söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



METİN YAVUZ'DAN ABD ZİYARETİ DEĞERLENDİRMESİ-2


METİN YAVUZ’DAN ABD ZİYARETİ DEĞERLENDİRMESİ-2

 

Dün Sayın Yavuz’un Cumhurbaşkanımızın ABD gezisiyle ilgili sosyal medyada yaptığı paylaşımlardan alıntılar yaparak düşüncelerimizi paylaşmıştık. Bugün bu konuya devam edeceğim.

AKP Aydın Milletvekili Metin Yavuz oldukça uzun bir paylaşım yaptığından bir günlük yazıda bunu değerlendirmek mümkün olmadı. Sabrınıza sığınarak değerlendirmelerimize devam edeceğim.

Birkaç Kemal Kılıçdaroğlu kafalı şahıs, ‘Mektubu takdim ettim ne demek, yüzüne çarpacaktın yüzüne’ diye höykürüyordu. Buluşmayı, Tatar Ramazan ile Abdurrahman Çavuş'un kapışması sandı herhâlde geri zekâlılar...”

Doğrusu bu üslubu Sökeli Vekilimize yakıştıramadım. Kendilerini bütün                                                                                                                                                                                                                                     paylaşımlarında Peygamberimizin hoşgörüsünü öne çıkaran son derece zarif bir insan olarak tanıyorum. Kendimiz gibi düşünmeyenleri “geri zekalı” ya da başka aşağılayıcı ifadelerle tanımlamak ne birliğimize, ne de dirliğimize bir katkı yapmaz Sayın Vekilim. 

Buluşmadaki Tatar Ramazan ve Abdurrahman Çavuş benzetmesine gelince; ne yazık ki dünyayı hoyratça paylaşıp sömüren ülkeler sömürdükleri ülkeleri Abdürrahman Çavuş gibi yandaşlarla elde tutuyorlar. 

Bu benzetmenizi beğendim.

***

Sayın Vekilimiz bir de devlet adamlığı dersi vermiş.

“Devlet yönetmek nedir, devlet adamlığı nedir, diplomasi dilinde mektubu götürüp iade etmek nedir bilmedikleri için böyle yorum yapmaları çok normal tabii...”

Sahi, diploması dilinde mektubu götürüp iade etmek nedir Sayın Vekilim? Bunu yapan başka ülkelerde ya da bizim ülkemizde değerli devlet adamları, büyük diplomatlar kimlerdir? Ne zaman, nerede, nasıl böyle mektup iadesi gerçekleştirmişlerdir de ülkelerine büyük kazanımlar elde edebilmişlerdir?..

***

Dış basından örnekler de veren Metin Yavuz Sayın Cumhurbaşkanına övgülerini sürdürüyor.

“Şimdi hep birlikte oturmuşlar, ‘Erdoğan'ın yüz ifadesi gösteriyor ki eli boş döndük’ diye algı operasyonu yapıyorlar. Onlar bu yorumu yaparken New York Times gazetesinde, ‘Hiçbir lider, Erdoğan kadar, Trump'tan istediğini elde edemedi’  yazıları yer alıyor. Onlar bu yorumu yaparken Washington Post'un Beyaz Saray muhabiri, ‘Daha önce Beyaz Saray'da 6-7 saat kalan ve üst düzeyde ağırlanan başka bir lider hatırlamıyorum’  diyor. Onlar bu yorumu yaparken CNN International, Erdoğan'ın güçlü liderliğine vurgu yapıyor, ‘Trump Erdoğan'a hayranlığı dışında pek bir şey konuşmadı’  diyor.

Adamlar bizi çözmüşler Sayın Yavuz, zaten başka bir şey söylemelerine gerek yok. İki  övgü bize yetiyor. Ama nedense malı onlar götürüyor.

Siz yine de dış güçlerin borazanlığını da yapan o yabancı basına fazla güvenmeyin. Onlar rüzgara göre yön değiştirirler. Yarın bambaşka şeyler de yazarlar. O zaman tekrar “batı bizi kıskanıyor” muhabbetlerine başlarız ki, inanın o laflardan da usandık.

Sayın Yavuz dün bizim sorduğumuz soruları kendisi toptan sormuş:

“Erdoğan bütün dünya medyasının takip ettiği toplantıda başta Amerikan kamuoyu olmak üzere tüm dünya insanlarına, ‘Amerika'nın ve sizin hükûmetleriniz teröristlerle iş birliği yapıyor. Binlerce kişiyi öldüren katillerle muhatap oluyor’ diye seslendi. Gazeteci Hilal Kaplan, ‘Teröristlerle iş birliği yapmaya devam edecek misiniz?’ diye soru soran bir Türk gazeteci olarak Trump'ı Amerikan kamuoyu önünde köşeye sıkıştırdı.”

Metin Beye göre algının kıralı buymuş.

Sayın Vekil, yaratılan ve amaçlanan algı buysa, inanın ki Trump bize minnettardır. Çünkü zor zamanlar yaşarken eğer bu algı yaratıldıysa Amerikan halkı Trump’ı alkışlayacaktır. Onlar zaten sömürgeci bir geleneğin devamıdırlar. Kızılderilileri yok ettiler. Afrikalıları yıllarca köle olarak kullandılar. Bütün dünyanın ahını aldılar. Karşılığında refah içinde yaşamak onlara yetiyor. Kamuoyu önünde köşeye sıkışmak bir tarafa daha prim bile yapmıştır.

Son sözlerinizdeki imayı anlamadım. Burada paylaşacağım, anlayanlar olursa onlardan öğrenirim.

“Yılmaz'ı okuyun Yılmaz'ı... O, nasılsa meseleyi 1920'den alır, İzmir Kordon'dan döndürür, varlığıyla onur duyduğu Ahmet Necdet Sezer'e bağlar ve en sonunda Atatürk ile bitirip sizi bir kez daha morfinler”

Bunu sizin paylaşımınızda görmek çok üzücü Sayın Yavuz. Demek ki Atatürk’ü bu ülke insanı için morfin olarak görüyorsunuz. 

10 Kasım’da yaptığınız paylaşımlar da morfin miydi?..

 

Bu makale 636 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz