söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SÖKE KEYFE KEDER…


SÖKE KEYFE KEDER…

Hani televizyonda Yalan Dünya dizisinde Vasfiye Teyzenin dediği gibi;
Ne çok çektin be Söke, senin kaderin bu demiyorum ama, kabahatin çoğu sende, diyorum. Sen bu halka dünyanın en verimli ovasını verdin. Ovanın içinden kız gibi süsleyen Büyük Menderes Nehri'ni verdin. Dağlarında zeytin incir bal verdin. Dünyanın en güzel iklimini verdin. Daha ne verecen be Söke. Hani yoksa idareci ve yöneticilerin maaşlarını mı vermedin de böyle çok kötü oldun? Ben demiyorum Söke, bu halk da çok tepkisiz olabilir, diyorum.
 ***
Gerçek şu ki, Söke’miz keyfekeder bir şehir haline geldi…
Önem arz etmeyen, üzerinde durulmayacak kadar önemsizleşen…
Sokaklarda baliciler, hapçılar, otçular hepsi ulu orta keyfe keder…
Abi 1 lira versene, yada bir sigara versene diyen çocuklar keyfe keder…
Morkent bloklarında keçi sürüleri otlanmaya, evlerin önündeki çiçeklerden başlıyor, ağaçlardan bahçede dikili sebzelerden… Anylayacağınız ne bulursa yiyor. Hatta arabaların kaportalarına ve üstüne çıkarak ağaçlardaki meyveleri bile yiyorlar. Bütün evlerin bahçelerini tarayarak en sonunda Adliye Binası'nın bahçesinde dinlenip daha sonra Çeltikçi Mahallesi'ni talan edip çöpleri de dağıtıyor. Yani Söke de keçiler de başı boş keyfe keder…
Hiç kimse trafik kurallarına uymuyor. İsteyen istediği yere park ediyor. Hatta kaldırımlara bile park serbest. Söke'de trafik başı boş keyfe keder…
Söke Çayı değil artık, Söke çöplüğü oldu. İçinde pislik olarak ne ararsan var. Resmen lağım akıyor. Söke Çayı da başı boş keyfe keder…
Gezi parkında 12 ağaç kesilmesi dolayısı ile ülke ayağa kalkmıştı!… Ama Söke Atatürk Şehir Parkında 20 kusur ağaç kesildi!… Kestiren de, kesilen ağaçlar da keyfe keder…
Kaldırımlar yayalar için değil, sanki dükkan sahiplerinin mal teşhiri için yapılmış. Dükkan önlerindeki kaldırımlarda başı boş keyfe keder…
Fakülte Yüksekokullar yapılıyor, ancak gelecek öğrencilerin barınma sorunu ile ilgilenen yok!… Öğrencileri şehrimize bağlayacak her hangi bir yatırım yok!… (Bir kaç kafe'den başka)
34 köy ve 7 belde Söke’nin mahallesi olacak, ama daha şehrin mezbahası yok!… Hayvan kesimleri mi?… Keyfe keder…
Sivil toplum kuruluşları bu sorunların çözümlerinin neresinde? Bir çok sivil toplum kuruluşlarımız da keyfe keder.
Söke'de yoksa, idareci ve yöneticiler de mi keyfe keder?
Değilse sayın mülki amirimize sormak istiyorum:
Şehrimizde yeterince polis memurumuz var mı?
Eğer personel açığı varsa neden talep edilmiyor?
Yeterince memur personel varsa, şehrin asayişi ve trafik konularındaki bu keyfe keder durum neden?
Hani bir söz var ya, imam yellerse kim tutar cemaati diye…


Biraz tebessüm;
İNSANLAR HAKETTİĞİ ŞEKİLDE YÖNETİLİR!
Vezirler huzura çıkmışlar: Padişahım, hazinede para kalmadı. Yeni vergilere ihtiyacımız var, diyerekten...
- Padişah, kavuğunun altından kafasını kaşımış, Eeee! Ne vergisi koyalım? demiş...
- Köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar! Padişah, tamam demiş. Aradan bir süre geçtikten sonra sormuş vezirlerine:
- Tepki var mı? Hiç bir tepki yok! İyi o zaman köprünün diğer tarafına adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın! Aradan bir süre geçmiş, Padişah: Var mı şikayet? Yok! Halkının tepkisizliğine kızan Padişah, gürlemiş:
- Köprülerin ortasına da adam koyun, gelip geçeni ………………..! Aradan birkaç gün geçmiş, halktan bir tepkinin olmamasına içerleyen Padişah, çağırmış vezirlerini, halkı dinleyelim hele bir, demiş. Gitmişler köye, Padişah sormuş:  Var mı şikayet? Ses yok. Padişah tekrar: Var mı şikayet? Şikayeti olan söylesin diye gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmuş: Padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!..
- Eeee!, demiş Padişah bir umutla...
- Aksamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, eve geç kalıyoruz, bir adam daha koysanız...

Nezir Çetin

 

Bu makale 1894 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz