YUSUF GÜNAL - ÖZELEŞTİRİ


Konuk Yazar: YUSUF GÜNAL

yusufgunal@superonline.com

 

 

YUSUF GÜNAL - ÖZELEŞTİRİ

 

En son yazdığım yazılarımda ele aldığım Üniversite Bitirme Tezimde ulaştığım sonuçla bir özeleştiriyi gündeme getirmişim aslında. 

Hatırlatırsam; neydi 1980 yılında ulaştığım sonuç? Solcular, daha çok işin kültürel yanında kalmış, sağ ise daha çok halkın ekonomisi ile ilgili politika yapmıştır. Burada solcular ekonomi ile hiç ilgili değil demek istemedim. Devletçi ekonomik modellerden ziyade özel sektör gerçekliğine daha yakın olan sağ kesime halkın daha çok ilgi gösterdiğine işaret etmek istedim. Kültürel yanda kalmayı da küçümsemiyorum. Başta laiklik olmak üzere tüm kalkınmış ülkelerin olmazsa olmazı onlar. Bu sonuç ilk bakışta ezberini bozmak istemeyen çoğu solcu arkadaşıma ters gelmekte. Yıllardır buna şahit oluyorum. Çok geniş bir şekilde yüz yüze tartışmak isterim aslında bu konuları. Daha önceki yazımda da belirttim, sağın sürekli iktidar olmasında daha önemli bir faktör, halkın dini duyguları ile ilgili politikaları. Yani bundan o zaman da haberdar birisiydim. Aşağıda olaya bugünkü gözle bakmağa çalışacağım.

Bugün nasıl düşünüyorum? Yazacak çok şey var da, ilk başta sahiplendiğim Prof. Dani Rodrik'ten (bir röportajında kendi düşüncesini tarif ederken kullandığı) çok benimsediğim bir deyimle başlamak istiyorum. Prof. Rodrik, Balyoz hadisesinde çok eziyet çektirilen Em. Org. Çetin Doğan'ın damadıdır. Deyim şu: ''Ben tutucu solculara karşı liberal, liberallere karşı solcuyum''. Bu deyimi yaklaşık 10 yıldır kullanırım. Yukarda bahsettiğim bitirme tezimdeki görüşün daha bir geniş hali gibi gelir bana. Yukardaki tespitimden 10 yıl sonra Dünya'da Sosyalizm'in başarılı olamayacağını gördük. Solcuların tam mutabık olduğu bir konu değildir aslında.Benim düşüncem böyle. İnsanlık ilerde böyle bir sistemi çözüm olarak arayabilir mi bilemem. Belki çok kötü dönemler doğar, tüm insanlığın lehine bu kuram tam olmasa bile ondan faydalanabilecek karma bir sistem gelebilir. Bunu çok sonraya bırakarak, tutucu solcu ve liberal kavramlarına dönelim.

Tutucu solculuğa karşı liberallik: Şu dönem siyasi hayatımızda yer alan solcuların büyük kesimi çok büyük yanlışlıklara, haksızlıklara şahit olmuş kişilerdir. Çok sevdikleri insanları faili meçhul cinayetlerde kurban vermişlerdir.Bu yaşadıkları karşısında, acılarını unutamadıklarından dolayı, herşeyi ekonomi belirler tezine inandıkları halde makro çözüme gelememektedirler.Ekonomide bir türlü özel sektör gerçekliğini yeteri kadar benimseyememişlerdir..Başlıkta yazdığım özeleştiriyi yapamamaktadırlar. Özellikle Çin'deki ekonomik değişikliklere kafa yorabilseler bu tutuculuktan kurtulacaklar. Yani özel sektörse, özel sektör daha iyi yaparız,liberal uygulamalara açığız diyebilmelidirler. Bazı arkadaşlarımdan sık sık duyduğum aslı varken sözünün yanlışlığını da onlarla tartışmak isterim. 

Liberallere karşı solculuk: Liberaller hayatımızdaki pek çok kültürel ve buna bağlı ekonomik değişimin kendiliğinden olduğunu zannetmektedirler.Oysa burada solculuk, devrimcilik önem kazanmaktadır. Birkaç satırla geçiştiremeyeceğimiz derin konu bu. Tartışmak isterim. Bütün kalkınmış ülkelerin olmazsa olmazıdır başta laiklik olmak üzere kültürel devrimler. Cumhuriyetin ilk yıllarında, (Atatürk de bundan yana birisiydi) çok Partili hayata geçiş deneyimlerinde, güç elindeyken bazı karşı-devrim çabalarına engel olmasaymış ne olacağını düşündüğünüzde bu satırlarıma hak vereceksiniz.Daha sonra özel sektör atılımlarında, buna uygun insan yetiştirmede  belli ilerleme sağlandıysa, o zaman sol denmiyordu ama solcuların bugün sahip çıktığı mücadelelerin rolü çoktur. Anlamağa çalışılması gereken geniş bir konu.

Sonuç olarak, solcuları bilhassa Çin'deki değişimden sonra özlerindeki doğru olan kültürel yön yanında çağımıza uygun ekonomik gerçekler konusunda özeleştiri yaparak elde etmek istediğimiz çabaya katkı vermeğe çağırıyorum.

Sağ kesimi de bugüne kadar solcu dendi mi kalıplaşmış suçlamalar yerine, Avrupa'nın 400 yıl uğraşarak, kalkınmasının temeli olan kültürel aydınlanma hareketi konusunda özeleştiriye davet ediyorum. Özeleştiri, her iki kesimin de birbirini anlaması için..   

 

Bu makale 609 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz