Ensar Turgut Tekin - DEVLET HASTANESİ SÖKE'NİN GURURUDUR!


Ensar Turgut Tekin 

DEVLET HASTANESİ SÖKE’NİN GURURUDUR!

 

30 Kasım 2019 Cumartesi günü, şiddetli bir üşütme ile aniden çok hasta oldum. O gece, sabaha kadar ateşler içinde yattım. Sabah olunca kardeşim, beni Söke Devlet Hastanesi Acil Servisine götürdü. Acil servis doktoru beni muane ettikten sonra akciğerlerimin filimini çektirdi. Sonuç: “Ağır Zatüre” teşhisi kondu. İlk müdahale olarak, serum ve antibiyotik verildi. Doktor, kardeşime hastayı göğüs servisine tedavi olması için yatıracağız, demiş. Sonrada eklemiş: “Bu hastalık ancak, hastanede programlı bir biçimde tedavi olur. Evde bu tedavi yapılamaz!”

Doktorumuzun önerisine uyarak, göğüs servisine yattım. Gögüs Servisi Uzmanı Dr. Aysel Hanım beni yeniden muayene ettikten sonra bana:

-Amca, “Ağır bir Zatüre” geçiriyorsun. Seni on gün misafir ederek tedavi edeceğiz. Bende Dr. Aysel Hanım’a:

-Bu işin uzmanı sizsiniz, ne gerekiyorsa lütfen yapınız, dedim. Sağolsun  planlayarak uygulamaya başladığı tedavi gece ve gündüz hiç aksatılmadan devam etti. Bende tedavinin sonucunu almaya başladım. Solunum düzenlendi. Ciğerlerim işlevlerini yapmaya başladı. Geceleri rahat uyumaya başladım. Hastaneye yattığımın sekizinci günü doktorum Aysel Hanım izine ayrıldığından dolayı beni yine göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Ömer Faruk Bey’e devretmiş. Dokuzuncu gün, odama Dr. Ömer Faruk Bey geldiler. Bana:

-Amca, doktorunuz Aysel Hanım izinli olduğundan bundan sonraki tedavine ben bakacağım, dedi. Sağ olsunlar o günden sonraki tedavime onun hazırladığı programla devam ettik. On gün sonra Dr. Ömer Faruk Bey, Kan ve idrar incelemeleri yaptıktan sonra, yeniden akciğerlerimin filimini çektirdikten sonra bana:

-Amca hastane tedaviniz gayet başarılı sonuçlar verdi. Ciğerler açıldı. Solunum düzenlendi. Bundan sonra artık evde dinleneceksiniz. Sizi bugünden itibaren taburcu ediyorum, dedi ve 01.12.2019 Pazar günü yattığım Söke Fehime-Faik Kocagöz Devlet Hastanesinden 10.12.2019 günü tedavi olmuş olarak çıktım.

Benim, yaşım 74 olmasına rağmen hayatım boyunca hiç bu kadar uzun süreli hastanede yatmamıştım. Hastanede yatmak elbette kolay değil. Sağlıklı bile olsanız, oranın ortamından elbette rahatsız olacaksınız. Serum takılırken, kan alınırken, iğne yapılırken birazda olsa canınız yanıyor. Bunlara katlanmak zorundasınız. Çünkü sağlığınıza kavuşmak için bu acılara ve sıkıntılara katlanmak zorundasınız.

SÖKE DEVLET HASTANESİNDE GÖREVLİ PERSONEL

Devlet hastanesinde görev yapan personel birkaç grup halinde hizmet veriyorlar. Bunların başında Sağlık hizmeti veren hemşireler başta geliyor. Bu grupta görev yapanlar doktorlara en çok yardımcı olan gruplardır. Gece ve gündüz doktorların uygulamakta oldukları programları aksatmadan uyguluyorlar. Hastanenin başarıya ulaşması için devamlı çalışıyor ve çaba harcıyorlar. Bunların dışında bir ikinci grup daha var ki onlarda Tıbbı araçları kullanan uzman ve teknik personel. Bunlar ise rötgen ve benzeri tıbbı cihazları kullanan teknik personel ile laboratuvarlar da çalışan yine uzman olan personeller ki bunların hizmetleri de çok önemlidir. Bunların yapmış oldukları çalışmalarda tedavide bir bütün oluşturuyor ve doktorlara önemli destek ve yardımcı oluyorlar.

Bunların dışında bir başka grup daha var ki bunlara ise Hizmet Personeli deniyor. Bu gruba hastanenin temizlik hizmetlerini yapan personeller ile yemek yapan ve servis eden personeller ile benzeri diğer personeller dahil oluyor. Çarşafların yıkanması, ütülenmesi, değiştirilmesi gibi bir çok işi yapıyorlar. Gördüğüm ve gözlemlediğim kadarı ile hastane personeli de doktorlar, hemşireler, teknik personel kadar uyumlu ve disiplinli bir çalışma çabasındalar. Gerçekten Söke Devlet Hastanesi bu özverili personel sayesinde pırıl pırıl tertemiz ve bakımlı.

Hastanede gözlemlerimden kaçmayan birçok genç hemşire adaylarının varlığı oldu. Bu gençler, çok çalışıyor ve bir çok işte hastane personeline kendi branşları dahilin de yardımcı oluyordular. Bunları merak ederek sordum. Bu gençler öğrencilermiş hastanede uygulamalı eğitim alıyorlarmış. Bu konu ülkemizin bir çok kurumuna örnek olması açısından biraz üzerinde durmak istiyorum.

YAPARAK YAŞAYARAK UYGULAYARAK ÖĞRENME MODELİ

Kırk yıllık öğretmenlik hayatımda hep hayal ettiğim bir modeli, Söke Devlet Hastanesin de uygulanırken gördüğüm için çok mutlu oldum. Söke Fatma -Suat Orhon Sağlık Okulu Öğrencileri okulda gördükleri derslerin uygulamalı bölümünü Söke Devlet Hastanesinde yaparak yaşayarak uygulayarak öğreniyorlarmış. Bu gençler hastanede görevli ablalarının ve ağabeylerinin rehberliğinde hastalara serum takıyor, enjeksiyon yapıyor, kan alıyor ve diğer işleri yapıyorlar. Öğrenciler, okullarında gördükleri dersleri Söke Devlet Hastanesinde uygulamalı olarak öğreniyor ve pratiklik kazanıyorlar. Geleceğin sağlık personelini oluşturuyorlar.

Ülkemizde 81 Milyon insan yaşamaktadır. Bunca insana sağlık hizmeti vermek kolay değildir. Bütçemizin çok önemli bir kaynağı Sağlık ile eğitim hizmetlerine ayrılmasına rağmen bu hizmetler ne yazık ki istenen düzeye ulaşamamıştır. Hani halk arasında bir deyim var ya: “Yırtık büyük, yama küçük”, dileğimiz, “Yama büyük, yırtık küçük” olsun da açık kalmasın! Allah, bu Millete inşallah o günleri de gösterir.

Trenin katarı ne kadar uzun olursa olsun, O katarı ancak lokomotif çeker! Söke Devlet Hastanesi vagonları çok olan bir katar gibidir. Bu treni ise yürüten ise lokomotifidir. Söke Devlet Hastanesi yönetimi bu çok güçlü ve başarılı bir biçimde bu yükü ağır olan katarı sürüp götürüyor. Bu zor ama kutsal görevde hizmet alan ve bu hizmeti başarılı bir biçimde yürüten Söke Devlet Hastanesi Yönetimine ve bütün personeline teşekkür ederim. Yeni yıllarını kutlar ve nice mutlu yıllar dilerim. Her yönüyle Söke Devlet Hastanesi Sökenin en değerli varlığı ve gurur kaynağıdır! Ona, hep birlikte sahip çıkalım. Çünkü ona, hepimizin ihtiyacı vardır.

Hastalığım nedeniyle okuyucularımdan ayrı kaldığım ve köşemde yazamadığım için üzgünüm ve okuyucularımdan özür dilerim. Hastalığım süresince ziyaretime gelen dostlarıma da çok teşekkür ederim. 

Yeni yılın, Ülkemiz, Sökemiz, Milletimiz için ve bütün insanlığa barış, huzur ve refah getirmesini dilerim.

 

Bu makale 359 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz