YERİNDE VE ZAMANINDA GÜLMEK

YERİNDE VE ZAMANINDA GÜLMEK

Çok sevdiğim bir yazarımız bakın ne diyor; “Manasızlıktan uzak olduğun an gülmenin değerini daha iyi anlarsın. Hedefine varmakta zorluk çekiyorsan gerekeni bulmaya çalışmalı, zorlanıyorsan stresten uzaklaşmalı, gülmeye gayret göstermelisin…”

Toplumun çok ihtiyacı olan bu kavramı çok severiz. Stresli, sıkıntılı yorucu yorgunluğumuzun ilacı olan gülmeye, kavuşmak için espirili konuşmacılara, sanat yuvaları tiyatrolara hep koşmadık mı?

Bu sanat yuvalarına ne için giderdik?

Stres atmak, gülmek için…

Mesela, Muammer Karaca, Nejat Uygur, İsmail Dümbüllü, Adile - Selim Naşit, Gazenfer Özcan - Gönül Ülkü, Zeki Alasya - Metin Akpınar, Oya Başar - Levent Kırca’yı ölmüşleri rahmetle, yaşayanları şükranla anarken, oyunları ve espirileriyle bizleri güldürüp rahatlatan bu insanları unutmak mümkün mü?

Geçtiğimiz günlerde yazarlarımızdan Sayın Deniz Bölükbaşı’nın “Politikomik” adlı kitabını aldım. Okumaya başlayınca beni rahatlatan kitaplardan biri olduğunu farkedince ikinci kez okumaya başladım.

Yazarın büyük emek verdiği bu eserin içeriği, dünya siyasetinin nükte ve fıkralarını toplamış olmasıydı.

Yazarı tebrik ederim…

Kitap okuyucuyu öylesine rahatlatıyor ve düşünceye zorluyor ki; insan istemeden harakete geçiyor.

Ben de öyle yaptım…

GÜLMEK; dans eden bir ruhun sesidir.

GÜLMEK; herkesin konuştuğu saklı ortak bir dildir.

GÜLMEK; ilk iletişim şeklidir.

GÜLMEK; iki insan arasındaki en kısa mesafedir

GÜLMEK; Allah insanlara aynı dilde gülmeyi ihsan etmiştir.

GÜLMEK; sağırlar duymaz, dilsizler konuşamaz ve körler görmez ama gülebilirler…

GÜLMEK; gülmesini bilmeyen, ağlamasını da bilmez.

GÜLMEK; insanların özgürlük alanı ve silahıdır.

GÜLMEK; sıkıntıları aşmak ve acıları def etmek için en iyi ve en ucuz ilaçtır.

GÜLMEK; en etkili ağrı kesicidir.

GÜLMEK; ruhu tedavi eder, ruhu temizler, sabun insan vücudu için neyse gülmek de ruh için o dur.

İnsan yaşlandığı için gülmeyi bırakmaz; GÜLMEYİ bıraktığı için yaşlanır.

SULANDIRILMIŞ GÜLMEK; Sırıtmak, böbürlenmek, kendini beğenmişlik gibi kavramların insan ruhunda yaptığı tahribatı aklımızdan çıkarmayalım.

Tabii ki, her zaman ders ve düşüncelerinden feyz aldığımız, hazır cevaplılığı, fıkraları ve şakalarıyla tanınan Nasreddin Hoca, İncili Çavuş, Temel ve Fadime gibi kahramanlarımızı da burada tekrar hatırlatmadan geçemeyiz. Türk Mizah Tarihindeki bu kahramanlarımızın latifelerinin ve fıkralarının en önemli özelliği kahramanlarının kendisi olmasıdır. Bu kahramanların latifelerini okudukça güler, güldükçe düşünür ve halkımızın yaşamına da tanıklık etmiş oluruz.

Saygılarımla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muzaffer İşlekel - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.