Ticaret Bakanlığı ve ADÜ Ahilik Paneli düzenlendi

Ticaret Bakanlığı ile Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Rektörlüğünün iş birliği ile Ahilik Paneli düzenlendi.

İbrahim  Özgezici
İbrahim Özgezici Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

21 Aralık günü Online gerçekleştirilen etkinlik Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Turgay Moderatörlüğünde Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yelda Özsunar, Söke İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Akkoyun’un katılımıyla gerçekleşti. Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Eyüp Aksoy tarafından yapılan Açılış konuşması ile başlayan panelde ilk konuşmanın sahibi Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yelda Özsunar şunları söyledi: Amacı toplumda, güzel-iyi iş ahlakını, kardeşliği yaygınlaştırmak olan, toplumu ilerletip geliştiren Anadolu’daki yaklaşık 1000 yıllık bir örgütlenme ve bilinçlendirme yöntemdir. Günümüz iş veya çalışma hayatında da en çok ihtiyaç duyulan kavram, toplumsal karakterimiz ile uyum halindeki doğru çalışma ahlakıdır. Özetle: Sağlık hizmeti veren kişi ahi olmalıdır. Samimi ahiliğin temelinde de insan sevgisi yatar. Hemşirelik, doktorluk gibi insana hizmet eden meslekler insan ve meslek sevgisi olmadan gerçekleştirilemez. Halkımızın vergileri ile kurulmuş okullar, üniversitelerde okumak büyük bir şans ve ayrıcalıktır. Bu nedenle bu şansın kıymetinin farkında olmalı, ailemize, hocalarımıza, halkımıza ve devletimize minnettar olmalıyız. Anadolu, güzel ve iyi ahlakın binyıllardır farkındadır. Ahilik, güzel Anadolu ahlakı, eski bir çınar gibi yeniden sulanarak canlandırılmalı ve topluma hatırlatılmalıdır.

Söke İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Akkoyun da şu hususlara işaret etmiştir; Kayıtlardan takip edilebildiği gibi beş bin yıllık hareket kabiliyeti ile görmezlikten gelinemeyen yaşam tarzı geliştiren Türkler, göçün bütün meselelerinin üstesinden gelebildikleri gibi kendine has kültürlerini de güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar aktarmışlardır. Ahilik bunlardan sadece bir tanesidir.

Esnaf dayanışma teşekkülü olarak Ahi Evran tarafından tesis edilen teşekkülün sinir uçları, Türklüğün İslamiyet ile yoğrulduğu Horasan’a kadar uzanmaktadır. Burada Hoca Ahmet Yesevi ve Hocası Arslan Bab’ın zikredilmesi, isimlerinin altının çizilmesi ihmal edilemeyecek asli bir görevdir. Faaliyetleri ile antik dönemlerden bu yana ahlaki sütunlar olarak telakki edilen etik değerleri ilmik ilmik örmüş beşeriyete takdim etmiştir.

Bugüne ulaşan en eski yazılı kitapların başında yer alan Atabetü’l-Hakayık eserinde zikredilen hususlarının sahada bulduğu karşılıklar olmuştur. Yaşam tarzına dikkatle bakıldığında Türklerin, Türkçenin ve Türk kültürünün geçmişten bugüne eriştirdiği bir düşüncenin eseri olduğu anlaşılmaktadır. Türk kültürü karşılıklı etkileşim içerisinde kendini sürekli güncelleme imkanı bulmuştur. Divan-ı Lügati’t-Türk’te geçen manasıyla “eli açık, koçak, selek, cömert, yiğit, delikanlı” demek olan akı tam da Türklüğün ikinci anavatanındaki karşılığı olmuştur.  Yeni coğrafya bütün dünyaya “Türkiya” olarak kabul ettirilmiştir.

Selçuklu idaresinde şehirler yanı sıra toplumsal yapının da değişime uğradığı bilinmektedir. Konar-göçerler arasında da Anadolu’nun süratle sahiplenme, kentlerdeki Gayri Müslim tacirlerle rekabet edebilmek düşüncesiyle Hacı Bektaş Veli’nin tavsiyeleriyle Ahi Teşkilatı tesis edildi.

Yeni bir yurt tutmak üzere gelen Türkmenlerin esnaf ve sanatkarları arasında oluşan ve gelişen, işbirliği, dayanışma ve yardımlaşma ile Ahilik, gönülleri cezbetmiştir. Anadolu’nun önde gelen güçleri arasına girmiş, gelişimini sürdürmüş, asayiş bozulduğunda ise kendi otoritesini oluşturmakta tereddüt göstermemiştir.

Toplumsal kazanımlar ülke dışında zıt kültürlerdeki halklar ve farklı inançlarda karşılık bulmuş, “Kostantiniyyede Osmanlı Serpuşu” tercihini dillendirilmekte tereddüt edilmemiştir.

Ahiliğin kaçınılmaz şartları bulunmaktadır: Müslüman olmayan, etrafında müspet tanınmayan, zina eden, kötü söz getirme endişesi taşıyan, cinayet işleyen, hırsız, dellal, vurguncu vb. kirli ve karanlık bir maziye sahipleri bu teşkilata kabul edilmezdi.

Türk kültüründe kadın, toplumda erkeğinin yanında ve müşterek çizgisinde olduğu gibi Ahilikte de Bacıyan-ı Rum adıyla gizemini hala muhafaza eden derinliğe sahip bir unsur bulunmaktadır. Bacıyan kavramının hemen yanı başında Ahiyan, Aptalan, Gaziyan isimleriyle Anadolu’yu Türklüğün ikinci anavatanı haline dönüştüren Horasan Erenlerine bağlanmaktadır. Böylelikle birçok düşünce ve bilim insanının açıkça ifade ettiği gibi onlar canlarını hiçe sayarak bütün dünyanın gözleri önünde “Anadolu Mucizesi” adıyla anılan hadiseyi gerçekleştirmişlerdir.

İletişim bilimleri anlamında uzak coğrafyalarda yaşayan Türklerin kültürel birlikleri ile sürekliliklerini sağladıkları gibi aynı coğrafyada nesilden nesle güzel hasletlerin aktarılmasını kolaylıkla gerçekleştirmiş, kişinin nasıl toplumsal bir değer olduğunu fiili olarak göstermiştir. İyi, doğru ve güzel hasletleri hedeflemekle kalmamış, ana menzilin dışına çıkanları hariçte tutarak toplumsal huzura katkı sağlamışlardır. Nesilden nesle olduğu kadar üreticiden tüketiciye ciddi bir güven iletisi sunmuşlardır.

Kısaca toplumsal sorumluluk, hizmette mükemmellik, dürüstlük, doğruluk ve müşterek yaşamı organize eden Türk-İslam Medeniyetinin gür pınarlarından birisi olarak kültürel çekmemizde yer almaktadır.

Online Panele bağlanan Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanı Muhammet Ali Künkcü konunun mühim bir kültür birikimine dayanmasına karşın dünyanın çeşitli memleketlerine bunu aktaramadığını belirtip teşekkür etti.

# Söke

28 Ara 2022 - 10:32 Aydin/ Söke- Eğitim

Muhabir  İbrahim Özgezici


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.