Suyumuzu İsraf Etmiyelim…


Suyumuzu İsraf Etmiyelim…


Son dönemde bölgemize düşün yağış miktarı çok azaldı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün kuraklık analizine göre geçtiğimiz Ocak-Eylül döneminde Marmara, Ege’nin doğusu, İç Anadolu’nun kuzeyi ve doğusu, Batı ve Orta Karadeniz ile Çukurova havzasında şiddetli kuraklık yaşandı. Son dönemde İstanbul'da ve yurdumuzun değişik illerinde aşırı ve aniden yağan yağmurlar halkı hazırlıksız yakaladı, sel ve su baskınları yaşandı.
Bundan sonra böyle havalara alışkın olmamız gerek. Çünkü bulunduğumuz bölgede iklim değişitkliği yaşanmakta. Ve bu iklim değişikliği son dönemde daha fazla hissedilmekte.
Eskiler iyi birilir… Bizim buralara yağan yağmurlar o kadar fazla olurdu ki, Büyük Menderes Nehri her yıl taşar, Bağarası'na ulaşım kesilirdi... Söke Ovası aylarca taşkın sularının altında kalırdı...
Yağış azlığının risk olmasına karşılık henüz tarımsal rekolte için kritik düzeyde olmadığını söyleyen uzmanlar, yaz aylarında yaşanan yüksek sıcaklık ve yağış azlığının halâ devam etmesi özellikle günümüzde zeytinde rekoltenin düşeceğini belirtmekteler.
Öte yandan; Ocak-Eylül döneminde Türkiye genelinde ortalama yağış, normallerin yüzde 27 altında olduğunu; Akdeniz ve İç Anadolu’da bu oran yüzde 38 olduğunu belirten uzmanlar, bu durumun tarımsal üretim açısından da elbette büyük bir risk olduğunu bildiriyorlar. Öte yandan barajlarımızdaki suyun durumu ne kadar iyi olsa da bu kış da kurak geçerse önümüzdeki yaz aylarında büyük su sıkıntısı kapımızda olacaktır.
Bölgemizdeki üreticiler, umudunu Ekim ve Kasım aylarına bağladı. Meteoroloji bugün ve perşembeye kadar bölgemizde havanın yağmurlu geçeceğini bildiriyor.
İnşallah yağmurlar bir an önce yağmaya başlar da zeytin üreticisi ve zeytin ağaçları kurumaktan kurtulur…
Meteorolojiden gelen tahminlere göre, cumartesi ile perşembe günleri sıcaklıklar 9 ile 23 °C arasında değişecek, 5 gün içinde gece yarısından itibaren çiğ düşecek. Rutubet ortalama% 45-50 arasında olacak. Pazar günü öğleden sonra çarşambaya kadar sağnak yağış beklentisi var.



Susuzluktan şu anda o kadar etkilenmemiş görünsek de, suyumuzu ısraf etmeden kullanmalıyız.


Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği'nin önerilerine kulak verin...
Evlerimizde uygulayabileceğimiz birkaç yöntemle suyu daha etkin kullanabiliriz. Örneğin yağmur suyunu hasad edebiliriz. Lavabo, banyo ve duştan gelen su, gri su olarak adlandırılır. Bu su, tuvalet rezervuarına yönlendirilerek yeniden değerlendirilir. Günlük su harcamamızın yüzde 40'ı banyodadır. Sifon ve musluk kaçakları, su tüketiminin önemli bir kısmını oluşturuyor. Hemen tamir ettirmeniz şart. Tuvalet rezervuarının su depolama kapasitesi 16 litredir. Dört kişilik bir aile, 16 litrelik rezervuar ile ayda tuvalette 7 ton su tüketir. Bunun yerine 7 litrelik rezervuar ile 2.5-3 tona düşürmek mümkün. Tuvalet rezervuarı 16 litrelik ise bu durumda rezervuara ağırlık koyarak, su tüketimini yüzde 20 azaltabilirsiniz. Çamaşır makinesini haftada bir kez az çalıştırarak yılda 9 ton su tasarrufu sağlanabilir. Banyo yerine duş yapın. Duş alarak su tüketimini yüzde 25 azaltabilirsiniz. Bir kişi günde bir kez ortalama üç dakika boyunca suyu kapatmadan tıraş olursa, yılda 10 ton su harcar. Bir kişinin günde iki kez bir dakika boyunca suyu kapatmadan diş fırçalaması yılda 8 ton su israfına neden olur.
Mutfak da su tüketiminde önemli bir konumda. Bulaşıkları makineye koymadan önce ön yıkama yapmak yerine peçeteyle silin. Sebze ve meyveleri elde yıkamak yerine su dolu bir kapta yıkarsanız çok daha az su tüketirsiniz. 4 kişilik bir aile, bu yöntemle, yılda ortalama 20 ton su tasarrufu yapabilir. Elde bulaşık yıkarken, mümkün olan en doğal temizleyiciyi kullanın, durulanması daha kolay olduğundan daha az su harcarsınız. Yıkama sularını daha sonra çiçeklerinizi sulamak için kullanabilirsiniz.
Bahçenizde de çok su isteyen bitkiler yerine, iklime uygun, kuraklığa dayanıklı bitkiler ekmeye özen gösterin. Toprağı temizleyin. Geniş yapraklı ağaç dikerek gölge alanlar yaratın ve bahçenizi verimli sulamak için sabah erken saatleri tercih edin. Bahçenizdeki bitkilerin yapraklarını değil, saplarının dibini sulayın. Çok gerekmedikçe arabanızı yıkamayın, nemli bezlerle silerek temizleyin veya bir kova suyla yıkayın. Kısa mesafelerde de yürüyün veya bisiklete binin.

KAYNAK: http://www.bugday.org

 

 

Bu makale 1300 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz