söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



PAMUĞUN SIKINTILARINI TESPİT EDEBİLMEK


PAMUĞUN SIKINTILARINI TESPİT EDEBİLMEK

 

İlçemizde görev yapan kaymakamlardan Mehmet Demirezer Beyefendinin Söke Ovası ile ilgili bir tespiti vardı;

“Söke Ovası bir taşkın ovasıdır. Taşkınları önlemek  bu ovayı bitirir…”

Ben de aynen Mehmet Bey gibi düşünüyorum. Bundan elli yıl önce belki de farklı değerlendirmeler yapılabilirdi. Çünkü o  zamanlar bizler toprağı ve suyu zehirlemeyi bilmiyorduk. Şimdi biraz daha fazla ürün alabilmek için yaptığımız aşırı ilaçlama toprağı zehirlerken kaynağından buraya ulaşana kadar Büyük Menderes Nehrimize boşaltılan evsel ve de sanayi  atıkları da ovamızın can suyu olan bu nehri kirletmektedir.

***

Taşkınları önlemek için yatak temizliği gündeme geldi. Menderes kaynağından sonra eğimli  arazide hızlı akarken önüne kattığı her türlü taş kum ve diğer atıkları düz ovaya kadar taşıyıp da burada akıntı hızı kesilip doğası gereği kıvrım kıvrım denize ulaşmaya çalışırken o getirdiklerini  taşıyamaz ve bırakmaya başlar. Zaten sırf bu nedenle tarih boyunca pek çok kez yatak da değiştirmiştir. Tıkanıklıkta kendine akmak için başka yatak açmıştır. Eski yataklar da azmak adıyla adeta doğal sulama kanalları gibi ovada yer almaktadırlar. Bazı kurnaz tarla sahiplerinden bunları toprakla kaplayıp tarlasına katanlar olsa da önemli bir kısmı durmaktadır.

Sevgili okuyucu, şu anda Menderes ne kadar kirli  olursa olsun, ovayı sulayan en büyük su kaynağıdır. Bu kirli suya tarlalara atılan ilaçların içeriğindeki kimyasallar da karışınca toprak adeta zehirlenmektedir. 

Taşkınlar bu nedenle önemli  ve gereklidir. Taşkın suları ovayı kaplayınca bir anlamda mevcut toprağın yıkanmasını sağlarlar. Sonra bu yıkanmış toprak üzerine nehrin getirdiği taze toprak da serpilince ovanın bereketi de toprakla birlikte tazelenir.

***

Bunlar ovamızın ve de Söke tarımının gerçekleridirler. İlçemizde tarımın kanaat önderleri sürekli olarak “taban fiyat ve prim konularını dillerine dolayacaklarına bu gerçekleri de paylaşsınlar. Gerek Borsa Başkanımız Sayın Nejat Sağel, gerekse Ziraat Odası Başkanımız Sayın Mustafa Tanyeri öncelikle kalitenin artması gerektiğini, fiyatın buna bağlı olarak yükseleceğini tarım kamuoyuna anlatacaklarına sanayicilerin aşırı  ve yüksek fiyatla ithalat yaptıkları iddialarını dile getirmeleri soruna çözüm getirmez. Onlar konuşmuş olurlar, çiftçi de içini boşaltmış olur.

Çözüm arayışları içinde olmalılar. Başkalarını suçlamaktan daha yararlı olacaktır.

Aşırı ilaçlama önlenmelidir. Bunun için bir kardeşimiz ilaç ambalajlarına depozit uygulanmasını önerdi. Ağlamaktan ve başkalarını suçlamaktan iyidir.

***

Sevgili okuyucu, bir şey daha var. Çiftçi  temsilcileri sürekli olarak pamuk ekiminden vazgeçeceklerini  söyleyerek adeta tehditler yağdırıyorlar. Bu iş de o kadar kolay değil. Pamuk bu ovaya tesadüfen gelmedi. Gerek toprak,  gerekse iklim koşulları pamuğa uygun olduğu için bu ziraat yapılıyor. Pamukçular çok büyük yatırımlar yapıp ekipmanlarını pamuğa göre tedarik ettiler. Kolay mıdır, öyle hemen pamuktan çıkıp  başka ürüne geçmek?

Artık boş lafları bırakıp dünya ile rekabete girecek hazırlıkları yapmalıyız. Bizim pamuk üreticimizde bu birikim var. Yeter ki motivasyonları doğru sağlansın.

 

Bu makale 682 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz