BU İŞ ALLAH'IN İŞİ DEĞİL

BU İŞ ALLAH’IN İŞİ DEĞİL

Bazen “bunu mahsustan mı yapıyorlar” diye düşünmeden edemiyorum. Bakınız Diyanet İşleri Başkanlığımız yine sıra dışı, hatta bana göre akıl dışı bir açıklama yapmış.

“Fiyatları tayin eden, darlık ve bolluk veren Allah’tır…”

Allah aşkına işi buralara getirmeyin. İnsanları dinden imandan çıkarmayın.

Yüce Allah ne diye kullarına darlık versin ki?.. Hem diyelim ki böyle bir takdir söz konusu, ne diye bazılarına bolluk da bazılarına darlık versin? Bize öğretilen; bu dünyadaki hayırlı amellerin karşılığının öte dünyada alınacağı şeklindeydi. Ne diye bazı kişiler bu dünyada Karun gibi yaşarken bazıları bir topan ekmeğe muhtaç durumda oluyorlar?..

***

Tövbe yarabbi, güya bizi bilgilendirecek, İslamı doğru anlayıp yaşamamız için rehberlik yapacak olan kuruluş pahalılığın Allah iradesiyle meydana geldiğini söyleme gaflet ve cehaletini gösteriyor. Aslında şaşırmamak gerekirdi. Çünkü alemlere rahmet olarak gönderilen peygamber efendimizin tebliğ ettiği İslam dini sevgi, kardeşlik ve huzur öğütlerken Diyanet İşleri Başkanımız minbere kılıç ile çıkarak herkesi dehşete düşürmemiş miydi?

Yine bu kılıçlı din adamı ahiret günü fakirlerin peygamberimiz efendimize komşu olacaklarını müjdelememiş miydi? Biz de bu güzel muştudan sonra kasım kasım kasılarak zenginleri kıskandırmadık mı? İçlerinden bazı sevdiklerimize acıyarak baktığımız bile oldu. Okullar, camiler yaptırmış, nice fakire ekmek vermiş iş insanlarımızın bile ahirette Peygamberimizle komşuluk yaşayamayacaklarını öğrenmek içimizi burkmuştu.

Ama Diyanet İşleri Başkanımızın açıklaması netti. İster yardımsever olsun, ister günahkar, Peygamberimize yakın olmanın yolu fakirlikten geçiyordu.

***

Sanırım bu fetvayı verirken Sayın Diyanet İşleri Başkanımızın da yüreği sızlamış, içi burkulmuştur. Çünkü o sözleri sarf ederken kendilerinin de ahiretleri hakkında çok olumlu bir beklentilerinin olmadığını biliyorlardı. Ayıptır söylemesi, zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış da, bizim Diyanet İşleri Başkanımız öyle fakir falan da sayılmaz. Hatta geçen hafta sosyal medyada konuşulduğuna göre yurt dışından ev bile satın alacak bir zenginliği varmış.

Bazı cahiller hemen dedikoduya başlamışlar; Sayın Başkan evini ne diye Mekke ve Medine gibi mübarek kentlerden almadı da kafirlerin şehri olan Londra’dan ev sahibi olmayı tercih etti?

Bunu dile getirenlerin cahil, cühela olduğunu düşünüyorum. Olayı derinliğine düşünüp analiz edemiyorlar. Düşünseler zaten Sayın Başkan Ali Erbaş’ın önceki sözünü hatırlayıp kendisine hak verirler. Ali Bey demedi mi; “Peygamber fakirin komşusu olacak” diye? Yani evi nereden alırsa alsın, Sayın Erbaş’a öte dünyada peygamberimizle komşuluk kısmet olmayacak. Bu nedenle de fazla aramadan Londra’dan alıvermiş evini.

Sanırım Londra ‘da konut fiyatları da biraz uygun galiba. Baksanıza son aylarda zengin yurttaşlarımız akın akın Londra’dan ev alma yarışına girmişler. Şimdi Diyanet İşleri Başkanı da ev alınca oralarda da emlak fiyatları artar diye düşünüyorum. Yani, Sayın Erbaş Londra konut pazarına bereket getirmiş oldu. Biz Hocanın kıymetini bilemedik, bari İngilizler bilsinler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.