DEMOKRATİK AÇILIM VE ANLAYIŞ...


DEMOKRATİK AÇILIM VE ANLAYIŞ...

Kobani’ye yönelik IŞİD protestolarında kan aktı, Türkiye savaş alanına döndü. Diyarbakır’da, Mardin’de, Siirt’te, Batman, Muş ve Van’da Mardin, Adana ve Siirt’te dün 4 kişinin daha öldürülmesiyle sayı 22’ye yükseldi. Çatışmalarda 4 kişi linç edilerek, 3 kişi yanarak, 12 kişi de ateşli silahla vurularak öldü.
Başta Diyarbakır, Van olmak üzere ülke genelinde 3 bin işyeri, 263 kamu binası, 190 banka, 80 siyasi parti binası, 340 özel araç, 216 resmi araç, 30 özel yurt ve dernek, MOBESE sistemleri, trafik lambası, elektrik trafoları, reklam panoları tahrip edilip ateşe verildi.

"Çok kötü bir durum… insanlar boşuna ölmeye devam ediyor… Uyanın gözünüzü açın… Ekmeğini yediğimiz ülkemizin, yaşadığımız ortamın bozulmasına izin vermeyin… Kimsenin oyununa gelmeyin…"

12 kişinin yaşamını yitirdiği Diyarbakır’da İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı askerler önlem amacıyla kentin bazı bölgelerinde konuşlandırıldı. Kentti sokağa çıkma yasağı devam ediyor. Sokağa çıkma yasağının uzatıldığını bilmeyen bazı vatandaşların dışarı çıktığı görüldü. Ancak polis araçlarından yasağın uzatıldığı anonsları yapıldı.

ASKER 8 YIL SONRA SOKAKLARDA; Diyarbakır’da 12 Eylül askeri harekatının ardından ilk kez sokağa çıkma yasağı ilan edilirken, yine aynı dönemin ardından ilk kez de askerler tank ve zırhlı araçlarla kentte konuşlandırıldı.  Diyarbakır’da 2006 Mart ayında meydana gelen 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylar sırasında askerler, zırhlı araçlar olmadan indikleri kent merkezinin değişik noktalarında görevlendirilmişti.

KONUYLA İLGİLİ; Önceki gün yaşanan olaylarla ilgili ilk açıklama Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’tan geldi….
Kurtulmuş; “Halkın Demokrasi Partisi’nin ‘sokağa çıkın’ çağrısını yapması bir akıl tutulmasıdır. Siyasi  anlamda da kendilerine hiçbir faydası olmayacak bir davranıştır. Bir siyasi  partinin yolu, evet sorunlar varsa, bu sorunları demokratik bir dille, barış  diliyle, esenlik diliyle dile getirmektir, böylece çözüme katkıda bulunmaktır.  Ama hayır biz sorunların çözümü için ya da herhangi bir konuyu gündeme getirmek  için sokağın dilini kullanacağız derseniz bunun adı siyaset olmaz. Bunun adı  terör olur, bunun adı şiddet olur. Dolayısıyla, bu akıl tutulmasından da HDPli  arkadaşların bir an önce vazgeçmesi lazım. Türkiye’nin dışında olan bir gelişmeyi bahane ederek, hiç kimsenin Türkiye’deki barış ve istikrar ortamını bozmaya hakkı yoktur. Maalesef çok sayıda insanımız bu olaylarda öldü. Bu insanlarımızın ölmesi kime ne fayda getirecek. Türkiye’yi böyle bir karışıklık ortamına sokanlar, hangi sorunu çözeceklerini zannediyorlar. Dolayısıyla sorunun çözümü, barıştan, kardeşlikten, esenlikten, huzurdan geliyor. Türkiye’nin bu huzurunu ve barış ortamını bozmaya, bir kere daha söylüyorum, kimsenin hakkı yoktur.” dedi...

DEMOKRATİK AÇILIM VE ANLAYIŞ; Demokratik açılım süreci nasıl başladı? Dönemin Başbakanı (Cumhurbaşkanı) Recep Tayyip Erdoğan’ın başlatmış olduğu, Türkiye’de insan haklarına saygı, demokrasi, özgürlükler ve standartlarını geliştirmeyi amaçlayan bir projedir. Projenin bir diğer ismi de Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’dir. Ama, Hükümetin yapmış olduğu “Demokratik açılımla” kendilerine her hakkı reva gören ve başkalarının haklarını gasp ederek kendilerini haklı çıkarmaya çalışan; “Demokrasi karşıtları”na uymayın… İnsanların boş boşuna ölmelerine göz yummayın...
Kürt kardeşlerimiz, IŞİD Kobani’de Kürtleri katlediyor, buna tepki gösteren anlayış Diyarbakır’da bir başka Kürdün dükkanını yağmalamak, onun canını kast etmekle olmamalıdır.
Bu olayların nedeni sınır boylarımızda yaşanan insanlık dramı ile ilgili görülmektedir. Kobani’de yaşanan insanlık dehşetine tepki göstermek her vatandaşımızın en doğal hakkıdır. Ancak Kobani’de yaşayanlara destek vermek için sokağa çıktığını öne sürenler eğer bu ülkenin değerlerine saldırıp, toplu taşıma araçlarını ateşe verip ambulansları, işyerlerini yakmaya başlamışlarsa olayların amacının Kobani halkına destek vermek olmadığı da ortaya çıkar. Atatürk büstleri, Türk bayraklarına saldırıp kamu düzenini terörle bozmaya çalışanların bu eylemleri yapmalarına sebep olanlar ve boş yere yine canlarından olan bir çok gencin vebalini kimse ödeyemez…
Vurmakla, kırmakla bir yere varılmamalıdır, samimi insanlar, kaygılarını paylaşabilmesinin sağlanması önemlidir. Türkiye olarak her sesi duyup anlamak zorundayız; Ama Kobani halkı için endişe eden herkesin, şiddete başvurmadan demokratik haklarını yasalar çerçevesinde kullanması; farklı görüşlere sahip insanların başkalarının farklı görüşlerine saygı duyması son derece önemlidir…
Bu koşullarda Kobani halkına yardım etmemiz imkansız olur ve kendi içimizde barışın bozulmamasına, kardeşlik anlayışımızın zedelenmesine dönük sonuçlar doğurmasına mani olmak her birimizin sorumluluğundadır.

 

Bu makale 780 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz