Galip Kamiloğlu - İNSAN HAKLARI DEMOKRASİ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ (1)


Galip Kamiloğlu

Emekli Eğitimci

e-mail: galipkamiloglu@gmail.com

 

Galip Kamiloğlu - İNSAN HAKLARI DEMOKRASİ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ (1)

 

10 Aralık İnsan Hakları Haftası çerçevesinde Aydın’da ‘’İnsan Hakları Derneğinin‘’ düzenlediği etkinliğe konuşmacı olarak katılan  İHD Onursal Başkanı Akın Birdal ‘ la etkinlik sonrası kendisinin de  içerisinde aktif olarak yer aldığı   50 yıllık zamana sığdırılan  İnsan Hakları Mücadelenin  temel belgesi niteliğinde  olduğunu düşündüğüm  ve diğer kitapları ile birlikte hediye ettiği   daha çok anılarını  içeren ‘’SARI ZARF’ kitabı üzerine konuştuk.

Sohbet  içerisinde ve sonrası edindiğim  izlenim; kitabında da anlattığı gibi  insan haklarına karşı kişisel hassasiyeti ve arkadaşları ile birlikte ağır bedeller ödeyerek yürüttükleri mücadelede direngenliğin ve adanmışlığın onurlu sahiplenişini gördüm.

Sohbetimiz  sırasında her kurduğu cümlede sıkça  kullandığı  barış , adalet, eşitlik, özgürlük,kardeşlik ,demokrasi ve insan hakları…. Sözcükleri  aklıma Nazım Hikmet’in ‘’…. yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür/ve bir orman gibi kardeşçesine /bu hasret bizim ….’’ şiiri geldi.

Ve ülkemizde  neden  bu sözcükleri/kavramları konuşamıyoruz da;  yolsuzluk, yoksulluk,kadına şiddet,darbeler, darbe girişimleri, kanal İstanbul, tank-palet ihalesi, eğitimde dinselleşme vb. konular gündemimizi oluşturuyor. Bence insanlığa dair bu kavramların ülkemizde yaşam bulamaması  konuşulmaması ,tartışılmaması  hatta gündeme getirilmesinin bazen sakıncalı  sayılması yukarıdaki olumsuz toplumsal sorunların ana sebebini oluşturduğunu düşünüyorum.

12 Aralık 1990 yılında kabul edilen ve dönemin Cumhurbaşkanı Turgut ÖZAL tarafından imzalanan ‘’Yeni Bir Avrupa İçin Paris Şartı Bildirgesi’nin’ kısa özeti sayılacak aşağıdaki alıntılarla  yazımın başlığına dair bazı bilgileri paylaşmak istiyorum.

İnsan hakları ve temel özgürlükler , tüm insanların doğumla  gelen haklarıdır, vazgeçilmezdir  ve yasal  güvenceye  alınmıştır  korunması  ve  geliştirilmesi,  hükümetlerin ilk sorumluluğudur. Bunlara  saygı, bir  zorba  devlete  karşı  zorunlu  bir  güvencedir. Bunların  gözetilmesi  ve  tam  olarak uygulanması, özgürlük, adalet ve barışın  temelidir.

Demokratik  yönetim, özgür ve adil seçimler yoluyla düzenli olarak  tekrarlanan  halkın  iradesine dayanır.  Demokrasinin temelinde insana saygı ve hukukun üstünlüğü  vardır.  Demokrasi  ifade  özgürlüğünün, toplumun tüm  gruplarına  yönelik hoşgörünün ve her bir birey için  fırsat  eşitliğinin en iyi  güvencesidir.

Demokrasi, temsili ve çoğulcu nitelikleriyle, seçmene karşı sorumluluğu, kamu makamlarının yasalara  uymak yükümlülüğünü ve yansız idare edilen  adaleti  gerekli kılan. Hiç kimse yasanın/hukukun  üstünde  değildir.

Bu hükümler bildirgeye imza atan ülkeler için bağlayıcı hükmündedir. İyi de gelin görün ki! uygulama sahalarında bu ‘’Demokrasi ve Birlik Evresi’’ başlığıyla imzalana metne kim ne kadar uyuyor?

Ne yazık ki ! Ülkemizde hemen hemen her gün karşılaştığımız hak ihlalleri, adalet arayışları, seçmen iradesinin  yok sayılması, eğitimde eşitsizlik, farklı olanlara karşı hoşgörü sınırımız, hukukun üstünlüğü konularında sicilimizin pekte iyi olduğu söylenemez.

Türkiye’nin de imzasının bulunduğu ‘’PARİS ŞARTI’’ ilgili ülkelere Ekonomik İşbirliği, Güvenlik, Çevre, Kültür ve  İnsani Boyutu başlıklarıyla da karşılıklı yükümlülükler getirmektedir.

 Yazıma kaldığız yerden devam edeceğim.

 

Bu makale 410 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz