Galip Kamiloğlu - İNSAN HAKLARI DEMOKRASİ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ (2)


Galip Kamiloğlu

Emekli Eğitimci

e-mail: galipkamiloglu@gmail.com

 

İNSAN HAKLARI DEMOKRASİ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ (2)

 

‘’Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdanla donatılmışlardır, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.

İnsan hakları ile ilgili mücadele yürüten kurum/kuruluşların ortak ilkesi ‘’İnsanın doğumla getirdiği haklarına ve temel özgürlüklerine saygının kesin ve değişmez olduğudur. Herhangi bir kimseye karşı, her biçimi ile, ırksal ve etnik ,yabancı düşmanlığı gibi ayrımcılığın yanı sıra dinsel/inançsal ya da ideolojik temelde yapılan zalimliklere karşı kararlı bir mücadele etmeyi vaat etmeleridir.

Vurgularız ki ; ayrımcılık olmaksızın, her birey; düşünce, vicdan,ve din ya da inanç özgürlüğü, ifade özgürlüğü, örgütlenme ve barışçıl biçimde toplanma özgürlüğü seyahat özgürlüğü hakkına sahiptir.

Hiç kimse, keyfi tutuklama ya da göz altına alınmaya, işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muameleye ya da cezaya maruz bırakılamaz/tabi tutulamaz.

Herkes ayrıca, haklarını bilme ve onlara dayanarak davranma,özgür ve adil seçimlere katılma bir suç istinat edildiğinde adil ve aleni yargılanma ,tek başına ya da birlikte mülk sahibi olma ve bireysel girişimde bulunma, kendi ekonomik, toplumsal ve kültürel haklarından yararlanma ve kullanma hakkına sahiptir.

“Avrupa İçin Paris Şartı Belgesin”den alıntı yaptığım yukarıda ki ilkelere / yaklaşımlara itirazı olacak birey ya da demokrasi ile yönetildiğini iddia  eden  hiç bir devletin de olacağını düşünmüyorum.

Türkiye’de eğer bir insan hakları tartışması yürütülecekse her türden çıkarcı / yancı yaklaşımlardan sıyrılarak altına imza attığımız yukarıda ki şartlara bakarak ‘’İnsan Hakları’’ sicilimizi/karnemizi görebiliriz. Bir kaçını yüzeyselde  olsa tartışalım.

*Düşünce, inanç ve ifade özgürlüğü ,barışı savunma , toplantı  ve seyahat özgürlüğü hakkı: Yargılanan Akademisyenler, Alevi doğup, Sünni ölen Aleviler, kayıplarını arayan Cumartesi Anneleri, Barış Anneleri, kadına karşı şiddeti protesto eden ‘dansçı’ kadınlar ve pasaportuna el konulan onlarca yurttaş.

* Kimse keyfi tutuklanamaz hakkı: Hemen hemen her gün  basından haberlerini  aldığımız sabahın saat  beşinde evlerinden alınan ve neden yargılandığını bilmeden tutuklana insanlar, kötü muamele gördüğü iddia edilen ve kamuoyuna yansıyan mahpuslar… Çevre direnişlerinde gözaltına alına köylüler.

*Özgür ve adil seçimlere katılma,suç işlemişse adil yargılanma,mülk sahibi olma ve ekonomik özgürlük hakkı: İstanbul’da 31 Mart seçim sonuçlarını kabullenmeme ve seçimlerin yenilenmesi, seçmeninden yüzde altmışın üzeride oy olan seçilmiş yerel yöneticilerin yerine kayyımların atanması, sosyal medya üzerinden akaret suçlamasıyla yargılanan yüzlerce insan…

“İNSAN  HAKLARI İLE İNSANDIR” Ülkemize ve toplumumuza karşı sorumlu olduğumuzu düşünüyorum…

 

Bu makale 352 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz