Yusuf Günal - YİRMİBEŞ YAŞIMDAN BERİ (2)


Kdnuk Yazar; YUSUF GÜNAL 

e-mail; yusufgunal@superonline.com

 

 

 

YİRMİBEŞ YAŞIMDAN BERİ (2)

 

 

Gözlerimden biraz rahatsızım, o yüzden 2. bölüm biraz gecikti.

Geçen hafta Üniversite Bitirme Tezimden bahsetmiştim.Başarılı bir çalışmaydı.Önceki yazımda bahsettiğim tezimle ilgili çıkardığım sonucu yazmadan yazımı bitirmiştim.Hatırlatayım: Türkiye Ekonomisi dersimde aldığım tezin konusu 1950-1960 döneminin tarım ağırlıklı olarak ele alınması idi. o yaşımda bu dönem sonrası siyasi bir değerlendirme de yaparak, solun bir türlü tek başına iktidara gelememesinin nedenlerinden birisi olarak şunu yazmıştım:Sol kesim daha çok işin kültürel yanında kalmıştır.İşin ekonomik yanını daha çok devletçi çözümlerde bulmuş, sağ ise özel sektörcü anlayışında artıları daha fazla olduğu için halkın ekonomisi ile daha ilgili gözükmüştür.

İkinci Dünya Savaşı sonrası şekillenen Dünya'da ülkemiz batı blokunu seçiyor.Tercih yanlış değil.Bunun karşılığında ABD ile yapılan anlaşmalardan bahset miştim.Tarımda ekonomimize katkı veren pekçok şey var.Karşılığında verilen tavizler de.Bunlardan habersiz i bunları önemsemeyen birisi o zaman da değildim, şimdi di değilim.Bu yazımın konusu bunlar değil.ABD ile anlaşmaları yapan CHP ve Tek parti dönemi.1950 yılından sonra ABD kendi düşüncelerine daha yakın bir İktidar buluyor ülkemizde.

İşin kültürel yanında kalmak.Bu sonucu niye çıkarmıştım.Bu satırlarımdan sonra pekçok kişi tarafından yanlış anlaşılacağımı biliyorum.Bunları detaylı bir şekilde karşılıklı , geniş bir şekilde konuşmak isterim.

Sözkonusu yıl 1980. Özellikle son dönemini (70'li dönemini)  iyi bildiğim, iyi değerlendirebildiğim bir 20 yıl.. O dönem sonrası 25 yaşında çıkardığım sonuç bu.

Kültürel derken, solcuların sahip çıktığı Atatürk İlkelerini düşünmüştüm.Başta Laiklik.Devletçilik ilkesi de bunlardan birisi.İşte bu ilkenin yanlış anlaşılması bu sonuca yol açmıştır.Özellikle 70'li yıllarda tek taraflı devlet baskısı CHP'yi değişik grupların desteklemesine neden olmuştur.Bu da görüntüde kafa karışıklığı yaratmıştır.Bu konuda çok anım vardır.Ankara Tandoğan meydanındaki bir mitingde Ecevit'in çok olumlu bir davranışına tanık oldum.Meydan'a sızma çabasındaki daha sol bir gruba Merve Kavakçı olayındaki gibi karşı çıkışını unutamam.

Bugünden geriye bakıyorum.Tam 41 yıl olmuş.Özellikle Ankara ve İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerindeki başarıya bakıyorum seni bu seçimler doğruladı diyorum kendi kendime.Seçilen kişilerin özelliğine de bakarak..Konu geniş.Tartışabiliriz.

Bu hafta Demokrasi Haftası, onunla ilgili bir paragraf yazacağım.Başta Uğur Mumcu olmak üzere Muammer Aksoy gibi değerler , kötülere karşı dimdik duran değerler katledildi..Çok üzüldük.Allah rahmet eylesin...Bugün durumu anlayan ,hele Selçuk Özdağ hadiesinden sonra durumu anlayan arkadaşlarım çoğaldı.Özellikle İYİ Parti'li bir arkadaşımın işyerimde harıl harıl Uğur Mumcu okuyorum, biz eskiden ne yapmışız deyişini unutamıyorum.Benim bu itiraf karşısında dediğim, solcuların da  dogru bazı  özelliklerini koruyarak , ekonomik konularda özeleştiri yapmaları.

Rahmetli Abdi İpekçi'yi de ayrı yazmak istedim.Onun konumu farklıydı..Bugün aradığımız çözümün sahibi olduğunu 1996 yılında iyice görmüşüm.Bu ayrı bir yazı konusu olmalı benim için.Kısaca yazayım.2003'de İlçe Başkanı seçildiğim Efes Sinamesindaki İlçe Kongresinde salona bu yazının kopyasını dağıttırmıştım.Güneri Civaoğlu'nun ''Kamyonun Farları'' başlıklı yazısı.Google'dan ulaşıp muhakkak okuyalım , bugün ihtiyacımız olan çözüme yakın olduğu için bazı karanlık güçlerce katledildiğini göreceksiniz.Ayrıca yazmayı düşünüyorum.Hem o yazımda tezimle ilgili düşüncelerimi ve alacağım eleştirileri  bugünün ışığında ele alabilirim.

 

Bu makale 650 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz