YUSUF GÜNAL - KORO ARKADAŞLARININ  DR. ÖZTEKİN YÜCE İLE ANILARI (1)


YUSUF GÜNAL

KORO ARKADAŞLARININ  DR. ÖZTEKİN YÜCE İLE ANILARI (1)

 

Gazetemiz yazarlarından çalışkan, değerli  Hocamız Ensar Turgut Tekin'in 8 Ocak Cuma günü, gazetemizde Dr. Öztekin Beyle ilgili güzel yazısı çıktı. Bu yazısında  Öztekin Bey'le ilgili çok anlamlı değerlendirmelerinden sonra, işin sanat yönüyle ilgili olarak da, benim 15 yıldır müzik faaliyetlerinde beraber olduğumu bilerek değerlendirmeyi ismimi vererek bana bırakmış. 

Kendisine çok teşekkür ederim.

Ben bu hafta başka yazım olduğu için, bu değerlendirmeyi daha sonra yaparım diye düşünüyordum. Malum sokağa çıkma yasağı da var, dün aklıma şu geldi: Teknoloji devrindeyiz. Elimdeki cihaz sayesinde bütün arkadaşlarımın da düşüncelerini alarak daha değişik duygu ve değerlendirmeyi barındıran bir yazı hazırlayayım dedim.

Aşağıda arkadaşlarımın görüşlerini, anılarını, duygularını yazacağım.Başta kendi düşüncelerimi yansıtmak istiyorum.

Birincisi Söke için büyük bir kayıp. Söke'ye 40 yıl önce gelmiş. İlk geldiği zamanlar Türk Sanat Müziği alanında bazı çalışmalar yok değil, var. Fakat bunu derleyip toparlayıp bir sistem içine oturtması çok önemli. Onun ismiyle özdeşleşmiş bir Koro oluşmuş. Bu koronun son 15 yılında beraber çalışmalar yaptık. Çok şey yazabilirim, ölümünden sonra bazı arkadaşlardan da hep duyuyorum, anılar , şarkılar hep onu hatırlamamıza sebep oluyor. Zaman zaman ben de gözyaşı döküyorum. Sanat müziği hayatımızın bir parçası. Belki daha donanımlı olabilirdik, o eksikliği hep duyuyorum ama, pek çok  şarkıyı ezbere söyleyebilmek de çok önemli diyorum. Buna yol açan kişi olarak şefimize ,üzerimde çok hakkı vardır diyorum. Bunu ölümünün ilk anlarında yazdığım satırlarda hep belirttim. Hocamız sanki bizim İlkokul öğretmenimiz gibiydi. Biz de karşısında yaşını başını almış,onun disiplinine her zaman uymak zorunda olan koca koca öğrencileri... Bunun yanında onunla yeri geldiğinde kolayca şaka yapabilecek öğrencileri. Belki daha sonra gerçekleştireceğimiz konserler sırasında, gerek bu sütunlarda, gerek de sahnede veya başka türlü anma günlerinde onunla ilgili anılarımızı duyabileceksiniz. Son olarak şunu belirtmek istiyorum: Koromuzda çoğu seyircimizin dikkatini çekmiştir.. nstrümanlarda çok genç kardeşlerimiz olmuştur. Onlar için de (koromuz belli bir disiplin kazanma açısından) bir okul olmuştur. Bunu çok önemsiyorum. Bu vesileyle koromuza gerek ses, gerek enstrüman yönünden daha çok gencimizin  ilgi göstermesini sanata sahip çıkmalarını diliyorum. Şimdi, aşağıda arkadaşlarımın değerlendirmelerini alıyorum.

 

 

Cemal Özkesici:

Cemal en eski koro elamanı. Söke'de dernek öncesi ve sonrası hocamızla beraber Sanat Müziği çalışmalarında yer almıştır.Değerlendirmeleri şöyle:

“Rahmetli Hocamız gelmeden önce, 70'li yıllarda Söke'de bazı çalışmalar vardı.Hoca ile birlikte 1982 veya 83 yılında Dernek olarak örgütlendik. Söke Türk Sanat Müziği Derneği ilk kuruluş sırasında, Dr. Öztekin Bey, Oğuz Karlı, Ahmet Gündüz Hocamız (Keman) ve ben vardım. O zaman Tabipler Odası Lokalini kullanıyorduk. Öztekin Hocamızın kaybıyla Söke Müzik Atasını kaybetti. Babamızdı, öksüz kaldık. Çok güzel günler yaşadık, Söke'ye yaşattık. Müzik alanındaki bir boşluğu uzun yıllar onun  sayesinde doldurduk. Hatırladıkça çok üzülüyorum. Koromuza onun isminin verilmesi önerisini ben de destekliyorum. İnşallah önümüzdeki günler daha sağlıklı hale gelir, çalışmalarımıza kaldığı yerden devam edebilir, Öztekin Hocamız adına bir gece düzenleyebiliriz''

 

Sevinç Bektaş:

''Öztekin Bey deyince akla disiplin, ciddiyet, samimiyet, sevdikleri için herşeyi göze almak gelir. Müzik onun duygularını ve ruhunu yansıtırdı.Öztekin Bey anlatılamaz, yaşanması gereken bir insandı.Bizler onsuz kanadı kırılmış kuşlar gibi olacağız. Seni hiçbir zaman unutmayacağız.''

 

Saime Ersoy:

''Koroya çok yıllar sonra (son 9 yılında vardım) katılmama rağmen, sanki başından beri varmışım hissiyle doldum hep. Hiç yeniymişim, hiç küçükmüşüm demediler. Beni aralarına sımsıcak aldılar. Öztekin Hocam en başta olmak üzere.ilk katıldığım yıl daha geleli üç ay kadar olmuş aceminin de acemisi ben kendimi solo söylerken buldum. Öztekin Hocama dedim ki; Hocam ben birşey bilmiyorum yapamam dedim. Bana baktı sen yaparsın dedi. Ben yaparsın diyorsam yaparsın. O gün bana verdiği özgüven, saygı sevgi değer paha biçilemezdi... Hep artık solo söyler olmuştum. Ben ne zaman hocamın yanlış yaparsam diye söylesem , sen yaparsın der bana bakarak söyle derdi. Hep ona baktım, bazen göz ucuyla da olsa takip ettim.Hep gülümserdi güç vermek için bilirdim.Özel bir insan olduğu zaten doğum gününden belliydi. 29 Ekim gibi muhteşem enerjisi olan bir günde doğmuştu. İlk sene Sevinç Ablama dedimki ben pasta yapacam sürpriz doğum günü yapalım çalışmada diye. Kararlaştırdık ve ben pastayı yaptım evde bırakıp çalışmaya geldim. Ara vermeğe bir şarkı kala, kalktım bana el işaretiyle hayrola dedi. Ben de elimle işaret ettim gidiyorum dedim.şaşırmıştı.Gidip evden pastayı getirdim, kapıda mumları yaktım. Benim geldiğimi anlayan, önceden haberli müzisyen arkadaşlar, iyi ki doğdun şarkısını çalmağa başladılar.Ben de içeri girdim pastayla, o an gözlerindeki mutluluğu anlatamam.bana teşekkür etti. sonra hocanın doğum gününü, bazen dışarda hep kutlamayı gelenek haline getirmiştik. Onunla baba kız gibiydik. Güle güle hocam, ışıklarda uyu.Hep hatırlanacaksın.

 

Yasemin Günduman:

''Saime, ağlattın beni. Evet çok özel bir insandı.Mekanı ışıkla dolsun''

 

Devamı yarın>>>

 

Bu makale 754 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz