Yusuf Günal - ESİR VEYA REHİNE (2)


Konuk Yazar - Yusuf Günal

yusufgunal@superonline.com

 

 

Yusuf Günal - ESİR VEYA REHİNE (2)

 

Bu yazımı hazırlarken yine acı bir olay. İçinde 13 Askeri Personelin bulunduğu Helikopter kazası. Şimdilik 11'i şehit, 2'si ağır yaralı. Ölenlere Allah'tan rahmet diliyor, yakınlarının acılarını paylaşıyorum. Yaralı askerlerimize de acil şifalar dilerim. 

Geçen hafta 16 acı kaybımızı konuştuk. Esir veya rehine olup olmadıkları tartışıldı. Hangi sıfat kullanılırsa kullanılsın acı olaya başta aileleri olmak üzere çok üzüldük. Bu olay vesilesiyle 1925 yılındaki Şeyh Sait ayaklanmasında rehin alınan babamın zorlu hikayesini yazdım. Çok dinlediğimiz bu hikayede rahmetli babamı en fazla etkileyen sahne, zorunlu olarak kaldığı evin sahibesi yaşlı kürt kadının kendisine ağlayarak sarılması ve başına gelecekleri haber vermesiydi. Küçük cocukları olarak bizler de hep etkilendik, sürekli dinlediğimiz bu acılı hikaye sonrası. Düşünün, önceden o yaşlı kadının haberdar etmesi sayesinde risk alarak kaçan ve 4 gün tek başına bir ağaç başında yaşayarak kurtulan bir insan. Daha sonra, o babadan bugün hayatta olan ve olmayan çocuk, torun ve torun çocukları olarak 100'e yakın nüfus.

Buradan hareketle güncel bir konuya gelmek istiyorum. Ülkemiz, ekonomik sorunlar yanında kürt sorunuyla da yıllardır uğraşmaktadır Yukarda yazdığım paragraf ışığında kürt olgusunun varlığını inkar edecek  bir durum yoktur. Bu tür konular Dünya'da yalnız bizim başımızda değildir. Ama her ülkenin sorunu kendine hastır. Önce şunu ortaya koymamız lazım: Her kürt PKK'lı veya PDY'li değildir. Açılım döneminde yapılan yanlışlar yazımın konusu değil. Fakat silahlı mücadele yapanlara ve bu tür mücadeleye destek veren her kesime karşı çıkmamız gerekir. Bunun için ilk etapta seçim barajının %10'dan  %5'e düşürülmesi gerekir. Bugünlerde,daha fazla kürt kökenli vatandaşlarımızın oy verebileceği yeni bir Parti konuşulmaktadır. Bu bence olmalı.Yalnız tarikatların güdümünde bir partiden ziyade çağdaş dünyadan haberdar bir Parti olmalıdır bu. Oturup konuşulabilecek bir konu. PKK silahlı eylemlerinin ülkeye her açıdan çok zararı oldu.Gerek siyasi, gerek ekonomi alanında. Önce bu konuda bir birliktelik sağlanmalı.

Olayın bir başka yönü  de ABD konusu. Rahmetli babam da rehin alındığı Şeyh Sait ayaklanması döneminde İngiliz'in rolünü hep konuşurdu. O gün İngiltere, bugün ABD. Daha önce helikopterle sadece yiyecek attığını okuduğumuz veya duyduğumuz ABD, bugün açık açık TIR'lar dolusu silah yardımı yapmaktadır PKK ve PYD'ye.12 Eylül öncesi Kahrolsun ABD Emperyalizmi diyebilenlerin durumuna bakmak lazım. O dönem, bunu diyemeyen MHP bile şimdi bunu diyebilirken, bugün oradan açık açık nemalananlar ağzını açamamaktadır. O yüzden barajın düşürülmesi ve halka iyi izah edilebilmesi ile olumlu bir durum yaratılacaktır. ABD'nin sadece bizim ülkemizi değil, bölgeyi yakan konumunu hep beraber sorgulayabilecek bir siyasi yelpaze oluşabilecektir. Bazı kesimlere yapılan haksızlıklar da daha iyi anlaşılacaktır. Daha çok kürt kökenli vatandaşlarımızın ilgi göstereceği anti emperyalist bir yeni Parti PKK destekçisi Partilerinde yanlışlarını daha çok ortaya koyacaktır. Onların daha da küçülmesine hatta %5 baraj sorunu yaşamasına bile neden olacaktır. Ülkemizin değişik bölgelerinde yaşayan ekonominin içindeki gerek işveren, gerek işçi olarak çalışan kürt kökenli geniş bir kesim de bu sorunun çözümüne bu yolla katkı verecektir.

 

Bu makale 533 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz