söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



BARO VE JEOTERMALLER


BARO VE JEOTERMALLER

 

Bazı haberler bana gerçek değilmiş gibi geliyor. Öyle günler yaşıyoruz ki, sanki her şey birbirine girmiş gibi. Hani tabir yerindeyse, kimin eli kimin belinde belli değil.

Aydın Barosu tarafından jeotermal elektrik santrallerine ilişkin sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulduğu açıklanmış. Baro Başkanı ile Genel Sekreteri ve bazı avukatlar da bu başvuruya destek vermişler. Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Avukat İsmail Türkbay bir açıklama yaparak Avukatlık Kanununun 76.maddesine atıfta bulunmuş. İlgili maddenin barolara hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma  görevi verdiğini ifade eden Türkbay’ın açıklamasından bir bölümü huzurlarınıza getiriyorum.

“Yaşama hakkı ile sağlıklı bir çevrede yaşamak en temel insan hakkıdır. Bunun bilincinde olan baromuz çevre kirliliğine neden olduğu ve ruhsatsız çalıştığı kamuoyunun gündemine gelen JES’lere karşı çalışma başlatmıştır…” 

Şu açıklamayı bir hukukçunun, özellikle de ilimizdeki hukukçuların büyük bir bölümünü temsil eden bir kuruluş adına konuştuğunu ifade eden bir hukukçunun yaptığına inanamıyorum.

Sağlıklı bir çevrede yaşamak elbette ki en temel insan hakkıdır da, geçen haftanın gündemi olan termik santrallere filtre takılma meselesinde sesiniz çıkmadı.

Aydın Barosunun değerli mensupları, kıymetli avukatlar, şu anda başkanlığınızı yapan Sayın Gökhan Bozkurt  Sökeli bir hemşerimizdir. Maden şirketleri yıllardır Söke’nin ve hatta Aydın’ın en önemli oksijen deposu olan Beşparmak Dağlarında orman katliamı yapıp yeşili yok ederken, oralardaki tarihi ve kültürel değerleri yok ederken, hatta kazılan çöle döndürülen o alanlar uzaydan bile görülür hale gelmişken neden bir açıklama gereği duymadınız?

O dağların çoraklaştırılması, o güzelim ormanların yok edilmesi o kadar gürültü kopardı. Latmos için bütün duyarlı insanlar ayağa kalktı. O zamanlar bir suç duyurusu girişiminizi duymadık.

***

Yıllardır yazıyorum; Yine Sökeli Baro Başkanımız bilir; Söke’nin yanındaki golf tesisleri kaçak artezyenlerle çevremizdeki dağlarda bulunan tatlı su rezervlerini neredeyse kuruma noktasına getirdiler. Üstelik aşırı kimyasallarla bu suların zehirlenmesine de neden oldular. Sayın Türkbay bu tesisler bütün bunları yaparken devlete de millete de bir kuruş ücret ödemediği gibi o artezyenler için ruhsat da almadı. 

Sahi siz onlar için neden suç duyurusunda bulunmadınız?..

***

Biraz daha devam edelim. Söke’nin yanında buluna çimento fabrikası Söke’nin üzerine yağmur gibi çimento tozları yağdırıp halkın sağlığını doğrudan etkilerken, ufacık bebelerin bile çimento solumalarına neden olurken sizlerde bu hassasiyeti niye göremedik?

Bu JESler yokken biz Menderes Nehri’nin kirliliğinden söz ederdik. Güzergah üzerindeki kentlerin kanalizasyon atıkları, endüstriyel atıklar nehirdeki canlılığı adeta yok ederken seslerini çıkarmayanlar son yıllarda günah keçisi bulmuş gibi suçu Jeotermal enerjiden elektrik üretimi çalışmalarına diktiler. Bu çalışmalardan ne diye rahatsız oldunuz, milli kaynaklar kullanılıp dış güçlere bağımlılığımız azalacağı için mi?..

***

Sayın Baro mensupları, bu ülkede ıspanaktan insanlar zehirlenmeye başladı. Bu ülkede gıda zehirlenmesi teşhisiyle insanlar komaya giriyor.

Çiftçi bile kullandığı ilaçların yaratacağı kirlilik ve zarardan habersiz hale gelmişken siz hangi halk sağlığından söz ediyorsunuz?..

Aslınsa söylenecek laf çok da, kime neyi anlatayım?

Yukarıdaki örnekler bilinmeyen şeyler mi? Zaten bunları bilmeyenlerin çevre konusunda büyük laflar etmeleri yanlış değil mi?..

Sayın Baro Başkanım ve çok kıymetli avukatlar, aslında ülkemizin yaşadığı bu sıkıntılı süreçte bütün aydınlarımızdan olduğu gibi sizlerden de beklentilerimiz çok yüksek. Lütfen popülizmi bırakıp ülkenin gerçek  gündemiyle ilgilenelim.

 

Bu makale 692 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz