söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Caz Yaptım…


Caz Yaptım…

Popüler kültür çocukları olduğumuz için romanlar, şiirler bize gelmez okurken sıkılırız. Karakter sayısı 140 geçmeyen türden yazılar ise bizim için ilacımızdır. Tüm derdimizi 3 kelimeyle anlatmanın peşindeyiz.
Eskiden kamyon arkası yazılar denilip küçümsenen yazılar bizim dönemin twitter düşünürlerinin akımı oldu. Bir Tanzimat, bir Servet-i Fünun değil. Kaşgarlı Mahmud dan daha çok Demet Akalın Serdar Ortaç karışımı ama olsun biz halkın dilinde yazıyoruz.Samimiyiz. Sosyetik, entel-dantel, aristokrat, burjuva şeyler bize göre değil, o şeyler ne demek tam olarak onu da bilmiyoruz ama kötü şeyler onlar. Bir gün Mevlana’dan bir söz paylaşırız, bir gün Charles Bukowski’den. Öyle yazdık mı en babaları yazarız, ayak takımıyla işimiz olmaz.

Arabesk rap dinleriz, isyankarız, klasik müzik de neymiş gıy gıy gıy içimiz daralır. Blues bizim için maviler demektir. Biri kafa ütülemeye başlayınca caz yapma deriz.Her rock müzik dinleyen bizim için kedi kesen sanatisttir, uygun yerde gereğini yaparız. Tiyatroya gitmezken operaya gitmek için bilet alıp üstüne para mı vermemizi bekliyorsunuz. İlla manitayla sinemaya gidilecek ise dövüş ya da yarış filmini tercih ederiz.
Baktık sinemada Nuri Bilge Ceylan gibi adamlar varsa, gider halk kahramanı Recep İvedik izleriz. Bol bol güleriz onunla, onunla gaz çıkartıp, el kol hareketleri yapar, bol bol küfür edip, diğer insanları aşağılarız. Televizyonda maç varsa onu izleriz, belgeselleri ise aslanların çiftleşmesi sırasında açık bırakırız. İşte böyle pislik, kaba, cahil, odunlarızdır.

Ama suç bizim değildir asla, bize küfret amcanlara, hadi nah yap oğlum diyen, daha yaşımızı doldurmadan bize alkol vererek eğlenen ve bununla övünen sizlerdedir. Bir de tabi bu halkın samimiyetini yansıtan içten filmlerin yapımcı şirketleri bilet üzerinden KDV, gelir vergisi öderken ayrıca gelirlerinin %10’unu da peşin olarak bakanlık kasasına aktardıkları için tüm bu yapılan genel ahlaka bozacak türden filmler klasmanına girmiyor. Sanat filmleri gibi getirisi de az değil, oh temiz para.  Ama filmde sevişiliyorsa kusura bakılmasın burası müslüman bir ülke, burada böyle insanların ahlakını bozacak filmlere izin veremeyiz deniliyor. 

İşte böyle günlerde en çok ihtiyaç duyulan şey birazcık hayata, aşklara, kavgalara farklı bakabilen insanlar oluyor. Hele ki bu insanlar şiirleriyle kimi zaman bir sevgiliye kimi zaman ise memleketin kendisine duyduğu aşklarını anlatırken birer üstad olmuşlar ise çok daha özel bir yeri hakediyorlar. Bir daha asla kelimelere dökemeyecek durumda olanlara ise onlara karşı görevlerimizde biraz daha hasas ve özenli davranmalıyız.  Bugün yani 28 Ağustos 2008 tarihinde aramızdan ayrılan İlhan Berk’in ölüm yıl dönümü bir şairi en iyi nasıl anmalıyız bilemem ama ben yazımı onun kelimeleriyle noktalamak ve üstadı yine kendimce bir saygıyla anmak istiyorum.

Sen varken kötü diye bir şey bilmiyorduk
Mutsuzluklar, bu karalar yaşamada yoktu
Sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu
Sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler
Nicedir bir pencereden deniz güzel değil
Nicedir ışımayan insanlığımız sensizliğimizden.

Sen gel bizi yeni vakitlere çıkar.

 

Bu makale 2759 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz