söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



HUZUR


HUZUR

 

İstanbul’da talebe evimizin hemen yanındaki Koca Ragıp Paşa Kütüphanesi ilk kez tanıştığım mekan olmuştu.. Bana fakülteye başladığım o günlerde yılların kültür kokan bu yer, bana ve eğitimimde büyük hizmeti olmuştu. Bırakınız bilgisayarı, cep telefonunu, televizyonun icat edilmediği o yıllarda bilgi kaynağımız kitaplardı. İstediğimiz konuya ulaşmak için Kütüphane Müdürü Müzeyyen Hanım o binlerce kitap arasından bulur ve bilgi dakikalar geçmeden elimizde olurdu. İşte o yıllarda bu kütüphanede bir kitap elime geçti. Kitabın ismi “HUZUR”du. Yazarı da büyük düşünür, yazar ve şair Ahmet Hamdi Tanpınar’dı. Lisede edebiyat hocam Faik Bey’den çok bilgiler almıştım. İstanbul’da Edebiyat Fakültesi anfisinde kendisini çok dinlemiştim. 

“BURSA’DA ESKİ BİR CAMİ AVLUSU,

KÜÇÜK ŞADIRVANDA ŞAKIRDAYAN SU..

ORHAN ZAMANINDAN KALMA BİR DUVAR,

ONUNLA BİR YAŞTA BİR İHTİYAR ÇINAR..

ELİYOR DÖRT YANA SAKİN BİR GÜNÜ,

BİR RÜYADAN ARTA KALANNIN HÜZNÜ…”

Edebiyat öğretmenimin ağızından dinlediğim, Ahmet Hamdi’nin bu şiiri hep belleğimde kalmıştı.

Huzur romanını okuduktan sonra insanı, insan psikolojisine nasıl etki yaptığını o yıllarda hep düşünmüştüm. Yazı yazmaya başladığım günden beri “HUZUR” denen olguyu nasıl yazacağım derken, çok zaman bu fikrimden vazgeçtim. Zira hocanın yazdığında yani “HUZUR”u onun kadar anlamlandıramayacağım için hiç yazmadım. Ne zaman ki dünyada ve ülkemizde huzuru bozan olumsuzlukları gördükten sonra bu konuyu söyleyerek geçeceğim.

Üstadın yazısında aklımda kaldığı kadar huzur, insan üstü olayların, serüvenlerin yer aldığı bir yapıttır. Romanın kahramanı Suat’ın arkasında Mümtaz’a yazdığı mektupla intihar etmesi bir trajediden daha çok olayların psikolojik yapısını açık ve seçik olarak gösterilmesi romana bir başka anlam kazandırmaktadır.

Huzur, esasında yaşamı ifade eden bir yapıttır. Sağlıksız insan huzurlu olamaz…

Sağlıklı olduğu halde huzursuz olan insanlar da vardır.. Psikolojisi bozuk, hayatın içinde oluşan olaylara hazır olmayanlarla daima huzursuzluk yaşayacaklar. Bir aile içindeki bireyler de bu patalojik olaylardan nasibini alırlar. Haksızlığa, hukuksuzluğa tahammül edemeyenler hep huzursuz olurlar. Bi süre önce bu gezitidi yayınlanan değerli dostum, arkadaşım Muzaffer İşlekel’in “O ZENGİN - BU FAKİR’ konusundaki yazısı huzurun pek malla, para ile ilgisinin olmadığını kanıtlar durumdadır.

Huzur içinde hissettiği ve yaşam şartları ilkesindeki insanların manevi anlamda rahatlık duymasıydı. Bu yüzden günümüzde insanı yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen dim dik durabiliyorsa oldukça başarılı saymak gerekir.

Ahmet Hamdi Tanpınar’la başladığımız yazı, hocanın kısa ömründe yazdığı roman günümüz türkçesiyle okuyucuyu zora soksa da yine de başyapıt olarak kütüphanelerimizi süslemektedir.

Ruhr şad olsun.

 

Bu makale 867 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz