söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



METİN YAVUZ'DAN ABD ZİYARETİ DEĞERLENDİRMESİ-1


METİN YAVUZ’DAN ABD ZİYARETİ DEĞERLENDİRMESİ-1

 

Bu kentin ve hatta bu bölgenin pek çok sorunu var. Bunların çokça konuşulması, tartışılması, çözüm önerileri üzerinde düşüncelerin paylaşılması, çözüm için de hem bürokrasi, hem de siyaset makamlarında dile getirilip çözüme ulaştırılmaları gerekir. Bunları yapacak olanlar ilk önce  milletin vekilleridir. Onların varlık nedenleri partilerinin ya da liderlerinin icraatlarını savunmaktan önce bu sorunların çözümlerine yönelik girişimler yapabilecek konumda olmalarıdır.

Sökeli bir vekilimiz oldu diye neredeyse davul zurnalar çalıp kırk gün kırk gece şenlik düzenleyecektik. Başımız göğe erecek  sanmıştık. Buyrun, Sayın Vekilimizin son paylaşımlarından bölümler sunayım. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son Amerika ziyaretini değerlendirmiş. Ben bu değerlendirmeyi fazlasıyla bilimsel bulduğum için huzurlarınıza getirmek istedim.

Ben kendi payıma Cumhurbaşkanı'ndan razıyım. Allah da razı olsun. Ben kendi payıma ülkemin Cumhurbaşkanı ile gurur duyuyorum. Bence ülkesini seven herkes bu 'adam’la gurur duyuyordur"

Yukarıdaki sözler Metin Beyin sosyal medya hesabından kopyalanarak alınmıştır. Yani imlası da kendisine aittir. Metin Bey bu son derece bilimsel verilere dayandırdığı tespit ve öngörüsünü paylaşırken aslında sosyal medyada böyle paylaşımlar yapmak adetinde olmadığını ama dayanamayıp bu paylaşımı yaptığını ifade ediyor.

***

Bakın böyle bir paylaşım yapmasını nasıl açıklıyor:

“Son bir ayı Trump'ın gönderdiği mektubun gölgesinde geçirdik. Muhalif isimlerin, ‘Mektubu götürecek mi götürmeyecek mi götürse bile iade edecek mi?’ tartışmalarından dolayı, Barış Planı Harekâtı'ndaki başarının sevincini bile yaşayamadık. 90 yıl sonra bölgemizde bize yeni bir sınır çizmeye çalışanlara haddini bildirmenin mutluluğunu, ‘Bu topraklarda artık sınırlarımızı biz belirleriz’ demenin gururunu yaşayamadık.

Sayın Vekil, o mektup sizi incitmemiş olabilir de, bizi çok incitti. Daha önce de yazmıştım, tekrar yazıyorum; mektubun iadesi bir cevap değildir. Çünkü mektup zaten devletlerin arşivlerinde yerini almıştır. Ona aynı üslupla bir cevap verilmeli ve bu cevap da arşivlere girmeliydi.

Barış Planı Harekatındaki başarıya sizin de dediğiniz gibi sevinemedik. Çünkü o harekat sonucu elde edilen başarının ne olduğu konusunda tam olarak bir kanaate varamadık. Sahi, harekatın sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne kazandı?..

Şu paylaşımı yadırgadım:

“Bu topraklarda artık sınırlarımızı biz belirleriz demenin gururunu yaşayamadık.”

Sayın Vekil, biz bu topraklarda sınırlarımızı 1920 yılında belirledik ve bir daha o sınırların tartışılmasına bile izin vermedik. Bir kere tartışmaya kalkanlara hasta yatağında yatmakta olan Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk “çizmemi giydirmesinler” diye haber göndermişti. O kadarı da yetti.

***

Lidere övgüler yağdırmak bizim siyaset geleneğimizde sıkça rastladığımız bir durumdur. Ama galiba Sayın Yavuz kantarın topuzunu kaçırmış.

“Kaç defa, ‘Erdoğan'la bir araya gelmek benim için büyük şeref’ dedi, kaç kere teşekkür etti sayamadım. Konuşmasının yarısı teşekkürle geçti herhâlde. En son hızını alamadı, Erdoğan'ı göstererek, ‘Çok büyük bir lideriniz var. Ben bu adamın fanıyım, hayranıyım’ dedi.”

Trump’ın Sayın Erdoğan’a hayranlığı Sayın Yavuz’u neden bu kadar mutlu edip kendinden geçirdi bilmiyorum. Bir ABD Başkanı bizim Cumhurbaşkanımıza hayran diye bundan neden gurur duymalıyız ki? Devlet adamlarımızı başka ülke devlet adamları ister beğensinler, ister beğenmesinler,  bu onların iki ülke ilişkilerine bakış açılarıyla ilgilidir. Bizler sonuca bakmalıyız Sayın Yavuz.

***

Aslında o paylaşımınızda eleştirecek daha o kadar çok söz var ki…

Birkaç da sorum olacak.

-- Başkan Trump o küstah mektup için özür diledi mi?.. 

-- Suriye’de ABD destekli terör örgütlerine göndermekte oldukları silah ve mühimmat yardımını kesecekler mi?..

-- Terör örgütlerinin silahları toplanıp elebaşıları yargılanmak üzere Türkiye’ye teslim edilecek mi?

-- Amerika Suriye’den çekilip bu ülkenin toprak bütünlüğünü tanıyacak mı?

-- FETÖ Terör Örgütünün elebaşısı olan Fethullah Gülen Türkiye’ye iade edilecek mi?

-- S 400 lerin kurulumuna yapılan itirazlardan vazgeçildi mi?..

-- F 35 Projesine geri kabul edildik mi?..

-- Türkiye’deki dört milyon mültecinin geleceği ne olacak? Suriye ne zaman ve nasıl bir huzur ülkesi olacak? Yoksa aynen Irak’ta olduğu gibi sürekli istikrarsızlıklar yaratılarak bu ülkenin yer altı kaynakları bu sömürgeciler tarafından yağmalanmaya devam mı edilecek?..

 

Bu paylaşıma ve yorumlarıma devam edeceğim.

 

Bu makale 1041 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz