Cem Günay - MARKUS SİMM


Cem Günay 

MARKUS SİMM

 

7 yaşındayken doğup büyüdüğü kasabasında ilk arkeolojik kazısını yapmış. Arkeolojiyi meslek olarak seçmeyede zaten o gün karar vermiş. Toprağı eşelediği o ilk günde bulduğu ortaçağ dönemine ait seramik parçasını hala evinde saklamakta.

Arkeolojik kazı esnasında toprak altında bir buluntunun ucu görüldüğünde heyecanlanan, gözleri parlayan, çocuklaşan, neşelenen Markus´un mesleğini ne kadar çok sevdiğini onu tanıyarak daha iyi öğreniyoruz.

Ona, Tunç döneminden, Ortaçağ tarihinden bahsetmek yakışıyor. Markusu şöyle kravatlı sefer tasıyla, yada hesap kitap peşinde koşan bir meslek erbabı olarak düşünmek galiba doğanın yapısına aykırı.

Arkeoloji dışındada genel olarak o hayatı alınması gerektiği kadar ciddiye alıyor. Her nefes aldığı süreci karmaşık hale getirmeden, renklilik vasıflarını ön plana çıkararak yaşamak artık parolası olmuş.

Hani bazı futbolcular görev adamıdır; bazılarınıda tabir yerindeyse kafasına göre takılsın diye serbest oynatırsınız ya; işte Markus tamda yeteneği olduğu için serbest oynayacak bir futbolcu özelliği taşımaktadır.

Lise eğitimini bitirdiği zaman birkaç haftalığına ilk kez Türkiye topraklarına ayak basmış. 1980 li yılların Türkiye`sinde İstanbul`dan Konya ya otobüsle gidişini, Şile günlerini hala gülerek anlatmakta. İstanbul`da tanıştığı Ömer tabir yerindeyse onu koruyup kollamış.

Markus "güzel kadın" deyince derin bir nefes alanlardan. Alımlı bir kadın gördüğünde sempatiklik ve espiri kapasitesi bayağı bir artmakta.

Kimi insanlar nehir gibidir. Akıntısıyla, coşkusuyla, gürül gürül sesiyle size enerji verir. Sizi bitkinlikten, uyuzluktan çıkarıp alır. Markus her anıyla sizi bu durağanlıktan kurtaran bir kişiliktir.   

 

Bu makale 651 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz