söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



60 YAŞ ÜSTÜ VE TEKNOLOJİ


İbrahim Özgezici’nin kaleminden

 

60 YAŞ ÜSTÜ VE TEKNOLOJİ

 

Günümüzde gelişen ve değişen dünyaya ayak uydurmak gittikçe zorlaşıyor. İcatlar sürekli yenilikler getirirken, insanoğlunun her gün yeni bir şeyler öğrenmesini zorunlu kılıyor.

60 yaş üzerindeki insanların bu teknolojiye adapte olabilmeleri zannedildiği kadar kolay değil. Hemen hemen her şeyin internet üzerinden gerçekleştirildiği bir yüzyıldayız.

Teknolojinin gelişmesi, insan hayatını bazı yönlerden oldukça kolaylaştırması gayet güzel. Fakat bunun yanında gözardı ettiği bir grup da yok değil. 60 yaş üzerindeki bu grup evine alınmış yeni nesil bir televizyonu çalıştırmakta zorlanıyor. Cep telefonunu açıp kapatmak, birisine ulaşabilmek onun için bir çileye dönüyor.

Çamaşır makinaları, bulaşık makinaları, buzdolapları, fırınlar gittikçe daha akıllı hale geliyor. Yeni nesil bu gelişime hızla ayak uydururken, yaşlılarımız ne yazık ki kendi kendilerine günlük işlerini yapamaz hale geliyor.

Bizim her gün elimizin altındaki bilgisayar, cep telefonu bile aldığı güncellemeler, yapılan değişikliklerle kısa bir süre bocalamamıza yol açıyor. 

Bankalar ve diğer kurumlarda sıra fişi almak bile bu yaş grubu ve üzeri için büyük sorun olabiliyor. Günümüzde genellikle evde gün boyu yalnız bırakmak zorunda kaldığımız aile büyüklerimiz için teknoloji ne yazık ki hayatlarını kolaylaştırırken, aynı zamanda zorlaştırıyorda.

Acil bir çağrı yapmaları gerektiğinde panikle ne telefonu açabiliyorlar, ne de istedikleri kişiye çağrı yapabiliyorlar. Televizyon kumandalarında yanlış bir tuşa bastıklarında gün boyu televizyonsuz kalabiliyorlar.

Çözüm olarak özellikle yerli üretim yapan firmalara büyük bir görev düşüyor. Tıpkı bazı avrupa ülkelerinde olduğu gibi “basit tv kumandaları”, “aile büyüğü” modu olan cep telefonları ürütmeleri, yazılıma ağırlık vermeleri gerekiyor.

İşleyişi gayet basit olan bir tv kumandasında; “Açma/Kapama”, “Ses” ve “Kanal değiştirme” butonu yeterli. Kumanda boyutları küçültülmeden butonlar büyütülmeli ki, genelde görme sorunu olan yaşlılarımız kolayca ve keyifli bir şekilde televizyonlarını izleyebilsinler.

Cep telefonu için de; sadece basit bir yazılımla “Aile büyüğü” modu oluşturulabilir. Bu mod aktif hale getirildiğinde; yine aynı büyük butonlarla ve tüm parmaklarının izlerinin telefona tanımlandığı bir yazılım üretilebilir. Böylece hangi parmağıyla açmaya çalışırsa çalışsın, bir panik halinde bile telefonunu açabilecektir. 

Ayrıca yüz tanıma sisteminin de aktif hale getirilmesiyle telefonun açılıp kapanması kolaylaştırılabilir. Yine telefonun tek bir menüde üç büyük butonla “Ara” tuşuna sahip olması yeterli. Bu üç büyük butona farklı renkler verip, Üç yakınının ismi sırayla kaydedilebilir. Böylece o üç kişiden birini aramak oldukça basitleşir ve kolaylaşır.

Aynı zamanda kendisini kim ararsa arasın, bu üç büyük butondan hangisine basarsa bassın çağrıyı cevaplaması sağlanabilir.

Bu tarz yazılımlar tamamen Türkçe ve kolay kullanım imkanı sağlamak üzere üçüncü parti yazılımcı şirketler tarafından da üretilebilir ve küçük bir ücret karşılığında cep telefonlarına yüklenebilir olmalı.

Bu tarz “tek buton” uygulaması pek çok alanda yaşlılarımızın hizmetine sunulabilir. Sunulmalıdır.

Unutmayalım ki bizler de hızla yaşlanıyoruz. Hızla gelişen ve değişen teknolojiye birgün bizler de ayak uyduramayacağız. Kimseye muhtaç hale gelmemek için, kendi işimizi kendimiz görebilmek için, bugünden bu tarz kolaylaştırıcı teknolojileri, yazılımları hayatımıza dahil etmeye, çoğaltmaya, desteklemeye başlamalıyız.

“Basit” kötü bir şey değil. Tam tersine basitleştirmek güçlü bir teknoloji altyapısı ve bilgisi gerektirir. Fakat “basit” hayat kurtarır.   

 

Bu makale 665 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz