söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



AYDIN VALİSİ ÇOK AĞIR KONUŞMUŞ


AYDIN VALİSİ ÇOK AĞIR KONUŞMUŞ

 

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger gazetecilere bir yemek vermiş. Biz katılamadık elbette. Basına düşen haberlerde görüyoruz ki o yemekte Sayın Vali çok anlamlı bir konuşma yapmış.  Doğrusu önce yadırgadım. Bizler bürokratların böyle açık, lafı dolandırmadan yaptığı eleştiri ve durum tespitlerine çok da alışkın değiliz. Ama Vali Bey gerçekten de iyice dolmuş olacak ki söyleyeceklerini eğip bükmeden söylemiş.

Kullandığı şu ifade aslında çok anlamlıdır.

“Biz yolcuyuz, sizler hancısınız…”

Eğer gelen mülki amirler başta olmak üzere, bütün bürokratları hizmet için yüreklendirir bu türlü çalışmalarında destek verirsek elbette yolcu olmaktan çıkıp bu kentin bir hemşerisi olurlar. Ama kolaylaştırmak yerine sürekli zorlaştırıp işi yokuşa sürersek gelenler kendilerini yolcu olarak görüp sorumluluk almaktan kaçınırlar.

Belki de Aydın ve ilçelerinin son yıllarda geldiği durumun özeti budur.

***

Bu kent Türkiye’nin en bereketli kentleri arasındayken, şimdi sürekli fakirleşen bir kent olarak anılıyor. Zamanında çalışıp para kazanmak için buraya gelen mevsimlik işçilerin geldikleri o iller şimdi hem gelişmişlikte hem de refah seviyesinde bizi geçtiler. Biz hala kuyu kazıyoruz. Birbirimizi yerken gelen bürokratları da canlarından bezdiriyoruz.

Sayın Vali çok duygusal bir konuşma yapmış:

“Biz geçiciyiz. Bakın biz bir gün buradan gideceğiz. Biz yolcuyuz, siz hancısınız. Bu şehrin kıymetini bilin. Bu şehir müstesna bir şehir.”

Tarih boyunca kurulan antik kentlerden de söz ederek bu coğrafyanın havasıyla, suyuyla ve toprağıyla tarihin en eski çağlarından bu yana bir cazibe merkezi olduğunu vurgulayan Vali Köşger bazı kısır çekişmelere de isyan ediyor.

“Avrupa Birliği’nde Türkiye’den coğrafi işaret tescili almış 3 üründen birisi Aydın inciri. Şimdi jeotermal ile mücadele adı altında Aydın incirini lekelemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Çıkmışlar ‘zararlı diye’ incir hediye etmiyorlarmış. Ben Aydın incirini hem yiyorum hem de herkese hediye ediyorum. Eğer parasından kaçınıyorlarsa bu şehrin en önemli değeri olan inciri lekelemesinler. Bundan dolayı yalan söylüyorlarsa gelsinler inciri ben vereyim. Ama inciri ve Aydın’ı lekelemesinler”

Bunlar çok ağır suçlamalar. Birilerinin bu kente düşmanlık yaptığını iddia ediyor. İncirin bizzat Aydınlı birileri tarafından, hem de toplum önderi diyebileceğimiz birileri tarafından kötülendiğini ifade ediyor. Pahalı olduğu için adeta kötülenerek değerinin düşürülmek istendiği anlatılıyor. Birileri bu lafları üzerlerine alınmalı değil midir?

Başta da ifade ettiğim gibi, Vali Bey ima etmemiş, açık açık suçlamış.

 Maalesef bu şehirde 4 ilçenin atık suyu halen Menderes Nehri’ne dökülüyor. Merkezdeki mevcut arıtma da ilkel şartlarda işletiliyor. Ve sizin bu şehirde jeotermalden zannettiğiniz kokunun bir kısmı oradan geliyor. Af edersiniz o arıtmada kanalizasyon atıklarını çökertiyorsunuz. 15 günde bir o çökertilen iğrenç atığı, kamyonlarla katı atık bertaraf tesislerine götürüyorsunuz. Bu şehri baştan aşağıya kokutuyorsunuz ve bu sorunu çözmüyorsunuz. Sonra da bahane arıyorsunuz. Bahane aramayacaksınız, iş yapacaksınız. Herkes şapkasını önüne koysun. Şu bana öyle dedi bu bana böyle dedi ile bir yere varamayız. Çevre ile ilgili aktif ve pasif ölçümler sürekli yapılıyor. Sınır değerlerini aşan bir durum yok. Aydın’ın enginarı, çileği, inciri var. Bir paket incir vermemek için yalan söylüyorlar. Jeotermal ile mücadele böyle olmamalı. ‘Jeotermal ile ısınamıyoruz, termal tesisler yok’ diye mücadele edilmesi gerekirken jeotermal ile mücadelede Aydın’ın milli ürünleri lekeleniyor”

Daha geçen hafta ölçülen değerlerin 100 olması gerekirken 1100 olduğu ifade edilmişti. Ama devletin valisi bunun böyle olmadığını, düzenli ölçümler yapıldığını ve sınır değerlerini aşan bir durumun olmadığını ifade ediyor. Vali Bey böyle söylüyorsa böyledir. Aksini iddia edenler iddialarını ispatlamakla yükümlüdürler. 

Son söz; ben de aynı şeyi düşünüyorum. Artık herkes şapkasını önüne koyup düşünmelidir. Söylenti ve dedikodulardan kurtulup bu kentin geleceği için doğru olanı arayalım.

Vali Bey bu sefer yolcu gibi davranmamış. Bu kentin hemşerisi gibi, yani hancı gibi davranıp sorumluluk almış. Davranışını şükranla karşılıyorum.

 

Bu makale 764 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz