söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



JEOTERMAL İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER-2


JEOTERMAL İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER-2

 

Dünkü yazımda sizlere Sözcü Gazetesi yazarlarından Murat Muratoğlu tarafından kaleme alınan bir yazıdan söz ederek bazı paylaşımlarda bulunmuştum. Sayın Muratoğlu bu yazısında ülkemizdeki jeotermal rezervlerin fazlalığına dikkat çekerken bu yolla elektrik üretim maliyetinin doğal gaza göre yedide bir oranında daha az olduğunu iddia ediyor. 

Ülkemizde jeotermal enerjiden elektrik üretimi fazlalaştıkça enerjide dışa bağımlılığımız azalacağı gibi maliyetler de düşeceği için kaynak tasarrufu sağlanmış olacaktır.

Dünya enerji piyasasının hakimi olan güçler kurdukları sömürü düzenini sürdürebilmek için bizim bu kaynakları kullanmamızı istemiyorlar. Bu nedenle de aslında son derece masum olan bu yeraltı sularının tarım alanlarına verdiği zararları abartarak kamuoyunu olumsuz olarak etkilemeye çalışıyorlar. 

Halbuki biz bu suları sağlığımız için içmekten ve bu sularla banyo yapmaktan şifa elde etmeyi bile ümit ediyoruz. Ama iş elektrik üretmeye geldi mi zararlı diye ortalığı ayağa kaldırıyoruz.

Muratoğlu ülkemizde Jeotermalin tarım alanlarına zarar verdiği şeklinde programlar yapan İngiliz BBC televizyonunun neden İtalya’ya gitmediğini, sorgulayarak İtalya’nın en büyük jeotermal merkezi olan Toscana’da kullanılan elektriğin %40’ının jeotermal enerjiden üretildiğini iddia ediyor. Üstelik İtalyanlar bunu özellikle, ürettikleri dünyaca ünlü zeytinyağı ve şaraplık üzümlerin tadı bozulmasın diye tercih ediyorlarmış

İnsanın aklı almıyor. Orada zeytinyağına, üzüme zarar vermeyen jeotermal bizde incire, zeytine neden zarar versin?

***

Murat Muratoğlu’nun yazısından paylaşımlara devam ediyorum:

“Türkiye’de Jeotermal enerji üretilen bölgede incir, üzüm ve zeytin yetiştiriliyor. Bu yıl incirin Ege’de hem ürün miktarı,  hem de kalitede son yılların en iyi sezonu yaşandı…”

Muratoğlu rakamlar da veriyor. İncirde geçen yıl 80 bin ton ile kırılan rekor bu sene 90 bin tona ulaşmış. 2015 yılında 165 milyon Dolar olan kuru incir ihracatı bu yıl 350 milyon Dolara ulaşmış. Zeytin üretiminde de rekor kırılmış. 

Türkiye’nin kuru üzüm ihracatı geçen yıla göre %14 oranında artış göstermiş…

***

Muratoğlu BBC’nin tutarsız ve yanlı yayın politikasını bir örnekle gözler önüne seriyor:

“Dünyanın en çevreci ülkesi İzlanda. Aynı BBC İzlanda’yı ziyaret etti. İzlanda’nın jeotermal havuzlarından birine dalmakla kalmadı, aynı zamanda ülkedeki jeotermal enerji kaynaklarını elektrik üretimi için nasıl kullandığını, sokakların buz tutmamasını, seraların ve evlerin ısıtmasını nasıl sağladığını inceledi. Öve öve bitiremedi.”

Muratoğlu İzlanda gibi buzlarla kaplı volkanik kayalardan oluşan ot bitmez bir ülkenin jeotermal enerji sayesinde Avrupa’nın en büyük muz üreticisi olduğunu da iddia ediyor ki, şaşırmamak elde değil.

***

Elbette ki denetim çok önemli  Gazeteci Murat Muratoğlu da yazısının sonunda bu öneme vurgu yapıyor. Özellikle yeraltı suyunun kullanım sonrası mutlaka geri enjekte edilmesinin önemine işaret ediyor. Devletin denetim görevini iyi yapmasını, usulsüz davrananların cezalandırılması gerektiğini ifade ediyor.

Son bir alıntıyla sözü bağlamak istiyorum:

“Şahsi arabasında sigara içenleri  bile yakalayıp ceza kesen devlet bu santralleri de denetlesin bir zahmet. Yapıştırsın kallavi cezayı, bak bakalım bir daha yaparlar mı?”

 

 

Bu makale 692 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz