Ensar Turgut Tekin ÜNLÜ FRANSIZ YAZARI PİERRE LOTİ'NİN BİR MAKALESİ (TÜRKLER HAKLIDIR!)


Ensar Turgut Tekin - ÜNLÜ FRANSIZ YAZARI PİERRE LOTİ’NİN BİR MAKALESİ (TÜRKLER HAKLIDIR!)

                                                    

 

Fransız Akademisi üyesi ve Türk dostu Pierre (Pier) Loti’nin, 18 Mart 1919 tarihli (Le Figaro) gazetesinde Türkler’ i savunan “Plaidoyer pour les Turcs” başlıklı bir makalesi yayınlanmıştır. Makale tarihe ışık tutması ve bugün batılılarca bir koz olarak kullanılan “Ermeni Soy Kırımı” masalına yansız ve objektif olarak bakarak değerlendirdiği için bugün unutanların anımsamaları için yeniden ve aynen yayınlıyoruz. Belki iki yüzlü batılılar bu tarihi gerçeği hatırlarda ikide bir “Ermeni Soy Kırımı oyunlarını” ortaya koyarak sahnelemeye çalışmazlar!

PLAİDOYER POUR LES TURCS! –(PİERRE LOTİ) TÜRKLER HAKLI!

“Biz  Kırım Savaşı’ndan bu yana Türkler için ne yaptık? En amansız düşmanlarıyla bir olmaktan, onları en ağır tavizleri vermeye zorlamaktan, üstelik bütün gazetelerimizde onlara hakaretler yağdırmaktan başka ne yaptık?

Bugün çaresiz bir durumda olan bu eski müttefiklerimiz I.François’den beri dostluklarına sadık kalmışlardır. Ama biz bunu inkâr ediyoruz. Asırlardan beri kendilerini ezmeye çalışan Rus  devinin tehditlerinden kurtulmak için yakaladıkları fırsatı, şüphesiz tek fırsatı değerlendirmek için kendilerini Almanya’nın kollarına attı diye, bütün bunları bilmezlikten gelerek onlara kızıyoruz. Bize ne mecburiyetleri, ne borçları vardı, söyler misiniz lütfen?

Ama, Şark iftirası yapacağını yapmış, eserini tamamlamıştır. Şimdi Batı’da ve hatta bizde, Türkler kanun dışı paryalar olarak görülüyor ve Barış Konferansı’nda yalnız o iftiracıların nutukları dinleniyor. Türkler öz vatanlarında, tam bir dil ve din birliği içinde, erdem ve namus ile yaşayan ezici bir çoğunluk değil midir?

Gerçekten, onları umutsuz bir eyleme itmekten ve bu suretle onların yurdunda iğrenç oyunlarını sürdüren kışkırtıcı ajanların safında yer almaktan korkmalıydık.

Türkler’ in savaş sırasında bile bize yaptıkları iyiliği, istisna davranışı, ancak kötü niyetliler inkâra cüret edebilirler. Ve bizim nasıl teşekkür ettiğimize bakın!

Ah, ah, Kahraman deniz subaylarımızdan birinin uzun mektubunu ne büyük bir heyecanla okudum! Kumanda ettiği şanlı savaş gemisi her taraftan isabet alarak batmış.

Ağır yaralı kumandan, boğulmaktan kurtulan yine ağır yaralı ve bitkin diğer denizcilerle, su üstündeki döküntülere tutuna tutuna kıyıya doğru yüzmeye başlamışlar. O zaman Türkler, Almanlar gibi davranıp onların mitralyöz ateşine tutmamışlar, çıkabilecekleri uygun kumsal göstermişler. Kayık olmadığı için suya girip yaralılarımıza yardım etmiş, kıyıya çıkarmışlar. Sonra da müfrezenin kumandanı olan Türk subayı gelip askerce selamlamış onları. Subayından en küçük erine kadar hepsinin elini sıkmış, şerefli asker muamelesi yapmış onlara. Daha sonra Fransızca olarak, üç renkli sancağımızı taşıyan gemiye ateş etmek zorunda kaldığı için büyük üzüntü duyduğunu söylemiş…

Elimde, katliam kışkırtıcılarının, Ermeniler’ in, dünya savaşı başlarken Anadolu’da yaptıklarını anlatan çok kabarık dosyalar var. Kontrol edilmiş, imzalanmış, tekrar tekrar doğruluğu onaylanmış dosyalar…

O zaman Ermeniler Osmanlı tebası idi, tam bir huzur içinde yaşıyorlardı. Buna rağmen Rus işgal kuvvetlerine katılmakta, onlara casusluk ve klâvuzluk yapmakta asla tereddüt etmediler. Şehirlerde ve köylerde Türk evlerini düşmana göstermekle kalmayıp, bu evleri ilk yakanlar, olanca güçleri ve acımasızlıklarıyla işkence edenler, katliam yapanlar onlar oldular. Dünyada hangi Millet vardır ki, öz yurdunda ve savaş ortasında, böylesine ağır suç işleyenleri, bu ihanetleri, şiddetle cezalandırmasın?- Pierre Loti (Fransız Akademisinden –Çeviren R. Özdek-) Kaynak Tercüman Gazetesi 20. Yüzyıl Ansiklopedisi Cilt:1).

Değerli okuyucularım, yukarıda okuduğunuz makale günümüzden tam 101 yıl önce yazılmış ve Fransa’da yayınlanmıştır. Türk dostu yazar Pierre Loti tarafından kaleme alınmış, doğruları dile getirmektedir. Batılılar içinde de Loti gibi doğruları yazarak dile getiren gerçekçi yazarlarda vardır. Ama ne yazık ki bunları okuyup ta tarihi çarpıtmayan gerçek politikacılar ise ne yazık ki fazla yoktur. Bu politikacılar, o kadar çok Türk düşmanıdırlar ki kendi yazarlarının yazdıklarını bile okumadan anlamadan Türk düşmanlığı yapıyorlar. Şimdi kısaca şu Ermeni Meselesi nedir? Onu hatırlatalım.

ANADOLU’DA ERMENİ ZULMÜ

Birinci Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu’ya giren Rus birliklerinden destek alarak Müslüman Türk Halkını katleden, savunmasız ahaliyi camilere doldurup diri diri yakan Ermeni Çetelerinin yaptıkları mezalim son zamanlarda ortaya çıkan toplu mezarlarla daha iyi anlaşılmıştır. Bu mezalimleri önlemek, Doğu Anadolu’da Ermeni katliamlarını durdurmak amacı ile Yeni Türk Hükümeti Ermeniler’ e taarruz kararını 4-8 Haziran gününde alarak bu amaçla Kâzım Karabekir Paşa’yı Doğu Cephesi Kumandanlığına tayın etmişti.

Yeni Türkiye hükümeti  düzenli bir ordu kurma hazırlığı içindeyken, batıda Yunanlılar, doğuda Ruslar’ ın silahlandırdığı Ermeniler, güneyde ise Ermeniler ile işbirliği halinde olan Fransızlar saldırı ve işgallere başlamış bulunuyorlardı. Türk Ordusunun çekilmesi ile boş kalan Batum, Kars, Ardahan ve bu bölgelerdeki bazı illerde Ermeniler Türkler’i Yok etmek için katliam başlatmışlardı. Bu katliamlara hiç acımadan devam ediyorlardı. Güzel yapıları yıkıyor, insanları camilere doldurup ateşe veriyor, kuyulara atarak canlı canlı üzerlerini kapatarak ölüme terk ediyorlardı.

Bu vahşete son vermek için harekete geçen Kâzım Karabekir Paşa ilk hamlede Sarıkamış’ı geri aldı. Ermeniler dört gün içinde bozguna uğratıldı. Böylece Yeni Türkiye hükümeti ilk Zaferini Kuzeydoğu Anadolu’da kazanmış oldu.

 

Bu makale 402 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz