ENSAR TURGUT TEKİN - SÖKE'DE TARİHİ GELİŞİM SÜRECİ İÇİNDE İSTİHDAM OLANAKLARI VE GELİŞMESİ


ENSAR TURGUT TEKİN

 

SÖKE’DE TARİHİ GELİŞİM SÜRECİ İÇİNDE İSTİHDAM OLANAKLARI VE GELİŞMESİ

 

Söke, coğrafi konumu ve tarihi misyonu ile Türkiye’nin birçok ilinden hem büyük ve hem de ileri boyutları ve geleceği olan bir kent merkezidir. Birinci sınıf ilçeler katagorisine sahiptir .Bugün yüz binin üzerinde nüfusu, güçlü bir ekonomisi, tarımsal üretim potansiyeli ile kapasitesi oldukça ileri düzeylerdedir. Son yıllarda kurulmakta olan Organize Sanayi Bölgesi yatırımları geç kalmış ise de önümüzdeki yıllarda bu açığı kapatarak, mevcut sanayisi ile önemli bir ekonomiye katkı sağlayacaktır. Ülkemizde tarım alanında Avrupa düzeyinde bir makineli tarımsal kalkınma düzeyine ulaşmış, Türkiye de, Pamuk üretiminde ön sıralarda yer almaya başlamıştır.

Eğitim Organları ve Kültürel varlıkları ile de göz dolduran son yıllarda ağırlığını yüksek eğitim kurumlarına yönlendirmiş, bu yönde hızla ilerlemektedir. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi bünyesinde birkaç Fakülte ve Yüksek okul yerleşkelerine sahip olan Söke’nin amacı ileride bir Söke Üniversitesine sahip olmaktır. 

Fiziki mekanları, donanımı, seçkin personel ve kadroları ile her türlü sağlık hizmeti veren iyi bir bölge hastanesine sahiptir. Bu hastane hemen hemen birçok Üniversite hastanesi ile rekabet edecek güç ve kaliteye sahiptir.

Söke Güneybatı Anadolu’nun turizminin kalbinin üzerinde oturmasına rağmen, turizm alanında ciddi boyutları olan adımlar atamamıştır. Kaynaklarını hep Kuşadası, İzmir ve Didim yönünde tercih etmiş ve oralarda dünya çapında turistik yatırımlara sahip olmuştur. Bu yüzden Söke merkezi Kuşadası ve Didim’den daha geri seviyelerde kalmıştır. Turizm devi Kuşadası ve Didim bu dalda Söke’den çok önemli bir gelişim düzeyine ulaşmışlardır. Söke bu açığı ancak sanayi, ticaret ve tarımsal eğitim ürünleriyle dengelemeye çalışmaktadır.

Kuruluşu devam eden “Yeni Söke Organize sanayii” ile de hem bu açığı kapatacak ve hem de İstihdam kenti konumuna geçecektir. Eskiden Söke Makineli tarıma geçmeden önce Pamuk çapasında ve Pamuk toplama alanın da da çok önemli bir istihdam kenti idi. Tarım makineleşince insan gücüne gerek kalmadı. Oysa eskiden Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bozkırlarından binlerce amele gelir, pamuk tarlalarında çalışır, kış gelince memleketlerine geri dönerlerdi. Yüzbinlerle ifade edilen bu işçi varlığı aynı zamanda kente ve kent pazarına da bol ve bereketli ticari yaşam kazandırırdı. Ne yazık ki o günlere alışan Söke halkı ve esnafı, bugün o günleri dört gözle arıyor ama ne yazık ki bulamıyorlar. Pamukta kazanılan paraların önemli bir bölümü Söke’de kalır, bu katma değer Söke’nin gelişmesine katkı sağlardı. Bugünkü mevcut sanayi varlığı her gün birazda ha büyüyen söke’ye yeteri kadar istihdam kaynağı yaratamamaktadır. Yeni kurulmakta olan Organize Sanayii ve ikincisi kuruluş aşamasında olan Söke Batı Çimento Fabrikası bu istihdama bir nebzede olsa katkı sağlayacak ama yeterli olmayacaktır. Nejdet Özekmekçi döneminde projelendirilen  Organize Tarım ve Sera Bölgesi plan ve projeleri çok geniş boyutları olan bir istihdam gücü yaratacak boyut ve kapasitelere sahip olacak. Belediyemiz bu güzel Projeye olumlu bakarak varsa eksiklerini gidererek güçlü birer istihdam kaynaklarına dönüştürmelidir. Elbette bu işler yan gelip yatmakla değil, çalışarak, emek vererek gerçekleşir. İşte buna engüzel örnek “SÖKE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİDİR: KURULDU VE HAYATA GEÇMEYE BAŞLADI” İnsanların her zaman en önemli ihtiyaçları gıda maddeleridir. Ülkemiz Akdeniz İklimine  sahip çok önemli konumu olan bir coğrafyadadır. Türkiye isterse, Doğu Avrupa ve Batı Asya ülkelerine yetecek kadar sebze ve meyve üretme olanaklarına sahiptir. İklimin yanısıra, güneş ve termal kaynakları bol olan ilimizde Söke Organize Sera bölgesi çok önemli bir istihdam kaynağı yaratacaktır.

   Söke uzun yıllar potansiyel kaynaklarını ya İzmir’ ya Kuşadası’na ya da Didim’e transfer etmiştir. Bizim kimselerin parasında ve malında gözümüz yoktur. Ama bu malı ve serveti onlara Sağlayan Söke’ye de ihanet etmemek lazım ki, ileride Söke onlara daha çok verebilsin. Benim Söke’de bir karış toprağım ve dikili bir  ağacım dahi  yoktur. Ömrünü devletine sadakatle çalışıp kazanan bir öğretmen emeklisiyim. Eşimde bende emekliyiz. Biz canımızın istediği yerde yaşamaya hak kazanmış insanlarız. Ne kurulacak fabrikalardan ve nede kurulacak Organize Sera Bölgelerinden bir beklentimiz yoktur. Ama bunlar yapılırlarsa Söke büyür, gelişir, insanları gurbetlere gitmeden çalışarak hayatlarını kendi vatanlarında kazanır ve huzur içinde yaşarlar. Kim istemez vatanının bu güzelliklere, ulaşmasını ve  herkese iş ve aş vermesini?

Söke, tarihi misyonu ve geçmişi ile de çok ünlüdür. Antik Çağın  Tapınak ve Rahipler kenti Milet ve Didim’i, Hipodamus planı ile ünlü ilk çağın planlı Antik kenti priene kenti bu topraklar üzerinde doğmuş, yaşamış ve kurulmuşlardır. Demek ki doğa bu topraklara bereket sunmuş, İlk insanlara Meandros Irmağı bu ovada bereketi bol bol sunmuştur. Bu tarihi misyonu Doğa Filozoflarının ana kucağı olan bu bereketli topraklar yetiştirmişlerdir. Ünlü Tahles, Aneksimenes,  Aneksimandros ve daha bir çoklarının yetiştikleri ana vatanları burasıdır. Yine bu topraklar üzerinde bugünkü batı uygarlığının ana temelleri olan özgür ve bilimsel düşünmenin kaynağında da bu yerler vardır. Mimaride Anıtsal Dönemin ilk adımları burada atılmış, Mimaride “Anıtsal Dönem” başlatılmıştır. Didim’de Apollon adına ünlü Apollon tapınağı inşa edilmiştir. Bugün Dipteros planında  ve Prepteros planında birçok anıtsal boyutlara sahip tapınaklar kurulmuş, yöre ilkçağdan bu yana insanlar için istihdam ve yaşam alanları ve merkezleri olmuştur. Tarihçi Heredot’a: “Burası yer yüzünün en güzel karası, gökyüzünün altında ise en güzel arazisidir!” dedirtmiştir. yapılmış olan tapınak çağdaşları içinde tek ayakta kalanıdır. Çağdaşları olan Efes Artemis Tapınağı, Bizans İmparatoru tarafından söktürülerek, gemilerle İstanbul’a nakledilip, bu malzeme ile Ayasofya kilisesi yapılmıştır. Yine çağdaşı olan Samos’ta tanrıça Hera adına yapılan Hereion ’da da tek bir sütün ayakta kalmışken, Didim’deki Didimaion ayaktadır. Bir sanat harikası olduğu kadarda ülkemize her yıl milyonlarca turist gelmesini sağlamaktadır.

Aynı yıllarda her biri bir halk eğitim merkezi konumunda olan halkı hem eğitip, hem de eğlendirmek amacı ile yapılmış olan devasa Antik tiyatrolar yapılmıştır. Bugün bunların her biri altından değerli tarih varlıklarımızdır. Bu tarih ve kültür eserlerini yerlerinde gelip görmek isteyen milyonlarca meraklıları ve hayranları vardır. İlk çağlarda yörede çok zengin kitaplıklar vardı. Bu kitaplıkların çoğunluğu hele yaşamaktadır ve müzelerimizde sergilenmekte ve bize geçmişten gülümsemektedirler. Bu tarihi kültür kalıntıları, bölgenin istihdam kaynaklarının merkezi ve bereketli toprakların izlerini taşımaktadır. Söke Organize Sanayi Bölgesi gibi mutlaka Söke Organize Sera Bölgesinede kısa sürede kavuşturulmalıdır. Bu kurumun hayata geçmesinde Millet vekillerimiz Sayın Mustafa Savaş ile Metin Yavuz’un destek ve yardımcı olmalarını özellikle istiyoruz. Şimdi iş zamanı ve çalışma zamanıdır!

 

Bu makale 494 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz