söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



CUMHURBAŞKANININ İLK İCRAATINI AÇIKLIYORUM


CUMHURBAŞKANININ İLK İCRAATINI AÇIKLIYORUM

Bu ülkede üniversitelerde kalitenin inanılmaz bir düşüş yaşadığını net bir şekilde gören biri olarak söylüyorum ki, Cumhurbaşkanını ele alması gereken ilk konu bu olmalıdır. 2023 hedefleri, çağdaş medeniyeti getirecek, bilim yuvalarından geçmelidir.
Üniversite yıllarını yeni geride bırakmış, multidisipliner bir fakülte öğrencisi olmanın getirdiği avantajlar ile bir çok fakültenin iç işlerini görmüş, yeri geldiğinde rektörlükle çalışmış, yeri geldiğinde üniversiteyi çeşitli bakanlıklar ve Uluslararası kurum ve kuruluşlar düzeyinde temsil etmek zorunda kalmış, bir çok siyasi figüre yaşanan sıkıntıları anlatma görevi yüklenmiş, karşılığında “Elbette sıkıntılar var biz bunların farkındayız ve bunların çözümüne yönelik çalışmlarımız oldu, ve olacaktır” cevabını almış biri olarak söylüyorum ki; Üniversiteler fiziki şartları yetersiz, eğitim kadrosu ve öğrenci profili giderek düşen, uygulama alanlarına entegrasyon sorununun yaşandığı yerler olmuştur. Yüksek lise dense çok daha dürüst bir yaklaşım olur. Çünkü buralara gelen öğrencilerde en başta entelektüel bir eksiklik belli olmaktadır. Bu eksikliği gidermek için ilk yıl bu öğrencilere bir bakış açısı kazandırma niyeti olan öğretim elemanları 80 kişilik sınıfa 120 kişilik öğrencilik gurubu gelince önce nasıl nefes alırız biz burda diye düşünmeye başlıyor. Kazandırdıkları tek bakış açısı da, önündekinin kafasından tahtayı görebilme açısı oluyor.

"Geleceğe Yönelik Planlar"
Üniversitelerin bilimsel bir bakış açıları kalmamış durumda, geleceğe yönelik sağlam adımlar atmak adına bilimsel hedefleri yok. Bilimsel anlamda ortaya konan yayınların kalitesi düşük. Ortalık ya başkasının araştırmasından çalıntılarla yada ingilizce araştırmalardan yapılan çevirilerle dolu.

"Hiyerarşi dediğin engel çıkartmamalı"
Hiyerarşi bir çok fikrin daha doğmadan ölmesine neden olmaktadır. Akademik Hiyerarşi, Bilimsel Hiyerarşinin önüne geçmekte alt düzeydeki genç araştırmacıların düşünceleri dikkate alınmamaktadır. Misal, sen uzaya çıkacak bir yapı inşaa edersin ama o aleti fırlatabilmek için göbeğini kaşıyan bıyıklı amcayı öğle yemeğine çıkmadan bunun güzel bir şey olduğuna ikna edip izin kağıtlarını imzalamasını beklersin. Olmaz.

"Sulama Teknikleri"
Üniversitelerin her yıl oluşturdukları bir bütçeleri vardır. Gelirleri, giderleri doğrultusunda fakültere gerekli duydukları takdirde bazı bütçeler ayrılır.Eğer senin okuduğun bölümün Dekanı Rektörlükte etkinse yada bölüm başkanınla rektörlük anlaşıyorsa bazı şeyler gerçekleşir. Bazı fakültelere salma sulama yapılırken, bazılarına ise barajlarda ki su oranının ne kadar az olduğu gösterilir damla sulama yapılır.

"Evrensel Bilim İnsanı Sayımız Çok Az"
Aynı eğitimden geçmiş bir grup bilim insanımızın bir kısımı yurt dışına göndermişiz, bir kısmını ise yurt içindeki üniversitelere öğretim elemanı yapmışız. Üniversitelerimizde faliyet gösteren öğretim elemanlarının çok azı uluslararası düzeyde başarılı olmuştur. Fakat yurt dışında faliyet gösteren Türkiyeden ihraç olmuş öğretim elemanlarının aynı platformlarda çok daha başarılı olduğunu görmekteyiz. Evrensel bir yapıya bürünemiyoruz. Bunun sistemden kaynaklandığı çok açıktır.
Birde eğitim amacıyla yurt dışına gönderilip, yurda sırtında yüklü verilerle ve hedeflerle gelen ama geldiğinde taşrada yeni açılmış, liseden bozma üniversitelere gönderilenler var. Bu gariplerim belkide ülkede atılımı gerçekleştirecek kişilerdir ama sistem onları alt yapısı olmayan, uygun çalışma ortamı olmayan, proje yapacaksa muhattap bulamayıp, dümdüz ders anlatıp geçen genç bilim insanlarına çevirmiştir.

"Hamili Kart Yakınımdır"
Her kamu kurumunda olduğu gibi buralarda da kadrolaşma sorunu göze çarpmaktadır. Akademik başarı, yetenek, dünya görüşü, geleceğe yönelik hedefleri olmayan insanlar ahbap-çavuş ilişkisine dayanarak üniversitede kendilerine ünvanlar elde etmişlerdir.
Milli eğitimde öğretmen kadrosunun kalitesi ne anlam ifade ediyor ise üniversitelerde de fark yaratacak en büyük etmen öğretim elemanlarıdır. Bir çok üniversite de atamalar hala, siyasi görüşlere göre yada kimin tanıdığı olduğuna göre yapılıyor. Her yerde mantar gibi türüyen üniversitelerde de öğretim elemanı sıkıntısı çekilmektedir. Öğretim elemanlarının maaşlarının yetersizliği ise verilen önemin bir göstergesidir.
Öğretim elemanlarının aşama aşama edindikleri ünvanlar bugün en çok tartışılması gereken konulardan biridir. Üniversiteler vizyonu olmayan, üretemeyen, dünyaya açılma gereği duymamış ama yerelde kahraman ilan edilen kadrolarla dolmuştur.
Elin Harvardlısı kendi alanında en iyi hocayı, kendi üniversitesi dışında arayarak, fark yaratmayı hedefleyerek, statik düşünce yapısına müsaade etmezken. Bir tek bizim üniversitelerimizde kendi yetiştirdiği elemanı almak söz konusu.
Bunlar benim dikkatimi çeken bozukluklardır. Yarın bu sıkıntılara sebep olan rektörlük ve siyasi faktörlere ilişkin düşüncelerimi paylaşacağım.
Ben böyle konuşuyorum ama bizim üniversite diplomayı geri istemese bari!

 

Bu makale 1426 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz