Ensar Turgut Tekin - SÖKE'NİN SORUNLARI BİTER Mİ?


Konuk Yazar; Ensar Turgut Tekin

 

SÖKE’NİN SORUNLARI BİTER Mİ?

 

Yerel yönetim seçimleri yapılırken, adaylar tarafından iştah kabartan projeler ve vaatlar gündeme geliyor, ortaya çeşitli söylemler atılıyor. Hani bir zamanlarda tenkit konusu bir deyim vardı “Ağzı olan Konuşuyor!” konuşuyor da ama neyi konuşuyor? Konuşurken söyledikleri ile Söke’de var olan sorunlar ve problemler azda olsa örtüşüyor mu? Yoksa konuşulanlar söz olsun türünden mi? Demeçler, konuşulanlar söylemler hep güzel şeyler, ama bunca güzel şeyler, yani şimdiye kadar konuşulanlar, konuştukları gibi gerçekleşmiş olsaydı bugünkü mevcut sorunlar ortaya çıkar mıydı? Elbette ki çıkmazdı. Demek ki söylemek ve konuşmak yetmiyor!  Çoğalan sorunlara çözüm üretmek gerekiyor!

Diyeceksiniz ki, Şimdiye kadar verilen sözler gerçekleşmedi mi? Ne münasebet elbette ki bir çokları gerçekleşti. Kentlerde insanlar gibidir. Bir sorunu biter, diğer sorunları yeniden doğar! Su sorununu çözersiniz, yol sorunu çıkar, yolu çözersiniz otopark sorunu çıkar. Trafik akışı sorunu , yollar, caddeler sorunu çıkar. Ne bileyim biri biter, başka sorunlar ortaya çıkar. Eğer bir kent baştan bozuk düzen kurulmuşsa, onda meydana gelen çarpıkları ve çatlakları doldurup düzeltmek zorlaşır. Çarpık ve imarsız bir kenti düzeltmek, yeni kentler kurmaktan daha zordur. Yeni kentler, çağların yarattığı değerler doğrultusunda güncel gereksinimler doğrultusunda ihtiyaç kaynaklarına uygun olarak gelişip ortaya çıkarlar. Ama eski kentler için bunu söylemek güçtür. Onlar problemleri ile birlikte yaşarlar. Her yeni doğan gün onların problemlerini de çoğaltır.

Bugün Söke’de çok önemli problem, Kentin plansızlığı ve imar yetersizliğinden kaynaklanan problemlerdir. Mahallelerde yeteri kadar cadde, sokak ve ana otopark yerleri yoktur. Bu plansızlık ve çarpık  yapılaşmadan kaynaklanıyor. Eski mahallelerde yeteri kadar kentsel dönüşüm projeleri hazırlanıp, MERKEZİ KENT GERÇEĞİ ORTAYA KONMAD! Ne oldu? Kentin büyüme ve gelişme hedefleri belirlenmeden, rast gele planlar ve projeler ortaya konarak, kent bir plansız yayılma çarpık yapılaşmaya başladı. Bu o kadar  çok dağıldı ki bu dağılıma ayak uydurmak, oraya alt yapı , üst yapı hizmeti vermek için yeterli kaynak bulamayarak çıkmaza girildi. Bugün bile Söke’yi hala yaymak ve dağıtmak için at koşturanlar var. Oto Garı, mevcut yerinden Kaldırıp, Novada yanına taşımaya çalışanlar var. Farz edin ki oraya taşıdınız. Elinize ne geçecek? Kenti yaymak ve dağıtmak kentin sorunlarını çözmez. Daha çok çoğaltır. Bugün Sadece Yenicami Mahallesi, kentsel dönüşüme tabi olarak yeniden planlanıp çağdaş bir kent projesi uygulanarak ortaya konsa, 200 bin nüfuslu bir söke için yeterde artarken, yeni tarım alanlarını rast gele betonlaştırmanın ne anlamı vardır?

Biz zaten sorunları, plansız ve çarpık yapılaşmaktan elde etmedik mi? Söke’nin yeniden yayılmasına dağılmasına hiç gerek yoktur. Yeter ki kurulu mevcut kent bölümünü çağdaş şehircilik gerçekleri ile revizyon yoluyla yeniden düzenleyebilelim. Bugünkü Söke, kapladığı alan itibariyle yeniden çağdaş yapılaşma olanakları doğrultusunda kentleşme ve yenileşme yaparsa, rahatlıkla 200 bin kişiyi barındıracak bir alana  sahip olur. Biz yeni imara arazi açacağımıza, mevcut imara açık araziyi çağdaş kentleşme yoluyla islaha mecburuz ve ihtiyacımız vardır. Bir kenti fazla dağıtmadan onu yeniden toparlayıp, çağdaş bir yapılaşma olanaklarına kavuşturduğunuzda bu dava çözülmüş olur. Çünkü bu yeni planda neyin nereye ve nasıl yapılacağını da koymuş olursunuz. İstasyon Caddesine alternatif bir caddeyi bu yöntem dışında nasıl kazandırabilirsiniz?

Çocukluk yıllarımın Erzurum’u anılarımda canlandı. Rahmetli Menderes’in başbakan olduğu yıllarda Erzurum’a geldiği günler. Erzurum eski ve plansız oldukça yaygın bir kent. Her geçen günde yayılıyor ve dağılıyor. Ama her açılan yeni imar alanı kente de yeni sorunlar getiriyor. Dönemin Erzurum Belediye Başkanı, başbakana kenti gezdiriyor, yapılacak çalışmaları anlatıyor: Başbakan dinliyor, gözlüyor ama bu anlatılanlardan bu kentin düzelmesi olanağı olmadığını görüyor. Erzincan kapıya geldiklerinde  başkana “durun” diyor. Sonra konuşmasına devam ediyor:

“-Başkanım, şu karşıda gördüğümüz Çifte Minareler var ya (Elindeki bastonu ile de göstererek) işte oraya kadar, buradan başlayarak geniş bir cadde açmadıktan sonra bu kent düzelmez. Buradan başla ve o minarelere kadar en az yüz metre genişliğinde bir cadde aç. Cadde 60 metre genişliğinde sağında ve solunda da parseller olsun, diyor. Başkan şaşırıp kalıyor. Bu adam Erzurum’u yıkıp yeniden yapıyor. Buna Erzurum’un gücü yetmez ki diyor. Rahmetli sen, plan ve projeni hazırla ne kadar kamulaştırma parası giderse ben çıkaracağım, diyor. Çalışmalar başlıyor, Erzurum’a çağdaş kent anlayışı ile yeniden imar uygulaması başlatılıyor. O açılan Cadde işte Erzurum’u Erzurum yapan bu günkü Cumhuriyet caddesi oluyor. Ondan sonrası da bu cadde örnek alınarak yeni uygulamalarla bugünkü modern Erzurum kenti ortaya çıkıyor. 

Şimdiye kadarki Söke belediye başkanları, eğer laf üreteceklerine Söke’de iş üretselerdi, bugünkü  problemli  Söke olmayacaktı. Ama ne yazık ki seçimlerden önce verdikleri sözleri seçim sonunda unutmayarak uygulamaya koysalardı, Bugün Söke bu hale gelmezdi. Atatürk Parkının kuzeyinden geçen Aydın Caddesi, eğer ki parktan yeteri kadar yer caddeye ayrılarak, Eski kaymakamlık lojmanı doğrultusunda cadde boyunca devam ederek bugünkü Aski binasını takiple meydana kadar olan üçgen ortadan kaldırılmış olsaydı ve buna benzer, diğer kamburlar ortadan kaldırılsaydı Söke bu hale gelmezdi. Haydi onlar yapılmadı tarihte kaldı diyelim, bugün, Hacı Ziya Bey Camisi’nin doğu cephesinde çok geniş bir arazi var. Bugün bu arazi imar ve islah istiyor. Caminin doğusuna bir altı otopark üstü kapalı çarşı yapılamaz mı? Buradaki parseller bölükpörçük küçük parseller tevhid işlemleri yapılarak çevreye ve kente uygun fonksiyonlara kavuşturulamaz mı? Elbette kavuşturulur. Biz belediye buraları halkın malını gasp ederek ellerinden alsın demiyoruz. Yeniden modern ve çağdaş kent varlığı içinde hem kentimizin ve hem de mal sahiplerinin gelecek çıkarlarına uygun hale getirsin istiyoruz. Burada yapılacak çok katlı otopark Söke merkezinde yaşanan trafik sorunu için çok önemli katkılar sağlayacaktır. Bir başka alternatif Zirai donatım kurumunun belediyeye devredilen bina ve arazisi ikinci bir otopark alanı olarak yine kenti yaymadan ikinci bir çarşı ve otopark alanına dönüştürülemez mi? Bir başka alternatif ise Pazar yerinin kuzeyinden geçen cadde, demir yolunun altından bir geçitle karşıya bağlanamaz mı? Elbette bağlanır. VE Söke’de daha çok çareler üretilebilir. Ama bunu yapacak beyin takımının Söke’de söz sahibi ve yetkili olması gerekir. Benim önümüzdeki yerel seçimlerde aday olacak Sökeli kardeşlerimden istediğim gerçek projelerle ve uygulayarak yapacakları projelerle ortaya çıkmaları. Öyle projeler dillendirsinler ki, kendileri seçilmeseler bile, ortaya koydukları projeler seçilen başkana örnek ve yapıcı projeler olarak uygulanma alanına konsun. Bence kenti fazla yaymak çarşıyı dağıtmak, halka hizmet veren alanları merkezden uzaklaştırmak hiçte doğru bir yaklaşım değildir. İşte NOVADA gerçeği ortada! Söke çarşısını darmadağın etti. Söke esnafı perişan oldu! Halede olmaktadır. Bir taraftan Süper marketler, esnafı vururken, diğer taraftan da Söke Çarşısına altarnatif yaratmaya çalışan uygulamalar, Söke’de sorun üstüne sorun yaratıyor!

Böyle plansız ve gerçekşi olmayan yayılmalar var oldukça hiç Söke’nin problemleri biter mi?

 

Bu makale 493 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • Halil Güven (30/10/2019)
    Yüreğine sağlık sevgili arkadaşım:) Sağ ol var ol sağlık içinde yaşa:)