Yetkin Erdoğan - 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ


Konuk Yazar: Yetkin Erdoğan

Atatürkçü Düşünce Deneği

Söke Şubesi Yazmanı

 

 

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ

  

Çağdaş Uygarlık savaşçıları, eğitim emekçileri değerli öğretmenlerimizi bir 24 Kasım’da daha kutluyoruz.

1927 yılında çıkarılan yasayla Arap harfleri kaldırılıp, yerine Latin harfleri kabul edilerek Atatürk’ün önderliğinde HARF DEVRİMİ yapılmıştır. Bu tarihte okuma – yazma oranı Türkiye’de % 3 iken, harf devriminden sonra Atatürk’ün MİLLET MEKTEPLERİ’Nİ kurmasıyla bu oran her geçen gün artarak % 97’lere varmıştır.

24 Kasım 1928’de Atamız kara tahta başına geçerek TÜRK ABCE’ sini halka tanıttığı için kendisine BAŞÖĞRETMEN unvanı verilmiştir.1934 yılında 24 Kasım ÖĞRETMENLER GÜNÜ olarak kabul edilmiştir.

Atatürk, eğitim konusunda öğrenmelere seslenerek şu görevi işaret etmiştir; ”Öğretmenler, Cumhuriyet sizden fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller ister.”demiştir.

Öğretmenlerimizin her zaman en önemli görevi, LAİK CUMHURİYETİMİZİ koruyup yaşatacak, kesintiye uğratılan ATATÜRK DEVRİMLERİNİ kaldığı yerden canlandırıp sürdürecek yurttaşlar yetiştirmektir. Bu görevi ancak laik Türkiye Cumhuriyetine yürekten bağlı Kemalist öğretmenler yerine getirebilir.

Ancak Bugünkü eğitim sistemi ve eğitim programlarıyla, okulların fiziki yapıları ve donanımlarıyla öğretmen ne kadar başarılı olabilir?

Öğretmenin özlük haklarının ve örgütlenme haklarının kısıtlı olduğu, ezberci eğitimin sürüp gittiği, her geçen gün okulların medreselere dönüştürüldüğü koşullarda öğretmen ne kadar başarılı olabilir ?…

Toplantı ve grev hakkı olmayan bir öğretmen sendikasının her hangi bir dernekten farkı yoktur. Bu nedenle öğretmenin hak arama yolu tıkalı demektir. Bu nedenle özlük haklarını aramak için bir saat veya bir günlük iş bırakma eylemi yapan öğretmenler soruşturmaya uğrayıp cezalandırılmaktadırlar. 

Siyaset adamları, üst düzey yöneticiler Öğretmenler Gününde verdikleri demeçlerle öğretmenleri överek yere göğe sığdıramazlar. İş; öğretmenin yaşama ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine gelince övdükleriyle kalırlar.

Laik, çağdaş eğitimden gittikçe uzaklaşılırken, İmam Hatip okulları, Kur’an kursları, özel okullar mantar gibi çoğalıyor, devlet bütçesinden cömertçe destekleniyorlar.

Milli Eğitim Bakanlığına ayrılan bütçe, devlet okullarının ihtiyacını karşılayamaz durumdayken, özel okullara parasal destek veriliyor.  Diğer devlet kurumlarında da lüks harcamalar en üst düzeydedir. Öğretmene, işçiye, memura ve emekliye gelince bütçe yetersizdir.

Çıkarılan yasa, yönetmelik ve uygulamalarla öğretmen itibarsızlaştırılıyor. Bu nedenle öğretmene, okul yöneticilerine ve sağlık çalışanlarına saldırılar sıradan olaylar durumuna gelmiştir.

Sınav sistemi sürekli değiştirilerek öğretmen, öğrenci ve veliler şaşkına dönmüştür. Okullarda öğretmen yetersizliği olduğu halde KPSS sınavını kazanamayan öğretmen adayı göreve atanamıyor, evlenip yuva kuramıyor. Ya bir iş kazasında ölüyor ya da intihar ediyor. Şimdi düşünelim, katil kim?

“Tanrı yeryüzüne inseydi öğretmenlik mesleğini seçerdi” Hz. Muhammed’ in bu sözü ulu önder ATATÜRK’TEN sonra unutulmuştur. Çünkü ATATÜRK hükümete “Öğretmenin maaşı en az milletvekili maaşı kadar olacaktır” demiştir. Türkiye, ABD, AB, NATO ve Türk İslam sentezi siyasetinden kurtulmadıkça eğitim, sağlık, güvenlik, aş, iş ve sosyal adalet konularında hep sınıfta kalacaktır. Türkiye’nin kurtuluşu, Atatürk ilke ve devrimlerinin yeniden canlandırılıp işlerlik kazanmasına bağlıdır. Başka yollara sapmak ”Gaflettir, dalalettir ve hatta ihanettir.”

ATATÜRKÇÜ Düşünce Derneği olarak, sevgili öğretmenlerimizin ATATÜRK Dönemindeki gibi devletle toplum katındaki saygın yerini almaları dileğiyle ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ yürekten kutlar, saygılarımızı sunarız.

 

Bu makale 387 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz