Siyaha büründü

Söke Ovasında tarım arazilerine can suyu olan Büyük Menderes Nehri’nin suyu, yatağa bırakılan zeytin karasuları nedeniyle siyaha büründü.

İbrahim  Özgezici
İbrahim Özgezici Tüm Haberleri
+4
Haber albümü için resme tıklayın

Büyük Menderes Nehrinin özellikle Sarıkemer Mahallesi Tarihi Taş Köprü mevkiindeki görüntüsü bu kadarıda olmaz dedirtti. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, “Dinar Suçıkan mevkiinden doğarak, 584 km. kıvrıla kıvrıla bütün havzaya hayat veren Büyük Menderes Nehri, çevresindeki işletmeler ve hatta dereler, çaylarla nehir yatağına çok uzak olan yerlerden bile insan kaynaklı olarak kirletilmeye devam ediyor.

Doğaya, derelere, çaylara insafsızca atılan çöplerin hepsi Büyük Menderes Nehri’nde buluşuyor.

Her yıl yağmurlardan sonra yukarı havzalardan insan kaynaklı atılan çöpler, Sarıkemer’deki tarihi taş köprüde birikiyor. Taşköprünün menfezleri ağaç kütükleriyle tıkalı olduğundan, suyla sürekli gelen çöpler adacıklar oluşturuyor.

Menderesteki suyun debisine göre sular bazen Taşköprünün üzerinden aşarak tüm çöpleri Ege Denizi’ne ve kısmen de Bafa Gölü’ne taşıyor.

Şu anda zeytin zamanı. Zeytinler fabrikalarda sıkılıyor. Bazı işletmeler özellikle yağmurlu günlerde, dinlendirme havuzlarında tutmaları gereken zeytinyağı kara atık sularını menderese veriyor. Menderes şimdi de simsiyah akıyor. Kara atık suları denize kadar ulaşıyor.

Bafa Gölü’ne menderesten su taşıyan Serçin priz kanalı siyah renge bürünmüş durumda. Yeterli oksijen alamayan balıklar su yüzeyine çıkınca, göldeki tüm kuşlar kanala doluşmuş. Bafa Gölü’nün Serçin bölümüne kara atık sularının yaygın bir şekilde dağıldığı görülüyor.

Zeytinyağı Atıksularının Çevresel Etkileri tehdit oluşturuyor.

“1) Sucul yaşamı tehdit etme. Zeytinyağı üretim atıksuları kentsel atıksulardan 100 kat daha yüksek organik madde içermektedir. Alıcı su ortamına deşarj edildiğinde oksijen mevcudiyeti azalmakta, tüm ekosistemin dengesi bozulmaktadır. Atıksuda bulunan nutrient alg gelişimini desteklemekte ve sonuç olarak ötrofikasyonu artırmaktadır.

2) Koku problemi. Bu atıksular açık havuzlarda depolandığında ve/veya araziye veya doğal sulara deşarj edildiğinde fermantasyon olayı yer almaktadır. Sonuç olarak metan ve diğer keskin gazlar (hidrojen sülfür, vb.) yayılmaktadır. Bu, yağ üretim periyodu süresince büyük mesafelerde bile koku olarak önemli kirliliğe yol açmaktadır.

3) Geçirimsiz film. Bu atıksulardaki lipitler, alıcı sulardaki mikroorganizmaların güneş ışığı ve oksijeni almasını engelleyen geçirimsiz bir film tabakasını su yüzeyinde oluşturmaktadır.

4) Doğal suların renklenmesi. Doğal suların rengindeki değişim oksidasyona ve taninlerin polimerizasyonuna bağlanılabilir. Müslün Sara TUNÇ , Ayhan ÜNLÜ  Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Elazığ”

Bu durum bölgenin kaderi olmamalıdır.

İlgili her kurum kendi alanında mutlaka harekete geçmeli, gerekli yaptırımları uygulamalı ve sorumlular hakkında gereğini yapmalıdır. Hiç kimsenin doğayı hoyratça kullanma hakkı olmamalıdır. Kirleten mutlaka bedelini ödemelidir.

Biyoçeşitliliğe zarar veren, görüntü kirliliği yaratan, çevresinde yaşamış olduğu insanların sağlığını bozan ve mutsuz eden bu görüntülerin bir an önce kaldırılacağını umuyoruz.” ifadelerini kullandı.

27 Ara 2022 - 10:29 Aydin/ Söke- Gündem

Muhabir  İbrahim Özgezici


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.