Ve mutluyum!”
(Hayatı ve Eserleriyle Umurlu’dan Mustafa Kemal,
Mutluluk, s. 25, 3. Baskı 2012)
O, bir zamanlar sözcülüğünü de yaptığı kalabalıkların arasında rahatça gezebiliyor, sandalyesinde de tek başına oturabiliyor. Çünkü adı, dost düşman ağzında geziyor, biliniyor. Bu yüzden o, mutludur.
Sadece mutludur, o kadar.
Mustafa Kemal Yılmaz, kendisiyle bir görüşme yapan Mucize Özinal’a şiirleriyle ilgili bir soruya verdiği karşılıkta bakınız ne diyor? “Şiirlerimi yorumlamak bana düşmez. Onlarda Türkiye var, köylü var. İnsan var, özlem, umut var, ben varım, siz varsınız, onlar var. Şiir, benim için ekmek, su, hava gibi bir şey. Onlar benim çocuklarım, torunlarım, öğrencilerim, arkadaşlarım.”
(Hayatı ve Eserleriyle Umurlu’dan Mustafa Kemal, s. 30, 3. Baskı 2012)
Onun şiirlerinin özü, şiir anlayışının ipucu bu sözlerde yatıyor. Mustafa Kemal Yılmaz, iyi bir şair. Sonsuza kadar iz bırakacak, kalıcı bir şair, okuma yazması olanlar için...
“Deniz taşır yolcularını durmadan,
Analar ise bekler yorulmadan.
Daha kimler, kimler gelecek bilinmez ki!
Ama, dalgalar buralara getirdiğini
Bir daha geri götürmez ki!”
(Hayatı ve Eserleriyle Umurlu’dan Mustafa Kemal,
Denizin Getirdiği Ölü Asker, s. 31, 3. Baskı 2012)

Hassasiyet, bu! Acı gerçek ve insanlığın dramı, bu mısralarla hangi kalbi heyecanlandırmaz ki?
“Şiir besliyor, yaşatıyor, taze tutuyor gönlümü. Dertlerimi, üzüntülerimi, mutluluğumu paylaşıyor o. Şiirlerim, çocuklarım, torunlarım, öğrencilerim benim.”
(Hayatı ve Eserleriyle Umurlu’dan Mustafa Kemal,
Denizin Getirdiği Ölü Asker, s. 40, 3. Baskı 2012)
Sözün özü şiir, Mustafa Kemal Yılmaz’ın sığınağıdır. Bu sığınağın sahibi, yalnız kendisine sığınılacak olan Tanrı’dır.
Aşağıdaki dizeler, şairin inanç ve iman yönünü de ortaya koyar:
“Çoğalıp, yücelip, büyüyünce,
Ulaşınca Yalnız’a, Bir’e
Bir sana sığınırım Tanrı’m
Bir de şiire.”
(Hayatı ve Eserleriyle Umurlu’dan Mustafa Kemal,
Sığınak, s. 41, 3. Baskı 2012)
Şu sorulardaki meram a, sorgulamaya bakın:
“Su mu, yağmur mu, yükselen yerden?
Konuğumuz bulut mu?
Altın mı düşen avuçlarımıza,
Sevgiliden mektup mu?
...
Avuçlarımızda yoğurduğumuz ne?
Hamur mu? Doğurgan maya mı?
Yoksa bir topan dünya mı?”

(Hayatı ve Eserleriyle Umurlu’dan Mustafa Kemal,

Çalışan Eller, s. 59, 3. Baskı 2012)
Söyler misiniz hangisi? Yüreği serinleten bir mektubun altın kadar değerli olduğunu, bölüşemediğimiz minnacık dünyanın değerini anlatan şaire şapka çıkarmaz da ne yaparsınız?
Söyler misiniz?
Mektup, Mustafa Kemal Yılmaz’ın baş özelliği. İlerlemiş yaşına rağmen, hâlâ kimle haberleşirse ona kendi el yazısıyla mektuplar yazar. Sanıyorum mektuplaşmayanlara da gücenir.
Hayatı ve Eserleriyle Umurlu’dan Mustafa Kemal kitabında şairin, Abdülkadir Güler’e yazdığı on beş mektubu var. Bu mektuplarda sanat, sanatçılar ve şiir üzerinde durulmuş. Kendisi de mektup yazmayı çok seven Güler, bu mektupları kitabına almakla edebiyat dünyamıza sağlam kaynaklar kazandırmıştır..
“Benim görüşüme göre gerçek şair, halkının acılarını, özlemlerini, mutluluğunu paylaşan, en iyi bir şekilde dile getirmesini bilendir. Şair halkı ile iç içe yaşamalı ve onun üzüntülerini, heyecanlarını, neş’esini paylaşmalıdır. Şairler insanların gönüllerini zenginleştirmeli ve eğitmelidir. Bu zamanda insanı insan yapan sevgi ve barış içinde yaşamasını sağlayan büyülü güce ihtiyacımız var. Hafızası zayıf bir millet olmaya başladık. Yakın geçmişteki ulusal acıları, Kurtuluş Savaşımızı, zaferlerimizi, gazilerimizi, şehitlerimizi unutmaya başlarsak yeni ulusal felâketler kapımızı çalabilir.”
Ne denir? Büyük şair Mustafa Kemal Yılmaz, yaşadığını yazan, milletimizle iç içe olmuş büyük bir şair.
Şair olmasına şair de, onun düzyazıları da güzel. O, bütün yazdıklarıyla eksikliğini gördüğü düşünce ve duyguları, eninde sonunda kendisiyle helâlleşmek istediği halkı için yazıyor. Yazdıklarında samimiyet, doğruluk ve sıcaklık var.
Çanakkale Savaşı’nı “hüzünlü bir türküye” benzeten şair, “Yaban Ellerde Kalanlar”a da önem verdiğini anılan eseriyle gösteriyor.
Mustafa Kemal Yılmaz, dost Abdülkadir Güler’in son kitabıyla tekmili birden karşımıza çıkarılan, Türk Edebiyatı’nın koca çınarlarından biridir.
Abdülkadir Güler’i bu seçkin eserinden dolayı kutlarım desem, kıyamet mi kopar?
Bakınız geçtiğimiz günlerde çok tartışılan bu konuda Mustafa Kemal Yılmaz ne diyor?
“Bir yer, biri bakar
Bundan hiçbir şey çıkmaz.
Kıyamet, dersen
Canı isteyince kopar.”

(Hayatı ve Eserleriyle Umurlu’dan Mustafa Kemal, Şakir Efendim, s. 303, 3. Baskı 2012)

 

Bu makale 1177 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz