söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Ensar Turgut Tekin - DERS ALINACAK GERÇEKLER VE DAMAT FERİT PAŞA'NIN YANLIŞ POLİTİKALARI


Ensar Turgut Tekin

 

DERS ALINACAK GERÇEKLER VE DAMAT FERİT PAŞA’NIN YANLIŞ POLİTİKALARI

 

6 Temmuz 1920’de Osmanlı Hükûmetinin itirazını müttefikler incelemiş ve Fransız Başbakanı ve Dışişleri Bakanı olan M. Milran, bu itiraza Müttefikler adına şu cevabı vermişti:

-“Müttefikler Türkiye’nin diğer milletler üzerindeki egemenliğine artık son verilmesi zamanının yaklaştığını açıkça görmektedirler. Son 20 sene içinde Ermeniler işitilmemiş vahşetlerle öldürülmüşlerdir. Muharebe sırasında Osmanlı Hükûmetinin Tenkil , Tehcir ve kötü muameleleri geçmişte yaptıklarını pek çok aşmıştır. 1914 yılından beri uydurma bir ihtilale dayanan, akla gelmedik bahanelerle erkek ve kadın ve çocuk 800 bin Ermeni öldürülmüş ve 200 bin Rum ve Ermeni vatanlarından sürülmüştür. Bundan dolayı müttefik devletler Türk çoğunluğu bulunmayan araziyi Türk kontrolundan kurtarmaya karar vermişlerdir. Bunun için büyük devletler, Amerika Cumhurbaşkanının haklı ve insaflı bir surette tayin edeceği bir sınır içinde hür bir Ermenistan kurmaya ait maddeleri hiçbir şekilde değiştiremezler.” Diyordu. Fransız başbakanı bu beyanatını aşağıda okuyacağınız delillere dayanarak yapıyordu. Bu deliller neydi ve kimin ağzından çıkmıştı? Gelin birlikte okuyalım:

O gün Fransız  Başbakanı ve Dışişleri Bakanının bu konuşmasında sarf ettiği 800.000 bin kadın, erkek ve çocuk Ermenin öldürülmüş olduğu sözleri aynen Osmanlı Sadrazamı (Başbakanı) Damat Ferit Paşa’nın hiçbir kayıt ve resmi belge ve bilgiye dayanmadan, sırf eski ittihat ve Terakki hükümetini  yermek ve kötülemek maksadı ile, Osmanlı Âyan Meclisinde (Seneto) yaptığı resmi bildiriye dayanıyor. Osmanlı başbakanının bu bildirisi şimdi Fransız Başbakanı tarafından senet gibi kullanılıyordu. Bu tür konuşmalar, düşmanlarımızca bize çevrilmiş silah gibiler. Onun için yetkililer politikacıları veya geçmiş hükümetleri kötülemek amacı ile yanlış söylemlerde bulunmamalıdır. Damat Ferit Paşa, İttihat ve Terakki Partisinin geçmiş hükümetini kötülerken, baltayı taşa vurmuş, nerede ise Doğu Anadolu’yu kaybetmemize neden oluyordu.

Kitabın yazarının bu konuda şöyle bir notu var: ”Bu ifadeyi buraya büyük bir teessürle kaydediyorum. Partizanlık ve iktidar hırsının bu şeni örneğini, bugün dahi, bir ibret vesikası olarak genç kuşaklara göstermek arzusu ile, bu ifadeleri buraya aldım.”diyor.

Alacağımız ders şudur: ”Bir Türk Başbakanı kendisinden evvelki iktidarı kötülemek için, bizzat Ermeniler’in öldürüldüğünü söylemekten çekinmemiş ve düşmanın eline bir koz vermiştir.” Olmaması gereken bir beyanatı Damat Ferit sırf iktidar olma hırsıyla yapmış ve Türkiye aleyhine düşmana koz vermiştir.

Hoş, bu hadise Damat Ferit Paşa’nın bütün bir İstiklâl harbi boyunca kırdığı potların sadece bir tanesidir. O bundan daha kötülerini de yapmış, Vatanımızın Kurtarıcısı Atatürk’e bile idam hükmü verilmesi için çaba harcamıştır.

O Damat Ferit Paşa Ki, Maltaya sürülen Türk esirlerden hasta olduğu için Türkiye’ye iade edilmesi İnglizler tarafından teklif edilen Şeyhülislam Hayri Efendi’nin, sırf “ittihatçıdır” diye Türkiye’ye gelmesine itiraz etmiş yine  Malta’ da esir bulunan Osmanlı Teşkilatı Mahsusasının  kurucusu ve eski başkanı Kuşçubaşı Eşref Bey’in bir eski eşkıya ve ittihatçıların bütün suçuna ortak bir asi olduğunu söylemişti.

Osmanlı Başbakanının bu cevabına İngilizlerin vermiş olduğu cevap, gerçekten ibret vericidir: “Bütün Müslümanların Şeyhülislamı olan Hayri Efeninin hakikaten hasta olduğunu, Türkiye iç politikasının kendilerini ilgilendirmediğini; bir asi ve İttihatcıların suç ortağı diye tavsif edilen Teşkilatı Mahsusa Başkanın da, sırtında üniforması ile Muharebe meydanında ölüm halinde yaralı olarak esir edildiğini ve kendisine şerefli bir harp esiri muamelesi yapılabileceğini,” bildirmişlerdi.

Bu cevap, Damat Ferit Paşa’ya, ve onun şahsında onun gibi düşünenlere, bir düşmanın  verebileceği en ağır cevaptı.

İttihatçılara duyduğu kin ve siyasi düşünce farkı yüzünden onları kötülemek için meclis kürsüsünden yalan bile söyleyebilen damat Ferit’in kişiliği tarihçe vatan haini olarak tescil edilmiştir.

Fakat Malta sürgünleri hadisesinde İngilizlerin verdiği cevabı, Fransız Başbakanı verememiş, aksine onun söylediklerini aleyhimize bir delil olarak kullanmıştır. Bugün bile sahnelenen bu Ermeni oyunun temeli Ferit Paşanın Osmanlı Ayan Meclisinde yaptığı konuşmaya dayanıyor. Batılılar: Bu beyanatı bizzat Osmanlı Senato Meclisi’nde Osmanlı sadrazamı beyan etti diyorlar! İşte bugün bazı muhalifler, Yanlış beyanlar vererek ülkemize ve devletimize zarar veriyorlar. Aslında bazı şeyler ağızda sakız gibi çiğnenmemelidir.

Bir ibret verici derste Lozan’da barış görüşmeleri sırasında Yunan Başbakanı Venizelos’un konuşmasına İsmet Paşa’nın verdiği cevaptır.

28 Ekim 1922’de galipler ile mağluplar Lozan’a çağrıldılar. Ermeniler’de Lozan Barış konferansına katılmak için mürecaat ederek bazı taleplerde bulundular. Konferansta bu istekler üzerinde durulmuş, bilhassa Venizelos’un Ermeniler hakkındaki sözleri üzerine Türk Murahhas Hey’ eti Başkanı İsmet Paşa özet olarak şunları söylemiştir:

“M. Venizelos’un bu sözleri hakikaten hayret vericidir. Kendileri Anadolu’yu istila ettikleri zaman Ermenileri zorla silah altına almış ve Türkler’e karşı savaşa zorlamışlardı. Avrupa’daki Ermeni liderleri buna karşı yunan hükumetine ricada bulunmuş, Ama bu ricalar hiç nazarı dikkate alınmamıştı. Harpten sonrada Yunanlılar yaptıkları  bu vahşeti  Ermenilere isnad  etmişlerdi Ayrıca bir kısım Ermenileri’ de yanlarında götürmüşlerdi. Binaenaley, dünyada Ermeniler açıkça acımaya cür’et edebilecek hükümetlerin sonuncusu, onların  felakete sürüklenmesine sebep olan Yunan ve İngliz hükümetleri olmalıdır. Türkiye’de ki Ermeniler’in, asırlardır olduğu gibi Türklerle beraber mükemmelen geçinerek müreffah yaşamaları için hiçbir engel yoktur.”

Yunan Başbakanı kafalı bir adam olsa idi, İngiliz şişirmesi ile İzmir’e hiç çıkarmıydı? Oda, Damat Ferit gibi ülkesine ihanet eden hayal perest bir kişi idi.

Bütün bu olaylar bize ders almamız için yazılmıştır. İbret edilecek konulardır.

Biz okumayan ve araştırmayan bir millet olduk. Okuyup araştırabilsek çok şeyleri okur ve öğreniriz, ama ne yazıkki okumuyoruz. Lozan’da bir mağlup başbakan olan Venizelos’un ne konuştuğunu hiç merak ettiniz mi? Eğer etmişseniz, araştırın bakalım. İsmet Paşa bu sert çıkışı niçin yapmıştır? “Anlıyana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az!” demişler.

Öyle sanıyorum ki kendilerine yazar diyenler, bu soruyu bulur, okur ve yazarlar. Gazete köşelerinde bazen ibret alınacak yazılar okuyoruz. Bu yazılar geniş boyutlarda ele alınarak araştırılmadan yazılan yazılardır ve kulaktan dolma belgesiz kaynaksız yazılardır. Bunları iyice araştırmadan doğrularını öğrenmeden inanmayın ve başkalarına da anlatmayın. Çünkü böyle yazılar amaçlı ve planlı yazılardır. Amaçları ise halkı kandırmak ve aldatmaktır. İsmet Paşa için hep Lozan Karalaması yapanların çoğunluğu Kurtuluş savaşı karşıtı padişah yanlısı ve Ferit Paşa kafalıdırlar! Bu kafada olan hale Türkiye’de bir çok insan ne yazık ki vardır.

Diyorlar ki İsmet Paşa, Mora Yarımadasını düşmana verdi. Mora Yarımadası Yunan anakarası ve Yunanlıların ana vatanı idi. Kimin malını kime vermeyecek ti? Yunan halkı nereye yerleşecek ti? Daha benzeri birçok konu vardı. Lozan’da insanların özgürce kendi toprakları üzerinde iyi komşuluk ilişkileri içinde dostça yaşamaları için bir ortam yaratıldı. Her gün birbirlerine düşman olan toplumlar yaratılmadı. Barış ortamı yaratıldı. Bu ortam uluslar arası kuruluşlarca da onaylandı .Bugün farz edelim ki Mora Yarımadasını alaydık. Oradaki Yunanlıları ne yapacaktık? Başka yerlere mi sürecektik? Başkaları onları kabul ederlerdi mi? Birlikte yaşayabilir miydik? Onca yıl birlikte yaşamamıza rağmen sonunda ayrılmak zorunda kalmadık mı? Lozan milletlerin kendi kaderleri ile kendi toprakları üzerinde iyi komşuluk ilişkileri içinde yaşamalarına zemin oluşturmuş bir barış konferansıdır. Herkese yaşama hakkı tanıyan demokratik ortamlar yaratan bir anlaşmadır. Lozan’da alınan karar ve kurallara uyulduğu sürece sorun olmaz! Ama bu kural ve koşullara uyulmadığı taktir de sorunlar yaşanır. Lozan’a ilgili devletlerin uymaları şarttır

 

Bu makale 100 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz