Cem GÜNAY - KYZİKOS


Cem GÜNAY

cemgunay@gmx.de  

 

KYZİKOS

 

Kyzikos antik kenti Balıkesir´in Erdek ilçesine 9 km uzağında yer almaktadır. Kent Kapıdağ yarımadasının güney ucuna yakın bir yerde kurulmuştur. Antik dönemdeki adlandırmayla Mysia bölgesinde bulunur. Kyzikos kenti günümüzde halk arasında “Belkıs” olarak isimlendirilmiştir.

Kyzikos konum itibariyle günümüzde yarımada üzerindedir. Fakat antik çağlarda kent bir ada üzerinde kurulmuş olmalıydı. Kentin güney kısmındaki denizin zamanla dolmasıyla bir yarımadaya dönüşmüştür.

Mitolojik hikayeye göre kenti Trak kralı Eusorosun soyundan gelen Kral Kyzikos kurmuştur. Amasyalı antik yazar Strabona göre Kyzikos`un ilk sakinleri Trakyadan gelen Teselyalı Pelasglardan Dolionlardır.

Kyzikos M.Ö. 756 yılından itibaren İonia kenti Milletos`un kolonisiydi. Fakat Kyzikos`un kuruluş tarihini M.Ö. 756 dan itibaren başlatmamız doğru olmaz. Zaten kent koloni olduğu bu süreçte yapılarını tamamlamış ve kent hüviyetine bürünmüştü. Kentin kuruluşunu M.Ö. 1. binlere kadar götürmek mümkündür. 

Kent`de M.Ö. 6. - 4. yüzyılları arasına tarihlenen Staterler (eski yunan sikkesi) mevcuttur. Ayrıca Kyzikos üretimli sikkelerin bugün Bulgaristan, Romanya, Karadenizin kuzey ucunda ve Mısır gibi yerlerde bulunması kentin ticari gücünü göstermesi açısından önemlidir.

M.S. 297 yılında Roma İmparatoru Diokletianus 33 kentten oluşan bir Hellespontus Eyalet Merkezi kurmuştur. Kyzikosuda bu eyaletin başkenti olarak tayin etmiştir.

Kyzikos kenti doğal limanlara ve verimli topraklara sahipti. Bu da ticaretle birlikte kentin zenginleşmesini sağlamıştır. Böylece kent balıkçılık, zeytincilik ve ipekçiliğin yanısıra bağcılık ve şarap üretiminde oldukça ileri bir düzeydeydi. Ayrıca midye ve kozmetikleriylede ünlenen kentin zenginliği heykeltraşlığı yanında zamanla mimariyede yansımış özellikle Prokonnesos`tan (Marmara adası) getirilen beyaz mermerlerle kentde çok sayıda yapı ve anıt yapılmıştır.

Kent tarih içersinde birçok defa meydana gelen depremlerle oldukça tahrip olmuştur. Ayrıca Bizans dönemiyle birlikte geçen zamanla kent ekonomisinin kalbi sayılan limanlarınında dolmasıyla ticaret hayatı sekteye uğramış ve bunun yanında aynı zaman diliminde yakınındaki Konstantinopel`in (İstanbul) her açıdan merkezi bir konuma gelmesi Kyzikos`un dahada gerilemesine neden olmuştur. Böylelikle kent M.S. 11. yüzyılında da tamamen terk edilmiştir.

Kyzikos kenti hacimsel yüzöçümüyle büyük bir alanı kaplamaktaydı. Kentde günümüz itibariyle derinlemesine arkeolojik araştırma yapmak maalesef mümkün değildir. Bundada birçok yapının bulunduğu arazilerin şahıs malı olması ve burada çalışma yapmak için gerekli izinlerin alınanamaması etkendir. Yapıların birçoğu bugün çalılarla kaplıdır. Fakat arta kalan kalıntı ve antik kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre Kyzikosta Agora, Amfitiyatro, Tiyatro, Antik Çeşme, Meclis Binası (Buleuterion), Nekropol, Sur duvarları, Metroon Tapınağı ve Hadrian Tapınağı`nın varlıkları tespit edilebilmiştir.

Burada bulunan Amfitiyatro 155x180 m. ölçüleriyle yaklaşık olarak Roma`daki ünlü Kolezyum edabındaydı. Bu yapı dereyatağına inşa edilmiştir. Bununda nedeni Amfitiyatrodaki orkestranın (oyunun oynandığı alan) su ile doldurmasını olanaklı hale getirmesiydi. Böylece Kyzikos`taki Amfitiyatroda savaş oyunları sahnelemek mümkün oluyordu.

Son yıllarda Kyzikosta özellikle Hadrian Tapınağında yapılan çalışmalarla elimize oldukça önemli veriler geçmiştir. Bu tapınak 116x62 m. ölçülerinde ve tonozlar üzerine oturtulmuş bir yapıdır. Tapınağın mimarı Aristenetus`tur ve yapımına M.S. 1. yüzyıllında başlanmıştır. Tapınağın ilk aşamasında Tanrı Jüpitere adanmış fakat İmparator Hadrian`ın kente gelerek maddi yardımda bulunmasıyla tapınak sonradan Hadriana adanmıştır. Bu tapınağın en dikkati çeken özelliği kazıda bulunan bir sütun başlığı yüksekliğinin 2,5 m. olmasıdır. Bu devasal boyuttaki sütun başlığının yüksekliği şimdiye kadar Yunan ve Roma dünyasında başka bir sütun başlığında görülmemektedir. Yapılan kazılar neticesinde Hadrian tapınağının firızlerine ait olması gereken heykel parçaları bulunmuştur. Bu heykel parçaları 1,60m./1,65m. uzunluğunda yani normal insan boyutlarında olmalıydı. Buradaki firizlerde Barbar Savaşı, kurban sahnesi, Dionysos kültü ve Gigantomachi (yunan tanrıları ve gigant kavgasını anlatan sahne) gibi konular işlenmiştir.

 

Bu makale 232 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz