söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



GÖNÜL YARASI


GÖNÜL YARASI

 

Lise yıllarımızda üstat Selehattin Pınar'ın hicaz makamında bestelenmiş bir şarkısı vardı;

"GÖNÜL YARASINDAN ACI DUYANLAR

FELEĞİN KAHRINA BOYUN EĞERMİŞ…

BEN DE ACI ÇEKTİM GÖZ YAŞI DÖKTÜM…"

Diye devam eden o yıllarda çok dinlenir olmuştu. 

Radyo ve televizyonların olmadığı yıllarda gramofonlarda taş palklarda hep bu şarkılar çalardı… Bizler o yıllarda kafamızda esen kavak yemlerini şarkıya bağlayıp efkarlanırdık. Çok günler kırların bir yerinde gazete kağıtlarını sofra yapıp kadim dostum ve yakın arkadaşım rahmetli Mehmet Eröz'le hem bir şey yer hem de onun duygulu sesinden bu şarkıyı beraber söylerdik…

"GÖNÜL YARASINDAN ACI DUYANLAR…" diye...

Sözü ve melodisi lirik olan bu şarkı bizimle beraber İstanbul'a gitti. O ve ben üniversitedeydik. Her buluşmamızda lise yıllarını hatırlar bu şarkıyı tekrar ederdik. Ölüm O'nu genç yaşta aramızdan ayırdı. Ben ne zaman bu şarkıyı duysam Eröz'ü ve geçmiş günlerimizi anarak, rahmet okuyarak dinlerim…

Mehmet Eröz, çok okuyan bir arkadaşımdı. Benden daha çok tarih, hele Türk tarihini daha çok bilirdi. İstanbul'da ben ve arkadaşlarımın ayakları hep kütüphanelerde olurdu. Benim için demir leblebi Mithat Cemal Kuntay'ın tarihlerini bilmem kaç kez devirmişti. Yine bu tarihçinin cep kitabı olarak yayınladığı ketaplardan, hatta "ÜÇ İSTANBUL" adlı kitabını okumak bana bıkkınlık veryordu. Ama Mehmet Eröz yalnız onları değil geçmiş ve günümüz tarihçilerinin kitaplarını hep okurdu. O'nun sayesinde son yılların büyük tarihçisi Halil İnalcık'ın uzun süreler dinleyicisi olmuştum. Kendisi güç şartlarda doktora yaptı İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Sosyoloji Kürsüsü sahibi oldu. Ulusallık iliklerine işlemiş, yayınladığı "HIRİSTİYANLAŞAN TÜRKLER", ATATÜRK MİLLİYETÇİLİK DOĞU ANADOLU", MİLLİ KÜLTÜRÜMÜZ VE MESELELERİ" kitapları, makaleleri hep benliğimizi anlatan fikirlerle doldurur. Eröz'ün genç yaşta ölümü Türk kültürü için kayıp olduğunu hep söyledim ve yazdım.

"GÖNÜL YARASINDAN ACI DUYANLAR" diye başlayan şarkıyı ben ve çevresindeki arkadaşlarım başka bir manada değerlendirirken kadim dostum, bu şarkıyla Türklüğün o yıllardaki olumsuzluklarını düşünürken geleceğin acısını çektiğini bilememiştik.

Türkiye 1950 yılının ortasından başlayarak 60'lı yıllarda her türlü siyasi, ekonomik ve idari olumsuzluğu yaşıyordu. Demokrat Parti 1950 ve 1955 yıllarında hem iktidar hem de Türkiye'nin sosyal hayatının altın devrini yaşamış, ne olduysa 1955 yılından itibaren olumsuzluğu yaşamaya başlamıştı. Hele 1957 seçimlerinde iktidar ölüm - kalım hayatı yaşıyordu. Merhum Adnan Menderes, katıldığı seçim gezilerinde Türkiye'nin geleceği için vaadlerde bulunuyordu. İktidarın, çoğunluğun verdiği güçle sizler isterseniz şeriat dahi getirebilirsiniz sözü ülkemizde saklı bulunan şeriatçıların eline bol malzeme vermişti. Bundan çokca istifade edenler Şeyh Sait'in uzantıları olmuşu. Bir grup insan yeşil bayraklar eşliğinde Demokrat Parti gezilerine katılıyordu. Türkiye'de özellikle İstanbul'da Nurcuların yaprak yaprak dağıttıkları Nur Risaleleri üniversite öğrencilerinin cebinde geziyordu.

İstenmeyen ve ülkeyi 10 yıl geriye iten 1960 ihtilali oldu. Bir çok mazlum yıllarca Yassıada'da çile doldururken, üç vatan evladı dar ağacında can verdi. Büyük bir katliamdı. Türkiye bu acıyı 65 yıl geçtiği halde yüreğinde hissetti. İktidar koalisyonlar arka arkaya geldi. Yıllar sonra Erzurum'da bir meczup Cemalettin Kartal yine mehsep çatışmasına sebep olmak üzereyken bu kara ses ülkemizde barınamamış, soluğu Avrupa'da almıştı. Ama oradaki çatışmalar günü gününe Türkiye'ye geliyordu. Ülkemiz bütün bu olumsuzlukları bertaraf etmiştir.

Bütün bu yaşananlar, ihtilaller olurken, kendi hür iradesiyle yaşayan topluluğumuzu zaman zaman rahatsız etmişti. Prof. Dr. Mehmet Eröz'ün bu hicaz şarkının gönül şarkısı olmadığını sonradan öğrendik. Bin yıllık tarihi olan bir ülkenin, adı ve soyu bozuklar tarafından şerefimize, tarihimize leke vurmak istemeleri vatansever arkadaşımın kalbinde gönül yarası açmıştır. Ya bu günleri görseydi ne yapardı acaba?… Bir yanda PKK, bir yanda İŞİD, PYD, FETÖ ve daha onlarcası… Ve bunları besleyen batı emperyalistleri ve yerli ortakları…

Devlet güçlüdür, hepsinin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletçe bunu gönülden hissediyoruz...

 

 

 

Bu makale 837 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • Halil Güven (14/8/2017)
    Sevgili Mehmet ağabeyimize Allah'tan bol rahmetler dilerken siz sevgili ağabeyimize de sağlıklı ömürler diliyorum sevgili öğretmenim...