Yaşar Örkeli - MARAL'IM - 2


Yaşar Örkeli - MARAL’IM - 2

 

 

Süleyman içine ata ata dert bulacağını biliyordu. Hep beraber aynı köyde büyüdükçe, Süleyman her yıl Maral’a olan aşkını tekrarlıyordu. Maral’da her yıl aynı şekilde reddetmekten bıkmadı;” Benim erkek arkadaşım var, sana karşı hiç bir duygu hissetmiyorum,” derdi. 

Süleyman lise çağlarına geldikleri bir gün Maral’ı yolda tek başına yakaladı: “ Bir gün benim olacaksın, beni tercih etmediğine pişman olacaksın, başkasıyla evlensemde en sonunda sen benim bir günde olsa karım olacaksın, bunu ömrün boyunca unutma,” dedi sesini yükselterek. Maral: “ Beni niçin anlamıyorsun? Seni sevmiyorum, bundan sonra seninle asla arkadaş olamayız. Osman benim her şeyim, onun için ölürüm, senin için parmağımı oynatmam anlıyor musun? “ Dedi gırtlağındaki damarlar belirginleşirken avazı çıktığı kadar bağırarak.

Maral ve Osman lise son sınıfta okurken derslerinin haricinde, üniversite de okuyabilmek için sıkı bir çalışmaya başladılar. Kurslara devam ettiler. Gün geldi sınav baş vurusunu yaptılar, ikisi beraber okuldan mezun oldular. Sınav gününü beklemeye koyuldular. Aynı okulda imtihana girdiler. İmtihan sonunda Maral, okul bahçesinde Osman’ı beklemeye başladı. Osman’ın çıktığını gören Maral, koşarak yanına gitti:” Sınav nasıl geçti aşkım, “ dedi. Osman: “ Çok iyi geçti Maral’ım, “ dedi. Birbirlerine sımsıkı sarıldılar, el ele evin yoluna koyuldular. 

Köyün öğretmeni okula giderken Maral ile Osman’ı okul yolunda karşılaştı: “Üniversite imtihanı nasıl geçti,” dedi merakla! 

Maral: “ Benimde Osman’ında çok iyi geçti, “ dedi. Öğretmen ikisinin arasındaki aşkı biliyordu. Öğretmen:” Sizin kazanacağınızı biliyorumdum, bundan hiç kuşkum yoktu,“ dedi. Öğretmen okuluna, Maral ve Osman birlikte tarlaya gitmeye koyuldular. İkisinin de anneleri ve babaları tarlada çalışıyorlardı, yardıma gittiler. İkisinin de imtihanları iyi gittiğini söylediklerinde çok sevindiler. Osman’ın anne ve babası bir gün kendi tarlalarında çalışıyorsa, ertesi gün Maral’ın anne ve babasının tarlasında imece usulü çalışıyorlardı. O gün tarlarda yapılacak işleri erkenden bitirdiler, beraberce evlerine gittiler. 

Maral ve Osman ailelerin tek çocuklarıydı. Maral’ı ailesi erkek çocuk gibi yetiştirdiler. Her ikiside ailelerinin tek yardımcılarıydı, onlardan başka tutunacak dalları yoktu. Çünkü iki ailelerinde anne ve babalarıda tek çocuktu. Nasıl yetiştilerse, onlarda birer çocuk sahibi oldular. Fikir yönünden iki ailede aynı görüşteydiler. Çok çocuklu ailelerin geçiminin zorluklarını sanki biliyorlardı. Çünkü çocukların bakımları hem zor hemde onların hayatlarını düzene sokmak zor. Tek çocuk olsun, onu istediğin gibi yetiştirmek, gelecek hazırlamak daha kolay, bakımı daha iyi. 

Maral ve Osman bekledikleri gibi puanlar istedikleri gibi geldi. Erzurum Atatürk üniversitesi ziraat fakültesini kazandılar. Kayıtlarını yaptırdıktan sonra öğretime başladılar. Süleyman hiçbir yere kazanamadı. Maral’ın ve Osman’ın kazandığını duyunca sinirden küplere binmişti. Maral’ı görememenin vereceği durumdan son derece kızgındı. Hele beraberce aynı şehre gideceklerini duyunca; herkese karşı kırıcı davranıyordu. 

Maral ve Osman beraberce köylüden vedalaşmaya başladılar. Büyük küçük demeden herkesle büyüklerin ellerinden öptüler, küçüklerin gözlerinden öptüler. Akranlarıyla kucaklaşıp birbirlerinin yanaklarından öptüler. 

 

Bu makale 112 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz