Eğitim-Sen Temsilcisinden Çağrı: Laiklik Anlaşılamazsa Tartışmalar Bitmez!

Eğitim Sen Söke Baş Temsilcisi Murat Karayeğit, laikliğin çağdaş dünyada kabul görmüş ve tartışmaya kapalı bir kavram olduğunu fakat Türkiye’de yüz y...

Murat Sülünoğlu
Murat Sülünoğlu Tüm Haberleri

Eğitim Sen Söke Baş Temsilcisi Murat Karayeğit, laikliğin çağdaş dünyada kabul görmüş ve tartışmaya kapalı bir kavram olduğunu fakat Türkiye’de yüz yıldır hala tartışma konusu olmaya devam ettiğini belirtti. Karayeğit, laikliğin doğru tanımlanamadığını ve anlaşılamadığını ifade etti.

Eğitim Sen Söke Baş Temsilcisi Murat Karayeğit, yaptığı açıklamada, “Katolik kilisesinde ki (Cennetten yer satın alma) karşı çıkması üzerine çıkarıldığı mahkemeden cehennemin tapusunu satın aldı. Hristiyanlığın kutsal kitabı İncil’in farklı dillere çevrilerek, matbaa sayesinde insanlara tarafından okunup anlanması ile biran da uyuyan Hristiyan dünyası uyanıp kendine geldi. Kilise ve din adamları tarafından uyutulduğunu ve soyulduğunu gördü. Yıllar süren din savaşlarının ardından Avrupalılar şunu gördü; Din tanrı ile kul arasında kalmadıkça bir yere varamayacaklar. Reformun sonucunda Laik devlet, laik yaşam ve laik eğitim anlayışı ortaya çıktı. Biz de Laiklik ; Yıllardır anlatılamadı-anlatılmadı. Din ve Devlet işlerinin ayrılması olarak yapılan tanımlama o kadar yetersiz kaldı ki! Laikliğin ne işe yaradığını kavrayamadık. Çünkü laik özgür yaşam demek, akıl ve bilim ışığında olmak demek, tarikat ve cemaatler tarafından kandırılmamak, çağdaş yaşama ulaşmada ki anahtarımız. Halk olarak bunu anlamak ve anlatamak zorundayız. Mustafa Kemal Atatürk Laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyet’ini kurarken yaptığı devrimlere baktığımızda; 1 Kasım 1928 de Saltanatın kaldırılmasıyla başlayan süreçte, 3 Mart 1924 te yapılan devrim yasalarının 100. Yılında bir kez daha hatırlamakta fayda var. 429 Sayılı yasa ile; Şer’iye ve Evkaf Vekaleti kaldırılarak, yerine Vakıflar Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Genel Kurmay başkalıkları kurulmuştur. 430 Sayılı kanun ise Tevhidi Tedrisat (Eğitim Öğretim Birliği) Kanunu, Bu kanun ile tüm eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmıştı. Eğitimde ki çok başlılığın önüne geçerek, kamusal, laik ve bilimsel eğitimin önü açılmaktaydı. Tarikat ve cemaatler ile farklı inançların kendilerince bir eğitim vererek yetişen yeni kuşakların birbirinden farklı yetişmesinin önü alınmaya çalışılmıştı. MEB tarafından hazırlanan yeni içeriklerde akıl ve bilim öncelenmekte, çağdaş bir yaşama öğrenciler hazırlanmaktaydı. Siyasi iktidar laik eğitimi hedef alırken Eğitim ve öğretimde ki birlikteliğin dibine dinamit döşeyerek yok etmekten geri durmamaktadır. Kamusal eğitimi devletin sırtında bir kambur gibi görerek, kamusal eğitim anlayışından vazgeçerek özel eğitim kurumlarına verilen teşvik ve destekler ile eğitimde fırsat eşitliği ile birlikte zengin ve yoksul aile çocukları arasında kalın duvarlar örüyor. Eğitimin tek sorumlusu olması gereken MEB son dönemde yaptığı protokollerle, eğitim alanını Diyanet ve Tarikatlara açarak eğitimi onlara teslim etmekte. Çocuklarımızın ve geleceğimizin yobaz ve gerici güçlere teslim etmenin yollarını açmaya çalışmaktadır. Son dönemde kamuoyuna yansıyan haberler ve bakanın açıklamalarına göre; sözde milli ve manevi değerlerimizi önceleyen yeni müfredat çalışmalarına dair gelen haberler var. Anladığımız kadarıyla çağdaşlıktan, akıl ve bilimden uzak bir program bizi bekliyor. Biz diyoruz ki! Eğitimin gerçek öznesi eğitim emekçilerinin görüşleri alınmadan ve geleceğimiz çocuklarımızın beklentilerine bakılmadan yapılacak hiçbir düzenleme başarılı olamaz. Aklın ve bilimin öncelendiği, çağdaş ve demokratik eğitim anlayışı bu toplumun gerçek ihtiyacıdır. Biz Eğitim Sen olarak bunu savunuyoruz ve savunmaya devam edeceğiz. 431 Sayılı Kanun ile de Halifelik kaldırılmıştır. Laik toplumun önünde ki en büyük engel, orta çağ karanlığının temsilcisi, işlerliğini kaybetmiş, toplum hatta İslam aleminde etkisi kalmayan hilafete son verilmiştir. Son olarak ta 5 Şubat 1937 de Laiklik anayasamızda ki yerini almıştır. 1982 Anayasamızın 2. Maddesinde de; ‘Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.’ Gerici, yobaz ve karanlık güçlerin her daim hedefinde olan laikliği, çağdaş bir toplumun inşasında, demokratik bir yaşamın var olmasında, aydınlık yarınlarımızın teminatı olduğu bilinciyle savunuyoruz. Yaşasın Laik, Demokratik ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti!” ifadelerini kullandı.

# Söke

05 Mar 2024 - 10:15 - Gündem

Mahreç  Murat Sülünoğlu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.