Cem GÜNAY - GERTRUDE BELL


 

Konuk Yazar: Cem GÜNAY

e-mail: [email protected]

 

GERTRUDE BELL

 

 

Nicole Kidman`ın 2015 tarihli Çöl Kraliçesi filmini izlememizle Gertrude Bell ismi tekrar aklımıza geldi. Tipik bir Hollywood bakış açısıyla yamuk bir kişilikten kahraman yaratma çabasını yine bu filmle görmüş olduk.

Film Gertrude Bell`in çektiği aşk acısı, gezginlik merakı, Arapları sevmesi üzerine odaklıdır. Yansıtılmayan ise 20. yüzyıl başında can çekişen Osmanlı İmparatorluğunu bitirmek, toprak kaybetmesine vesile olacak casusluk faliyetleridir.

Gertrude Bell yıllar boyunca arkeoloji araştırmaları bahanesiyle Ortadoğu ve Anadolu coğrafyasını adım adım gezmiştir. Özellikle Mezopotamya coğrafyasındaki aşiretleri örgütleyip, bölgenin siyasi ve sosyal dinemikliklerini açığa çıkarmıştır. Şu bilgiyi ilaveten versek ne anlatmak istediğimiz daha iyi bir şekilde anlaşılacaktır: Gertrude Bell Anadolu topraklarına geldiğinde Diyarbakır, Kayseri, Adana, Antakya Kapadokya ve ilginç bir şekilde Cudi Dağı civarına giderek Kürt ve Hıristiyan köylerini listeledi. Hainliğe ve başkaldırmaya müsait olan grupları ayrıca belirtti. Gezdiği yerlerdeki insanların etnik kökenini ve mezheplerini raporladı. Buralarda elde ettiği tüm bilgileri İngiliz İstihbaratıyla paylaştı. Böylece bölge coğrafyasını İngilizlerin yararına çevirmek için kimlerin ayartılması, kimlerin desteklenmesi, kimlerin tırpanması ve hedeflere ulaşmak için hangi piyonların kullanılması gerektiği konusunda bu Çöl Kraliçesi Gertude Belli`in fikrine, öngörüsüne danışıldı. Tüm bu faliyetlerin en somut göstergeside I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlıdan kopartılan bugünkü Arap ülkelerinin sınırlarının çizilmesinde yine Gertude Bell önemli bir rol oynamasıdır. Bunun akabindede Belli`in yakın ilişkide olduğu Şerif Hüseyin`in oğlu Faysalı Osmanlı topraklarından kopartarak Irak`ın başına oturttu. Aslında aynı dönemlerde Ortadoğu ve Anadolu topraklarında casusluk faliyetleri gırla gidiyordu. Arabistanlı Lawrence, John Phillay, İngiliz binbaşısı Noel gibi şahısların sadece hayat hikayelerine bakılsa bile dönen dolaplar hakkında bilgi sahibi olunabilir.

Şimdi deminden beri yaptıklarını özetlemeye çalıştığımız Gertrude Bell`e sadece cesur bir araştırmacı, bilim insanı, aşkının peşinde koşan romantik bir kişilik gibi sıfatlar yüklemek ve bunu Hollywood filimiyle tescillendirmeye çalışmak bizleri salak yerine koymaktır.

Asıl üzerinde durmak istediğimiz konu şudur: 100 yıl önce Gerüde Bell`in benzeri faliyetlerini ve sonuçlarını günümüzde bile yaşayıp yaşamadığımızı bugün için sorgulamaktır. Irak, Suriye, Güneydoğu Anadolu topraklarında yaşanan çatışmaların, ölümlerin hala sürmesinin nedeni hep benzeri devletlerin çıkarları ve bu çıkarlar uğruna faliyet gösteren Gertude Bell gibi kişiliklerdir. Bu süreci sadece Özgürlük Savaşı olarak anlamak, yüzyıllardır süren oyuna cahilce, ahmakça kanmaktır.

1900 lü yılların ilk çeyreğinde Anadolu toprakları neden binlerce km öteden gelen yabancı insanlar tarafından işgale uğramıştır? Pekiyi Kurtuluş Savaşı niçin ve kimlere karşı verilmiştir? Bu tür sorulara kafa yormadıkça başımıza benzeri çoraplar örülmeye devam edecektir.

Son sözü Büyük Atatürkle bağlayalım ki vermek istediğimiz mesaj daha iyi anlaşılsın: " Oysa hangi istikbal vardır ki yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin. Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir" (6 Mart 1922/TBMM konuşması)

 

 

Bu makale 273 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz