MUSTAFA ASRAV - TARIMDA 2022 YILI  NASIL GEÇECEK?


TARIMDA 2022 YILI  NASIL GEÇECEK?

 

2020 yılının başlarında patlak veren Covid-19 salgını bizlere tarım toprağının, yerel üretimin, güvenli gıda temininin ve kendine yeter gıda üretiminin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir.

Bunun en önemli örneklerinden biri de salgın yayıldıktan sonra ülkelerin aldıkları ilk kararların tarım ürünlerinin ticaretine kısıtlamalar getirmek şeklinde olmasıdır.

Pandeminin başlamasıyla birlikte artan emtia fiyatlarına sevinen çiftçimiz, üretmiş olduğu ürünün sonunda hak ettiği değer ile satabileceğini düşünmesine rağmen yanlış ve geç uygulanan tarım politikaları neticesinde artan ürün fiyatlarına sevinemedi.

Çünkü girdi fiyatları, ürün fiyatına nazaran çok daha fazla yükseldi ve çiftçimiz elindeki para ile bir dahaki sezonun üretim maliyetini hesaplamaya başladı.

Özellikle 2021 yılı aralık ayında yaşanan kur dalgalanmaları neticesinde gerçekleşen gübre, mazot, zirai ilaç, yem ve diğer girdilerdeki yüksek zamlar, 2022 üretiminin zor geçeceğinin en önemli göstergesidir.

Döviz kurunun geri çekilmesiyle birlikte artan girdi maliyetlerinde bir azalma olmaması bunun aksi şekilde tarım ürünü fiyatlarının ülkemiz içinde düşüşe geçmesi, çiftçinin üretme konusunda aklında soru işaretleri oluşturmasına neden olmuştur.

İlçemiz Söke’nin tarımsal üretimini en çok etkileyen ve önümüzdeki sezonlar da etkileyecek nedenlerden birisi de kuraklık ve iklim değişikliği sorunudur. 

Bilindiği üzere Kuraklık nedeniyle Aydın Valiliği, “Kısıtlı Sulama Programı” kapsamında 2021 yılı sulama sezonunda Adıgüzel, Kemer ve Çine Barajı’ndan sulanan Akçay, Aydın, Bozdoğan, Koçarlı ve Söke sulamalarında yöre çiftçimize sadece 2 kez su verildi.

2022 üretim sezonu için ise meteorolojik verilere göre Devlet Su İşlerinin ve ilgili makamların çalışmaları devam etmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yapılan 2021 yılı “Bitkisel Üretim 2. Tahmini” ne göre;

• Tahıl üretimi geçen yıla göre toplamda yüzde 15 düşüşle 37 milyon 187 bin tondan 31 milyon 626 bin tona gerileyeceği tahmin edildi. 

• Buğdayda son 14 yılın, arpada son 32 yılın en düşük üretimi gerçekleşti. Kuru bakliyat ürünlerindeki üretim yüzde 18,5 oranında düşeceği ve üretimin toplamda 1 milyon 292 bin tondan 1 milyon 53 bin tona gerileyeceği tahmin edildi.

• Kütlü pamuk üretiminde yüzde 26,9 oranında artışla geçen yıl 1 milyon 773 bin ton olan üretimin bu yıl 2 milyon 250 bin tona ulaşması bekleniyor.

Çiftçimize yapılacak desteklerin enflasyon karşısında ciddi oranda erimesi üretimi olumsuz etkileyecek faktörlerden bir diğeri olacaktır.

2021 yılı kasım ayında Tarım ve Orman Bakanı sayın Bekir Pakdemirli tarafından yapılan açıklamada GÜBRE DESTEĞİNDE 2021 yılı için sadece 5 üründe (buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale) dekar başına yüzde 25 artış olacağı ; Çeltik, kütlü pamuk, nohut, kuru fasulye, mercimek, patates, yağlık ayçiçeği, soya, dane mısır, kuru soğan, kanola, aspir, yaş çay, fındık, yem bitkileri, zeytin ve diğer tüm ürünlerde 2021 ürünü gübre desteğinde bir artış olmayacağı açıklanmıştı.

Artış yapılmayan ürünlerdeki destekler (Çeltik, kütlü pamuk, nohut, kuru fasulye, mercimek, patates, yağlık ayçiçeği, soya, dane mısır, kuru soğan, kanola, aspir, yaş çay, fındık, yem bitkileri, zeytin…)  2022’de dekar başına 8 liradan 16 liraya çıkarılacak ancak Ödemesi 2023 bütçesinden olacak.

3 Ocak 2022 tarihinde TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerine bakıldığında yıllık enflasyon yüzde 36,08 olurken, 2022 bütçesinde tarım desteklerinde yapılan artış 2021 bütçesine göre yüzde 12.5 oldu. 

Yani enflasyon artışının üçte biri kadar artış yapıldı. 

Ne yazık ki çiftçimiz enflasyona ezdirilmiş durumda kaldı ki TÜİK tarafından açıklanan bu rakamlar piyasada gözlenen reel enflasyonun çok altında.

Önümüzdeki üretim sezonunun sancılı geçeceğinin bir diğer habercisi de 2021 yılında yayınlanan ancak 1 Ocak 2022 tarihi itibariyle yürürlüğe giren İthalat Rejimi Kararında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karardır.

Bu karara göre daha önce uygulamaya konulan hububat ve ayçiçek yağı ithalatındaki sıfır gümrük vergisi uygulamasında uzatmaya gidildi. Sıfır gümrük vergisi uygulaması, hububat için 2022 yılı sonuna kadar, ayçiçek yağı için de 1 Temmuz 2022'ye kadar uzatıldı.

Yukarıda daha önce bahsetmiş olduğumuz üzere kuraklık ve girdi maliyetlerinden kaynaklı tarımsal üretimdeki düşüşe paralel olarak ithalatın da devam etmesi bekleniyor. 

Bu karar bile hükümetin 2022’de tarımsal ürünlerde ithalat politikasını sürdüreceğini gösteriyor. 

Tüm çiftçilerimiz büyük bir umutla sayın Cumhurbaşkanımızdan ve Tarım Bakanımızdan geçtiğimiz aylarda açıklanan Doğrudan Gelir Desteği ve Fark ödemesi artışlarındaki oranların, güncel girdi maliyetler üzerinden yeniden değerlendirilerek revize edilmesini ve artırılması müjdesini bekliyor.

Bu yazıyı kaleme almamdaki en büyük neden ve üzücü olan durum, ülkemiz çiftçisinin uzun yıllardan beri gündeminin hiç değişmemesi ve her yıl girdi maliyetleri,üretimde kullanılan ürünlerde dışa bağımlılık ve enflasyon gibi nedenler olmasıdır.

Rahmetli dedem Mustafa Asrav ve babam Murat Asrav uzun yıllar Söke topraklarında üretim yapmıştır. Bana aktardıkları tecrübeler ve sağladıkları düzen sayesinde İnşallah ben de toprağımıza sahip çıkarak ve üzerine bir şeyler katarak elimden geldiğince üretime devam edeceğim ve elimden geldiğince Söke toprağının korunmasını sağlayacağım.Siz okurlar huzurunda da onları bir kez daha saygıyla anıyorum.

Burada üzerinde durmak istediğim husus, onların yıllar önce üretimde yaşadıkları problemler ile benim yaşadığım problemlerin birebir aynı olmasıdır.

Ancak günümüz çiftçisinin ve biz genç çiftçilerin bu tarz gündemler ve sorunlar altında ezilmesi yerine geleneksel tarımın artan nüfusun ihtiyacını karşılamada yetersiz oluşu, tarımsal üretim kaynaklı çevre kirliliğinin artması, tarımsal sürdürülebilirlik, minimal arazi ile maksimum verimi sağlama ve gıda güvenilirliği, akıllı teknolojilerin tarımsal üretimde kullanılması vb. sorunların üzerinde yoğunlaşmasının sağlanması gerekmektedir. 

Geçmişten bugüne çok kez duyulan “Tarım Ülkesi Türkiye” kavramını unutmamak ve unutturmamak için günümüz dünyasının ve modern uygulamaların izlenmesi gerekmektedir.

Ancak bu şekilde ülkemiz çiftçisi diğer ülke çiftçileriyle eşit koşulda mücadele edebilir ve çiftçimiz ihracatta rekor üstüne rekor kırılmasını sağlayabilir.

Özetle, tarımda çiftçimiz hak ettiği desteği ve eli göremez, üretim yerine ithalat politikası, destek yerine zam politikası uygulanırsa daha yılın başında moralinizi bozmak istemem ama tarımda 2022 yılı 2021’den de daha zor bir yıl olacaktır.

Başta Söke Çiftçisi olmak üzere hiçbir çiftçinin toprağını bırakmaması ve üretimden el çekmemesi dileğiyle…

 

KAYNAKÇA

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)(2021).

Tarım Dünyası

Tarım Ekonomisi Dergisi (Turkish Journal of Agricultural Economics)

Türkiye Cumhuriyeti Resmi Gazete

-----------

AV. MUSTAFA ASRAV

Kemalpaşa Mah. Futbol Sk. No:12/1 Söke/Aydın

Tel: 0(507) 296 50 32

 

 

 

Bu makale 218 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz