söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



AYDIN'IN KARNESİ


AYDIN'IN KARNESİ

Okullar, Üniversiteler, Spor Ligleri hepsi tek tek başladı. Karneler sezon son verilir ama ben şimdiden bir kaç tanesine notlarını vereyim istedim ki bu sene daha sıkı çalışsınlar diye. Sizlerde kurtuldum zannetmeyin. En sonda sizleri de küçük bir sınava tabi tutma niyetim var.

"ADÜ'nün sezon başı karnesi: Sınıf Tekrarı"
Türkiye’nin en girişimci ve yenilikçi 50 üniversitesi geçtiğimiz aylarda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı tarafından açıklanmıştı. Zirvede ise kimselerin beğenmediği tü-kaka ODTÜ bulunuyor. Kriter şu; üniversite öğretim görevlisi sayın 50 veya üzerinde olmak zorunda. Bu kritere uyan Türkiye'nin144 üniversitesi hesaplamaya dahil edildi.
Bilimsel Teknolojik Araştırma Yetkinliği, Fikri Mülkiyet Havuzu, İşbirliği ve Etkileşim, Girişimcilik ve Yenilikçilik Kültürü ve son olarak da Ekonomik Katkı ve Ticarileşme göstergeleri baz alınarak oluşturulmuş bir endeks bu. Değerlendirilen konular yine son derece yerinde gözüküyor. 2012 yılından itibaren yapılan bu çalışmayı yürüten TUBİTAK'ı takdir ediyorum. İlk 50'ye giremeyen Adnan Menderes Üniversitesi'nin ise karnesine “Biraz daha çalışman lazım” diye, kısa bir not düşüyorum. Yöneticilerine ise: “Sınıf arkadaşlarının çok gerisinde kalmış sizin Üniversite, biraz üzerine düşün, ilgi alaka gösterin” tavsiyesinde bulunuyorum.

"Nazilli'nin karnesi: Yıldızlı Pekiyi"
Önce Aydın'ın Büyükşehir olmasıyla birlikte adına yakışır, yükselişine paralel bir gelişme yaşandı. Aydın'ın ilk defa profesyonel liglerde bir takımı mücadele edecek dendi. Üstelik bu takım bir kadın basketbol takımı. Önce ismi İsabeyli Şırlanspor oldu, sonra sponsorluktan çekildiklerini açıkladılar, bu sırada antrenör Taner Karataş üzücü bir açıklama yaptı: “Aydın Büyükşehir Belediyesi ile Şırlan Su tarafından bugüne kadar hep oyalandık ve çok zaman kaybettik” dedi. Daha sonra sevindirici bir haber geldi Doğa Kültür takıma sahip çıktı ve Doğa Kültür Gençlik ve Spor Kulübü olarak 2. ligde yer alacaklarını açıkladılar.
Bakın geçen hafta Mersin'deydim. Hem Besyo'yu hemde, İkinci Ligde mücadele eden basketbol takımım Mersin Üniversitesi Spor Kulübünü ziyaret ettim. Kiminle görüşsem bana ya  “Yeni Takımınız hayırlı olsun, hoşgeldiniz aramıza” ya da “Aydın bu sene 2. lige ekip çıkarmış, hayırlı olsun” dedi. Kimse bana Nazilli'nin takımı mı, Aydın'ın takımı mı, Nazilli'yi hangi parti almış, Büyükşehirde kim var gibi demedi. Aydın'ın bir takımı dedi. Bir Aydın'lı olarak gurur duydum bende, nokta.
Artık mücadele edilen alan ulusal bir arena. Nazilli'ye bu yıl, Söke'den Germencikten, Didim'den ekipler değil, Eskişehir'den, Denizli'den Alanya'dan İzmir'den, Antalya'dan ekipler gelecek. Belki burada atılacak sağlam adımlarla ileride hemen bir üst lig olan 1. ligden Galatasaray, Fenerbahçe gibi rakipler Aydın'a gelecek. Yıllardır amatör liglerde sürünen futbol kulüplerimizden sonra 1. lig hedefi pembe hayal gibi gözükse de, Aydın Büyükşehir olarak, şuan 1. ligde mücadele eden, bir Canik Belediyesi, yada 1996'da il olmuş bir Osmaniye Belediyesi kadar gücümüz vardır diye düşünüyorum.

"Memleketçe Dinden kaldık: “Sıfır”, “Şsifr ”, “Zero”, "Zephyrum"
Arkadaş git camiye sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı, cuma namazlarında sürekli cennetten, cehennemden, şeytandan, Kur'an dan bahseder. Neden? Çünkü Kur'an belli, insan belli, her yeni doğan insana bu bilgileri öğretmek gerek, unutana hatırlatmak gerek. Senelerce camiye git mümkünatı yok yeni bir şey duymazsın. Bu türban meselesini de cami vaazlarına çevirdiler. Senelerdir aynı cümleler, senelerdir aynı tartışma. Arkadaş, 12 sene oldu, çözmeye niyetiniz yok demi, doğru söyleyin. Her yeni dönemde başa dönüyoruz. Kılıç sende, mühür sende, kalem sende kitap sende. Bir zahmet helva yapta yiyelim ağız tadıyla.

"10 PUANLIK SORU"
Senelerdir bu toprakların verimliliğiyle, binlerce yıl önce burada medeniyet kurmuş toplulukların miraslarıyla, iklimiyle, coğrafyasıyla, lojistik avantajıyla, kültürüyle, medeniyetiyle övündünüz durdunuz. Birinci sorum hiç bir katkınızın olmadığı hatta hoyratça kullanıp sahip çıkmadığınız, korumadığınız değerlerle hangi hakla övünürsünüz. İkincisi, madem bu kadar mükemmel bir memleketteyiz, neden bu coğrafya olarak hala çağdaş medeniyet seviyesine ulaşabilmiş değiliz. Üçüncüsü, elin Amerikalısı, çölün ortasına şehir kurup tüm dünyayı oraya toplarken, sizler övündüğünüz bu bereketli coğrafyayla neden bir arpa boyu yol katedemediniz. Sorun sizlerde mi, yoksa övündüğünüz coğrafyada mı ?

 

Bu makale 1130 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz