söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



GOLF TESİSLERİ İÇİN YENİ İHBARLAR GELİYOR


GOLF TESİSLERİ İÇİN YENİ İHBARLAR GELİYOR

 

Efendim, hani bir laf vardır; altını eşeledikçe yeni yeni şeyler çıkıyor diye, bizler de altını eşeledikçe ortaya çıkanlardan, ya da kulağımıza gelenlerden dehşet içinde kalıyoruz.

Ben eşelemek dedim, siz kazmak deyin. Hani benim sürekli dilime dolayıp sürekli sizlere şikayet ettiğim, hatta yargıya bile gidip davacı olduğum şu golf tesisleri var ya, meğer onların daha başka ne pislikleri varmış da üstleri örtülmüş.

İnsan duyduklarına inanamıyor.

***

Ben bu tesisleri gündemime aldığımda önce suyu zehirliyorlar iddiasıyla yola çıkmıştım. Golf sahalarını kaplayan çimler sürekli biçildiği için kendi besinlerini üretecek foto sentez olayını gerçekleştiremediklerinden sürekli olarak kimyasallarla beslenmeleri gerekiyordu. Kullanılan aşırı kimyasallar ne yazık ki tatlı su rezervlerimizin de kirlenmesine neden oluyordu.

Ben bunları anlatarak ortaya çıktığımda başka bir şey fark ettim. 

Golf tesisleri su parası ödemiyorlardı. İçerisindeki onsekiz delikli iki golf sahası, bini aşkın konut ve birçok sosyal mekandan oluşan bu yerleşke suyu bedava kullanıyordu. Neredeyse uçan kuşlardan bile su parası tahsil edecek olan yetkili kurumlar da bu hırsızlığa seyirci kalıyordu.

Bu hırsızlığı fotoğraflarla belgelemenin ötesinde Söke Kaymakamlığı aracılığıyla Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğüne de şikayet etmiştim. Oradan gelen cevap suçlamalarımız doğru olduğunu, hatta bunun daha fazlası bile olduğunu ortaya koymuştu. DSİ’nin yaptığı tespitlere göre golf tesisleri hem kaçak artezyenlerle su çalıyorlar, hem de tankerlerle bilinmeyen yerlerden de kaçak olarak su taşıyorlarmış. Ayrıca o zamanlar Söke Belediyesi sorumluluğunda olan şebeke suyunu da kaçak olarak kullanıyorlarmış.

***

Sevgili okuyucu, yapmış olduğum araştırmada bu kuruluşun çöplerinin toplanması için katı atık parası da vermediğini öğrenip belediyeye bildirmiştim. Kendilerine cezasıyla birlikte 700 bin lirayı aşkın bir para tahakkuk ettirilerek tahsil edilmişti. Ama su için almaları gereken cezalar verilmedi ya da verilemedi.

Defalarca yazdım, radyo ve televizyonlara çıkıp konuştum, hiçbir işe yaramadı. Üstelik bu konuda yapmış olduğum suçlamaların hiç birine cevap da verilmiyordu.  Golf tesisleri yazılanları ve söylenenleri duymazdan, görmezden geliyordu. Konunun muhatabı olan kamu kurum ve kuruluşları da durumdan vazife çıkarmaya yanaşmıyorlardı.

Dağlardaki suları tesislerine götürmek için istasyon depolar kurmuşlardı. Bazı devlet arazilerindeki kaçak artezyenler için adrese teslim ihalelere tanık olduk.

Hiç kimse bunlara dur demedi.

***

Ben de son çare olarak yargıya başvurdum.  Şikayet dilekçemi verdim ve bu konuda yazdığım birkaç yazıyı da ekledim. Şu ana kadar bir sonuç alamadım. Bekliyorum, Türk Adaleti nasılsa gereğini yapacaktır. Ancak, ben çalınan suyun hesabıyla uğraşırken imar yolsuzlukları konuşulmaya başlandı. Tesisler yeni konut  alanları yapmak için yaklaşık yüz dönümlük bir araziyi daha alıp düzleştirmişler. İmar iznini aldılar mı, aldılarsa kimden ve nasıl aldılar, orası da bilinmiyor. Ama o arazinin imara kapalı olduğunu biliyorduk.

***

Sevgili okuyucu, ben bunları düşünüp bunları yazarken bir kardeşimiz bambaşka bir iddiayla karşıma geldi. Aslında buralarda başka kirli çamaşırlar da varmış. Daha tesisler yapılırken bazı şeyler gözlerden saklanmaya çalışılmış. 

Hele şu yargı süreci hayırlısıyla bir başlasa, daha neler çıkacak neler…

 

Bu makale 835 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz