söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



YUSUF GÜNAL - KORONA BELASINDAN SONRA


Konuk Yazar: YUSUF GÜNAL

e-mail: yusufgunal@superonline.com

 

KORONA BELASINDAN SONRA

 

Kötü günler yaşıyoruz. Herkesin dileği  önce sağlık, mümkün olduğu kadar az kayıpla bugünleri kapatmak. Dileklerimiz kabul olur inşallah. 

Daha sonra bozulan ekonomi gündeme geliyor yavaş yavaş. Çok kesimi etkileyecek gibi. Her şey birbirine bağlı çünkü. Pek çok ülke salgınla mücadele için gelirine göre halkına bütçe ayırdı. En fazla bütçe ayıran ülke ABD… Karşılaştıkları vaka sayısı da burada belirleyici. ABD’nin ayırdığı bütçe  2  trilyon dolar. Almanya 834 milyar, İngiltere 397,   Fransa 380, Çin 291,  Türkiye 15.5 milyar dolar..  Ülkemiz için şaşırtıcı bir rakam. Üstelik kaynaklar konusunda siyasiler ve ekonomistler de çok inandırıcı bulmuyorlar. Bunu şimdi tartışmak pek doğru değil, fakat bilinmesinde fayda var. Gün gelecek neden bu duruma geldiğimiz daha çok konuşulacak.

Benim bu yazımda esas  amacım, yaşadığım ve daha da kötüleşeceği görülen dönemden sonra nasıl bir ekonomik sistem olabileceği konusundaki değişik görüşleri  buraya taşımak. Kendi düşüncemi de belirtmek istiyorum bu arada...

İlgi çekici ve uzun bir konu. Bilhassa eskiden beri devletçi görüşleri savunanlar daha çok bizim dediğimize gelindi havasındalar. Haklı oldukları yön Sosyal Devlet gibi bir olgunun şu yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımızdan sonra daha fazla farkına varılacağı. Malum, bugünlerde ekonomik durgunluk arttı. Çoğu insanımızın ekonomik zorluklarla karşılaşacağı belli. Tıpkı sağlık gibi, burada da iyi dilekleri, yani daha az hasarla atlatma dileğini tekrarlıyorum. Bugünlerde aklıma gelen bir sözü buraya yazmak istiyorum. Babam ve Annemin ve pek çok yakınımın mezarının bulunduğu Avşar Köy mezarlığının kapısında, çıkışta görülen bu söz aklımda kaldığı kadarıyla şöyle: ’’Bir gün öleceğini sakın unutma‘’. İşin açıkçası çoğu insanımız unutuyor.  

Bu salgın dolayısıyla gündeme gelen Ekonomik Sistem tartışmaları da buna benziyor. Farklı görüşler olmakla  beraber, bugünlerin ders çıkaracağımız günler olduğu kesin. Sosyal politikalar açısından... Basında çok yazan, söz eden var da benim ilgimi çeken iki farklı görüşü  burada ele almak istiyorum. Birincisi, Dünya’ca meşhur Sosyolog  Slavoj Zizek… Zizek, korona salgının Kapitalizmin sonuna yol açabileceğini iddia ediyor.. Bazı eski solcu arkadaşlarımızın da iddiası bu… Çok geniş bir konu, burada kısaca değinip geçeceğim. Daha sonra bilim insanları ve düşünen insanlarımızı meşgul edeceği kesin. Farklı görüş, benim de benimsediğim bir görüş. Bazı konuşmacılar ve yazarlardan da duydum ama Doç. Dr. Ümit Akçay’dan yapacağım alıntı görüşü iyi yansıtıyor. Yazımı bu alıntıyla bitirmek istiyorum. 

Berlin School of Economics and Law, Economi bölümünde ders veren hocamız şunları diyor; ’’Yaşanan bu kriz, başta eğitim ve sağlık olmak üzere, kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin insan hayatını riske atacak düzeyde olduğunu gösterdi. Ancak bunlar, geleceğin daha fazla adalet ve özgürlük getirmesi, kapitalizmin ortadan kalkması için yeterli değil. Zizek’in işaret ettiği yönde bir gelişmenin olması için, bunu talep eden güçlü siyasal hareketlerin olması gerekiyor. Aksi takdirde ekonomik kriz, otoriter iktidarların daha da güçlenmesine yol açabilir’’. 

Sayın Ümit Akçay’a katılıyorum..  Yalnız, mezarlıktan çıkarken aklımızda kalan o yazıyı da unutmayacağız. 

Özlemimiz; daha fazla sosyal, aydınlık düşüncelerin, yani demokratik uygulamaların hakim olduğu ekonomik ve siyasal sistem.. 

 

Bu makale 550 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz