KAYMAKAM DEMİREZER; “SÖKELİ'NİN ÖNÜNE ENGEL ÇIKARTAN YİNE SÖKELİ...” - 2


KAYMAKAM DEMİREZER; “SÖKELİ’NİN ÖNÜNE ENGEL ÇIKARTAN YİNE SÖKELİ...” - 2

Baştarafı dünden >>>

 


Söke’de beş senelik görev sürelerinin dolduğunu belirten Kaymakam Mehmet Demirezer, yaptığı değerlendirmede Söke halkının gerçekten aydın ve eğitime önem verdiğini belirtti.
İlçemizde kısır çekişmelerin bir kenera bırakılıp siyasilerin, bürokratların  Sökelileri daha müreffeh, refah seviyesinin daha çok arttığı, daha gelişmiş aydın insanların bulunduğu, iş imkanlarıyla güzel bir kent oluşturmak için çalışması gerektiğine vurgu yaptı.
Kalkınma Bakanlığının fakülte için göndereceği paranın 2015 Mayıs ayına ötelenmesiyle fakülte inşaatındaki programın biraz aksadığını belirterek, bu yüzden kamuoyuna, özellikle de hayırseverlere tekrar çağrı yapıtığını ve Söke Belediyesinin Fakülte inşaatı için meclis kararıyla çıkardığı paranın aktarılması gerektiğine ve ilçemiz siyasilerinin kısır çekişmelerle Sökeye verdiği zarara dikkat çekti.
Beş yıldan sonraki görüşünün; Sökelinin önüne engel çıkartan Sökeli… olduğunu belirten Kaymakam Demirezer’in evinde basın mensuplarını ağırladığı toplantıda şunları söyledi;

“FAKÜLTEYE YAPILANI DEĞİL YAPILMAYANI SORGULAMAK GEREK”
Söke’de sorgulanması gerekenin yanlış yerde arandığını belirten Kaymakam Demirezer; “Ben hep paylaştım, yine sizlerle de paylaşıyorum. Fakülte inşaatımızda kaba inşaatımız için aldığımız teklifler: üç müteahhitden teklif aldık. Üç kişi katıldı ihalemize rica ettik de katıldılar, fakülte olduğunu biliyorlar, nasıl yapıldığını biliyorlar. Teklifler biri 97 lira metrekare, öteki 92 lira metre kare ve 61 lira metrekare.  Söke hemen şunu sorgulamaya başladı; 61 liraya yapabilir mi, nasıl yapar, yapamaz. İşte zarardır bu… Bundan önce niye 97 lira verildi diye sorgulayalım… Niye bu kadar faiş bir fiyat verildi diye, Kaba inşaatın metrekaresini kaça yapıyorlar 45 lirayla 65 lira arasında.. Herkes şunu bekledi; Mehmet Öz bu inşaatın belli noktasında duracak, ya da çok kötü bir işçilikle rezil olacak inşaat… Herkes bunu dedi. Bir hafta, iki hafta üç hafta kontrol edildi, bakıldı, incelendi… İşçilik gayet güzel, muntazam gidiyor bir aksama yok. Ondan sonra aaaa güzel gidiyor… Yani bu fiyata zaten güzel gitmesi lazım. Neden? Çünkü normal bir fiyat bu… Ama öteki çok faiş bir fiyat. Biz şunu sorgulamamız lazım: Biz hep beraber milletten üç lira, beş lira para toplayıp da bu inşaatı yapmaya uğraşıyoruz. Müteahhidin de böyle düşünmesi lazım, eğer Sökeliyse böyle düşünmesi lazım…Metrekaresinde elli lira değil de, üç-beş lira kazanmayı düşünmesi lazım… Ama elli lira kazanmayı hedefliyorsa işte bunu sorgulamamız lazım. Sorgulamalarımız böyle biraz farkı…” diye konuştu.

“FAKÜLTENİN HERKESİME FAYDASI VAR”
İlçemizdeki ADÜ fakültelerinin öğrenci sayılarının artmasından herkesin yararlandığını dile getiren Kaymakam Demirezer; “Buradaki öğrenci sayısının artmasından herkes yararlanıyor. Başta müteaahhitler faydalanıyor. Söke’de her tarafta mantar gibi apart inşaatlar başladı. Bir artı birler, iki artı birler yok satıyor. Şu anda almak isteseniz yok, ya ikinci eldekini alacaksınız, ya da yeni yapılan çevre yolunun karşısındakilerden alacaksınız. Yani bunun Söke’ye ekonomik açıdan faydası olduğunu hepimiz hemfikiriz. Kim bundan zarar görüyor; dışarıdan gelen memurlar zarar görüyor. Neden kiralar arttı. O zaman bizim her şeyi bir tarafa bırakıp mutlaka ve mutlaka sayısal olarak öğrenci sayımızı artırmanın birinci yolu yaptığımız okulların artması. Yani biz o mu yardım edecek, devlet mi yardım edecek diye vakit kaybetmeden herkesin kazanması için bir an önce binalarımızı yapmamız gerek.” diye konuştu.

MEDENİ İNSAN GELECEĞİ, İLKEL İNSAN GÜNÜ KURTARMAYI DÜŞÜNÜR”
Bizlerin yetişmiş insan, aydın insan olarak geleceği düşünerek çalışma yapmamız gerektiğini belirten Kaymakam Demirezer, “Biz bu günü mü düşünelim, bugün cebimizden para çıkıyor bunu mu düşünelim, yoksa bugün cebimizden çıkan paraya karşılık bize bir iki yıldan sonra uzun yıllar çok daha fazla dönüş olacak, bir fakültenin imkanlarını mı düşünelim. Medeni bir insan ile ilken insanın arasındaki en büyük farklılık, ilkel insan o gün karnını doyurmayı, o günü savuşturmayı cebine girecek parayı hesap eder, o gün karnını doyurduysa, cebine para girdiyse tamam onun işi bitmiştir. Ama gelişmiş ülke insanları 10 yılların 20 yılların, 50 yılların diyoruz ya Amerika’da 50 yılların 100 yılların planları yapılıyor diye, bu planlar ekonomik planlar, kalkınmayla ilgili planlar, eğitimle ilgili planlar yani bizim de artık gelişmiş bir Türkiye olarak, hele bir de böyle Türkiye’nin batısındaki bir Söke olarak bizim de bir şeyleri konuşurken yaa niye bütün yükü biz çekiyoruz, başka yerlere devlet fakülte yapıyor, üniversite yapıyor, bizde de devlet üniversite yapsın, şeklinde mi konuşmamız lazım, yoksa bunun bize dönüşü var, bu dönüşü çabuk hızlandıralım, üç sene değil de bir sene sonra hazırlayalım, onu düşünmemiz gerekiyor. İki milyon liraya bizim fakülteyi bitirdiğimiz düşünün. Yanındaki arsaya üç milyon liraya da bir bina daha yaptığımızı ve bitirdiğimizi düşünün 5 milyon lira harcıyacağız öğrenci sayımızı 4 birnlerden 6 binlere çıkarmış olacağız. Yani bunu niye yapmıyalım ki… Bizim organizedeki düşüncemizde buydu. Borçlanalım… Borçlanmadan altından kalkamayız. Borçlanmanın maliyeti, elbette ki bir maliyeti olacak… Yirmi yıldan beri bacası tüten bir tane fabrikamız vardı o da maalesef kapandı. Orada şimdi istihdam yok, Niye yerli sermaye.. Sadece yerli sermayeyle olmuyor. Yabancı sermayeyi de buraya çekmek lazım. Uluslar arası yatırımcı kuruluşları da buraya çekmemiz lazım. Yirmi yıl daha bekliyelim mi; elimize ne geçerse bununula biraz daha yer alalım, biraz dolgu yapalım. Yoksa biran önce borçlanalım, borcu kabul edelim ama bir an önce arsa alımını sanayi perseli üretimini, dolgusunu bitirelim bir an önce de dönüşüm başlasın. Ben bunhlar konuşulsun istiyorum, yani bu krediyi kim çıkardı, konuşulsun istemiyorum. Ne gerek var yani bu mu çıkardı o mu çıkardı. Açıklama yap kim çıkardı, ne faydası olacak? Kişisel merakı tatmin ötesinde ne faydası olacak? Halkbankasıyla başladık biz bu işe, kim çıkardıysa çıkardı, bunu duyan öteki bankalar rekabet şartıyla bize daha iyi teklifler getirmeye başladılar. Bizim Halkbankasıyla çalışmak gibi bir zorunluluğumuz da yok. Başka bir bankanın teklif ordan daha iyiyse niye hemen oraya geçmiyelim, geçeriz. Önemli olan hızla işi yapmak, hızla yol almak benim bütün derdim de bu. Yani böyle zararı olabilecek, kamuoyunda, bizim üzerimizde veya iş yapacak insanlar üzerinde yılgınlık, bıkkınlık oluşturmadan bu teferruatlara girmeden bir an önce bu işleri el birliği ile gerçekleştirelim. Potansiyelimiz var mı… Var… Söke’de bu potansiyel var… Benim senelerden beri gördüğüm bu… “ dedi.

“SÖKE’DE İLK KONUŞMAMADA NE SÖYLEDİYSEM ARKASINDAYIM”
İlçemize ilk kez geldiğinde yaptığı konuşmadan bahseden Kaymakam Demirezer, “Söke’ye ilk geldiğim zaman Ticaret Odası’nda yaptığım konuşmada ne dedim; Okul yapın, dedim, Sökeliler kolej yapın, dedim, hem de anaokulundan başlayıp lise sona kadar, lütfen yapın bunu, dedim. Şimdi dört tane kolejimiz var. Ve şu anda hepsi dolu bir tane öğrenci alacak boş yer yok. Dolu hepsi… Biz hala konuşuyoruz, yapsak mı, nereye yapsak, nasıl yapsak.. Birileri yaptı işte… Dışardan geldi ve yaptı. İnanın Söke’nin potansiyelini dışarıdaki yatırımcılar çok daha iyi biliyorlar. Yarın organizede de aynı şeyleri yaşamıyalım..

“YURTLA İLGİLİ SON DURUM”
Yurtla ilgili durumu inanın ben de bilemiyorum, diyen Kaymakam Demirezer, “Yurtla ilgili durumu inanın ben de bilemiyorum. Neden mi, ben bilgi alamıyorum. Şu anda yurtla ilgili net bir bilgi alamıyorum.
Yurt konusunda çok büyük açık var. Özel yurtların yapılması da bu açığı kapatmaya yetmez, 200 veya 400 kişilik yurt olsa ne olacak? Öğrenci sayımız 4 bin olmuş özel yurtlar nereye kadar on kişiden bir kişiye yurt düşecek.. Yurt sorunumuz gerçekten de çok büyük.” dedi.

“SÖKE HER TÜRLÜ POTANSİYELE SAHİP”
Söke’de bulunduğu beş yılı değerlendiren diyen Kaymakam Demirezer, “Söke her türlü potansiyele sahip, ama ya biz başaramadık anlatmayı bütün Sökelileri hep beraber birleştirerek tüm konuların üzerine birlikte gitmek için tek bir yumruk gibi aramızda hiç ayrı gayrı olmadan bütün bu meselelerin üzerine gidelim, bunları hep birlikte çözelim, halledelim, dedik ya da biz başaramadık… TAYEM’in bulunduğu Ziraat Okulu mutlaka ama mutlaka Söke’ye üniversite olarak kazandırılmalıdır. 2023 vizyonunda, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümünde Söke Üniversitesi ile girmesi için mutlaka TAYEM’in Söke Üniversitesi bünyesine alınması gerek. Bu çok büyük siyasi mücadele ve güç demektir. Bütün Sökeliler bunu konuşmalıyız. Bunu yazmalıyız, siyasetçilerimiz gelen milletvekillerinden, bakandan hepsinden bunu istemeliyiz, yani kafalarda bu yer etmeli. Bir siyasetçi Söke’ye gelmeden önce bilmeli ki, ben Söke’ye gittiğimde Söke’ye verebileceğim en büyük vaad bu olmalı.” diye konuştu.

SÖKE’DE OLMAKTAN MUTLUYUZ…”
Söke, herkesin her konuya kendini müdahil olarak görme hakkına sahip olduğunu düşünülen bir yer olduğunu belirten Kaymakam Demirezer, son söz olarak; Herkes her konuda müdahil… Söke çok güzel bir yer… Bütün gücümüzle söylüyoruz: biz Söke’de olmaktan çok mutluyuz.” dedi.


Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili bilgiler de veren Kaymakam Demirezer, bir an önce OSB’nin faaliyete geçmesi için çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini belirtti.

ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ
Söke Organize Sanayi Bölgesi’ni bir an önce bacaları tüten aktif bir bölge haline getirmek için çeşitli arayışlar içinde olduklarını belirten Kaymakam Demirezer, “Para bulmak zorundayız. Bunun için ilk görüştüğümüz banka Halkbank’tı. Yerlerimizi teminat gösterme karşılığında kredi talebini kabul etti. Diğer bankalar da bu işe ilgi duydu. İş Bankası ve Yapıkredi birkaç gün içinde kredi teklifini sunacak. Başka bankalar da gündemde. Hangisi uygunsa oradan kredi kullanırız. “dedi.
Organize Sanayiye, yer almak için vatandaşları davet ettiklerini belirten diyen Kaymakam Demirezer, “Herkes Organize Sanayinin arsalarını yerini biliyor. Orada tarlalar kaç para? Sordurduk, ettik baktırdık. Yakındaki araziler kaç para kaça satılmış, rakam aldık,  on lira dedik, hayır on lira değil, on bir lira fiyat teklif ettik. Tamam beğenen var, beğenmeyen var, satan var, az bulan var. Satmayan var… Ama biri çıktı karşımıza; fakir fukaranın hakkını yemeyin, kaymakam bey bu fiyatlara siz ne alıyorsunuz, bir günde Söke kamuoyu değişti…
Yani bir gün önce Koca caminin bahçesinde başkan Süleyman Bey ile ve Fahri Beyle de konuştuk, Süleyman Başkan’ın aynen söylediği şu; Kaymakam Bey, oralardaki yerlerin fiyatları 7 – 8 - 9 lira, 11 lira çok iyi fiyat vermişsiniz, diye…
Ziraat Odası’ndan iki gün sonra iki Kemal, bana geldiler, birinin yerini niye ucuza alıyorsunuz diye. Kemal Bey siz bana bunu soruyorsunuz ama ilçemizde o kişilerin inşaatlarının üç kattan nasıl on üç kata çıktığını sorgulayın önce...
(Sökelilere kızıyorum çok katlı binalarda 220 bin lira 240 bin liralara, 300 bin liralara daire alıyorlar. Yazık günahtır yahu… Nedir bu kadar inadına altında otoparkı yok arabalarını nereye koyacaklar…) Hiç sorgulamadan, gerçek anlamda sorgulamadan hemen bir kamuoyu oluşturuluyor… 11 lira fiyatın düşük olmadığını en iyi siz biliyorsunuz. Niye gelip bunu sorguluyorsunuz, birilerine düşük gelebilir. Ama 11 lira düşük bir fiyat değil… 
Organize arsas olarak 45 - 50 liraya satıyormuşuz: İyi de organize para kazanılan bir kurum değil ki… Para kazanmak için birine kar payı aktarılmıyor ki oradan… Organizede hesaplanıyor masraf en sonunda bölünüyor yerin değeri o zaman ortaya çıkıyor. Şu anda satış fiyatını bizden önceki arkadaşlar belirlemişler 45 lira... Biz de 45 liradan devam ettiriyoruz. Ama iş bittikten sonra, bütün organize bittikten sonra yeniden bütün masraflar, zaten bütün hepsinin kaydı tutuluyor, diyelim ki bir metrekare yerin maliyeti 80 liraysa daha 35 lira katılımcıdan talep edilecek. Yatırımcı bunu bilerek geliyor. Yok eğer 45 liranın altında 40 liraya düşerse bu sefer de 5 lira iade edilecek. Ve bunu yapacak olan organize sanayinin yüzde yetmiş beşi tamamlandıktan sonra bizim müteşebbis heyetle, yönetim kuruluyla işi sona eriyor. O zaman OSBde yatırım yapmış işyeri sahiplerinden, yatırımcılardan yönetim oluşturuluyor. İşi onlar yönetiyorlar, işi onlar bitiriyorlar öyle sanıldaığı gibi kolay değil… 
Karşımıza biri çıktı bize dedi ki, siz kaça satıyorsunuz…  Siz buraları 45-50 ye satıyormuşsunuz, benim yeri 25’e alın, iyi de sen orayı tarla olarak satmak durumundasın, tarlanın nerede metrekaresi 25 lira… Dolgu, altyapı bütün yapılan maliyetler kalem kalem yazılıyor, hesap yapılıyor bu hesap yapıldıktan sonra bütün oradaki yönetimin onayı alındıktan sonra çıkılıyor ve işte bakın maliyetimiz bu… Aradaki fark ya iade ediliyor ya da geri ödenme yapılıyor. Organizede hiç bir şekilde para kazanmak diye bir şey söz konusu değil…” şeklinde konuştu.

***
Geçtiğimiz gün Kaymakamlık lojmanında düzenlenen toplanıtıda yapılan konuşmaları sizlerle paylaştım.  Bir Sökeli olarak Sayın Kaymakamımızın samimiyetine inanıyor, bir yıl daha Söke’de görev yapacak olmansından dolayı şanslı olduğumuzu ifade ediyor, Kaymakamımız Sayın Mehmet Demirezer ve değerli eşlerine bizleri evlerinde ağırladıkları için teşekkür ediyorum.                             SON>>>

 

Bu makale 2347 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz