Ensar Turgut Tekin  -  ATATÜRK'TE VE TÜRKLERDE DEVLET ANLAYIŞI!


Ensar Turgut Tekin

 

ATATÜRK’TE VE TÜRKLERDE DEVLET ANLAYIŞI!

 

Türk tarihini incelediğimiz zaman şunu görüyoruz: Türkler, devlet kurmada, örgütlenmede çok usta bir millettir. En eski devletten günümüze doğru  uzanan bir çizgide yol alırsak. Yıkılan bir devletin yenisi kurularak günümüze kadar bu gelenek devam etmiştir. Rahatlıkla şunu söyleyebiliriz ki Türk Milleti tarihte devletsiz kalmamış, yıkılanın yerine hemen bir başkası daha güçlü olarak kurularak tarih sahnesinde yerini almıştır. Bu yazımda ben öyle çok eskilere Hunlar’a veya diğerlerine kadar gitmeyerek, ebedi vatanımız olan Anadolu’dan işe başlayacağım. 1071 Malazgirt Zaferinde kazanılan zafer sonunda Türkler Anadolu’ya yerleşerek Anadolu’da Selçuklu Bayrağı adı altında ilk Türk Devletini kurmuşlardır. Bu devletin yurdu Anadolu, başkenti ise Konya idi. Doğudan gelen Putperest Moğolların baskıları ile bu devlet yıkıldı ve Anadolu Küçük Beyliklere bölündü. Bir müddet bu böyle devam etti. Ama bunlar güçlü bir devlet görüntüsü veremiyor, ne Türkler için bir güç ifade ediyor ve nede rakiplerine karşı bir caydırıcı gücü  oluyordu. Bu dağınık beyliklerden bir tanesi ancak sıyrılarak, devlet olmayı başararak, hem Anadolu birliğini ve hem de Anadolu bütünlüğünü sağlayarak tarihte en büyük Cihan İmparatorluğunu kurdular. Bu yazımda bu İmparatorluğun nasıl kurulduğunu ve geliştiğini yıkıldıktan sonra Mustafa Kemal Paşa tarafından nasıl yeniden kurulduğuna bir sohbet havası içinde değineceğim. Devletin adı, “OSMANLI İMPARATORLUĞU” kurucusu OSMAN GAZİ, tarihte yaşı (1300-1922) 622 yıl. Böyle uzun yaşamış başka herhangi bir Türk Devleti veya İmparatorluğuna rastlamıyoruz. Şimdi kısaca bu güçlü devlet nasıl kuruldu? Nasıl gelişti ve bir Cihan İmparatorluğu oldu? Kısaca özetleyelim. Bizim için bu devletin küçük bir beylikten nasıl devlete dönüştüğü önemlidir. Yani kurucuları kimlerdi? Kuruluş felsefesi neydi?

    Çoğumuz  TRT-1 Ekranlarında zevkle DİRİLİŞ (Ertuğrul) dizisini izledik. Burada Ertuğrul’un nelerle savaşarak Karacabey yaylalarına kadar olan bölümlerini görmüş ve incelemiştik. Ertuğrul Bey yaşlandıktan sonra beyliğini oğlu Kara Osman’a bıraktı. İşte bu kara Osman Beyliğin başına şu öğüt ve nasihatla geçti:

“-Ey oğul unutma, yolumuz ezelden ebede kadardır. Amacımız gönüller yapmaktır. Davamız kul olmaktır. Ey oğul, hilalin gölgesinde adalet ol, merhamet ol, derman ol, gazi ol, devlet ol!.. Ey oğul, millete bey olasın. Mazlumlara Fatih olasın. Zalimlere Yavuz olasın. Diyarlara Süleyman olasın. Devlet-i ebed müddet olasın…”

Devleti-i ebed müddet olmak… Anlamı Türklerin kurdukları her devleti, bir bir öncekinin devamı olarak görmeleri ve böylelikle özünde “birlik” anlamına gelen devlet kavramını bu topraklar üzerinde sonsuz kılmak için yeniden ant içmektir. Aslında her kuruluş’ ne bir son, ne bir başlangıç. Bu topraklar üzerinde Türk olarak var olmanın bir bekasıdır.

Osmanlı Devleti, Selçuklu Devleti’nin Mirası üzerinde kuruldu ve gelişti, yayılıp yükselerek Asya, Avrupa ve Afrikanın en güçlü ve büyük devleti oldu. Felsefesi, yaşadığı topraklar üzerinde Türk kalarak Türklüğü yüceltmekti. Bunu 600 sene devam ettirdi. Dıştan aldığı yaralardan, içten aldığı yaralardan bir türlü kurtulamayarak, nihayet Mondros’ta zorla imzalattıkları güçlü devletlerin baskıssı altında tarih sahnesinden silinmek zorunda kaldı. Ama Türk Milleti bu silinmeye karşı çıkarak, Mustafa Kemal Paşa’nın açtığı kurtuluş bayrağının altında toplanarak, bu yıkılışı durdurdular. Nasıl ki Selçuklu mirası üzerine Osmanlı Devleti kuruldu ise Osmanlının mirası üzerine de yeni Cumhuriyet Türkiyesi’nin modern devleti kuruldu. Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Bu devleti yaptığı yeniliklerle ortaçağ anlayışından çıkarıp çağdaş dünya devletlerinin onurlu bir üyesi yaptı. Kısa sürede çok büyük işler yapılarak, bugünkü seviyeye yükseltt.

Dün Osmanlı İmparatorluğunu yıkan zihniyet, ne yazık ki bugünde Modern Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak için çalışmaya başladılar. Kafa aynı kafa, zihniyet aynı zihniyet, dün imparatorluk içindeki azınlıkları ve hıristiyanları kullanıyorlardı. Şimdi ise bin yıldır bir arada yaşamakta olduğumuz Kürt ve Müslüman olan kardeşlerimizi kandırarak, onlara bölücü terör örgütleri kurdurarak bizde iç savaş çıkartarak devletimizi ve milletimizi bölmeye, parçalamaya çalışııyorlar. Sadece Kürtleri değil Arabı Araba, Müslümanı Müslümana kırdırmaya çalışıyorlar.

Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyetinin temellerini öyle güçlü attı ki onların bu devleti yıkma gibi bir lüksleri olamaz. Erkekçe karşımıza çıkamadıkları için dolaylı yollarla savaşmaya çalışıyorlar. Ey batı, biz dünü unutmadık! Bugün Allah’ın izniyle daha güçlüyüz! Artık sizin yalanlarınıza çocuklar bile inanmıyor.

Dört bir yanımız düşmanlar tarafından sarılan Türkiye bugün edata bir İKİNCİ KURTULUŞ SAVAŞI veriyor. Ordumuzun ve devletimizin çabaları ile bertaraf edilen Kuzey Suriye’ye yerleştirilen terör yuvaları ordumuz tarafından darmadağın edilirken,  batılılar adeta ateş püskürüyorlar! Oysa biz sınırlarımız içinde ve dışında komşularımızla dostluk ve iyi komşuluk ilkeleri içinde yaşarken onlar bu oyunları tezgahladılar. Allah’ın yardımı ile hüsrana uğrayacaklardır.

Ölümünün 81. Yılında onun izinde yürüyor, onun kurduğu ordumuzun bayrağı altında hep ileri, hep ileri başımız dik alnımız açık gururla yürüyoruz ve hep te öyle yürüyeceğiz. ATAM SEN RAHAT UYU! KURDUĞUN CUMHURİYET HER ZAMAN PAYIDAR OLACAK VE EBEDİYETE KADAR YAŞAYACAKTIR! RUHUN ŞAD MEKANIN CENNET OLSUN!

 

Bu makale 390 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz