söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



İZMİR NADİR KİTAP'TA KİTAPLARIM


İZMİR NADİR KİTAP’TA KİTAPLARIM

 

Kitap deyince aklıma, en iyi dost gelir. Kitap deyince roman, hikaye, şiir, denemle, masal, efsane, müzik, tiyatro, tarih, coğrafya, felsefe ve edebi mektuplarla içerikli gelir. Bir başka sözde: Güneş dünyayı, kitap insanları aydınlatıyor. Söylenmiş başka sözler de vardır. Bu konuda yazılan kitaplar evimizin birer zenginlik kaynaklarıdırlar. Kitaplardan zarar gelmez. Kitapların faydalarını anlatmak zaman yetmez. Kıymetini bilene selam olsun. Her neyse sadeye dönelim.   

Geçenlerde bir arkadaşım İzmir’den beni aradı. Hal hatır sorduktan sonra aynen şöyle dedi: “Ben şu anda İzmir- Konak’tayım.  Burada  “NADİR KİTABEVİ“ vardır. Daha çok eski kitapları satıyorlar. Hatta bunların çoğu imzalı kitaplardır. Onların içinde senin kitapların da vardır. Adlarını sayıyorum” dedi: Dicle Köprüsü, Harran’da Atatürk Çiçeği, Söke Şairleri (Antoloji), Sökeli Bir Güzel Adam Ahmet Güçsav, Yerli ve Yabancı Gözü İle Yunus Emre, Mardin Folkloru (Gelenekler- Görenekler), Sökeli Şairler, Yazarlar - Güldeste, Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı, (1,2.3. ve 4 baskı),   Hayatı ve Eserleriyle Mahmut Özay, Hayatı ve Eserleriyle Umurlu’dan M. Kemal Yılmaz (1.2.3 baskı),  Elli Yıl Böyle Geçti, Eylül Sonrası ve “Söke’de İz Bırakanlar “ adını taşıyan kitaplarını camekânda görüyorum. İnanın gururlandım doğrusu sizinle “ diyordu…

Merak ettim ve şaşırdım doğrusu. Bu kitapları ben oraya göndermedim.  İlk göz ağrısı olan Dicle Köprüsü (şiirler)  1970 yılında Ankara’da Çaba yayınları arasında çıkmıştı.  Aradan yarım asır geçti.  Bu kitap İzmir’e nasıl ulaştı. Ben bunu yayınladığım zaman Mardin- Kızıltepe’de bir dağ köyünde öğretmendim. Meseleyi çözdüm, bu kitabı oraya ulaştıran vefalı dostum birkaç kuruş uğruna bu kitapları satmışlar. Hem de hepsini. Ben  % 90 tahmin ettim. Çünkü bu kitapların hepsini insan en çok sevip saydığı dostuna armağan eder. Sonra bu adam sıradan biri değildir. O da benim gibi kitaba aşina olan bir sanatçıdır… Hay Allah razı olsun… Benim reklamımı yapmışlar.  İzmir NADİR  KİTAP’ ta  Abdülkadir Güler'in kitapları….Bu arkadaşıma  sonsuz teşekkürler. Yüreklerine sağlık diyorum… Kırılmadım, inanın çok çok sevindim… Çünkü reklamı mı yapmışlar. Ben bir milyar verseydim böyle bir reklam olmazdı… Tekrar teşekkürler diyorum. Tahmin ettiğim bu sanatçı arkadaşımın adını vermek istemiyorum. Ayıp olur, bana da yakışmaz.

Ama neden sattı, ona bir anlam veremiyorum.  Ben de kitapları okullara, kütüphanelere, öğretmen ve öğrencilere armağan ediyorum. Ancak imzalı kitaplı ve hele dost bildiğim arkadaşlarımın kitaplarını evimde saklıyorum, Zaman zaman da onları okşuyor ve de okuyorum. Bu satırları bir reklam olsun diye yazmıyorum. Bir sitem bağlamında yazıyorum. Arkadaşımın yüreğine sağlık, ömrüne bereket diyorum. İzmir'e gidersem bu kitaplardan Dicle Köprüsü, Harran’da Atatürk Çiçeği ve Yerli ve Yabancı Gözü ile Yunus Emre adlı kitaplarımdan kalmışsa birer adet alacağım. Zaten bunlar orada birer adet görülüyor. Bu kitapların mevcudu bende de yok. Kime verdiğimi diye öğrenmiş olacağım…

 

Bu makale 528 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz