NEREDE KALMIŞTIK?

İbahim Özgeci’nin kaleminden - NEREDE KALMIŞTIK?

Ard ardına sekiz gün içinde yaşadığım iki büyük acı ile yılbaşından bu yana köşe yazılarıma ara verdim.

Babamı yaşlılığa bağlı doğal nedenlerle kaybederken, abimi hiç beklemediğimiz bir anda trafik kazasında kaybettik.

Bu dakikadan sonra ne söylesem bir anlamı yok.

Çözüm üretmek için elini taşın altına koymayan, yerinde proje üretme konusunda isteksiz yetkililerin, ilgisiz ilgilerinin şehri olmaya doğru ilerleyen Söke’de yaşamanın ağır bedelleri var.

Günümüzde iki şehirlerarası çevre yolunun içinden geçtiği Söke’de “önlem” dendiğinde, “proje” dendiğinde, “çözüm” dendiğinde kimseyi ortada bulamazsınız.

Bilmem kaç yüzüncü toplantıdan çıkar, bilmem kaç yüzüncü toplantıya gireriz.

Çaylar, kahveler veya alkol eşliğinde birbirimize akıl dağıtırız.

“Söke” dediğinizde yüzler asılır, “Rakı balık, kahvaltı, yemek” dediğinizde kahkahalardan kimse kimseyi duymaz olur.

Böyle olunca da: “Söke’den bir şey olmaz!” alışılmış bir deyim haline gelir.

Oysa Söke’den çok şey olur da, bunu yapmak için ortak bir akla, doğru kullanılan bütçelere ve doğru insan kaynaklarına ihtiyaç olduğu gözardı edilir.

Dedim ya benim canım yanmış. Kırk kez dile getirdiğimiz ama çözüme ulaşmayan, ulaştırılmayan şeyler nedeniyle hem de.

İki şehirlerarası çevre yolu bir şehrin içinden geçiyorsa, yüksek araç trafiğine sahip bu yolların sağına soluna mezarlıklar, alışveriş merkezleri, evler, işyerleri kuruluyorsa, buralara “güvenli ve sağlıklı ulaşım” da sağlanmalıdır.

“Ben yaptım oldu” geçmişte kalan bir bakış açısıdır.

Mühendislik hizmetlerinden, bilimden, günümüz teknolojisinden bihaber olmak, modern ve pozitif bilimden uzaklaşmak demektir.

Bugün Söke Asri Mezarlığı’nı ziyaret edebilmek sizce mümkün mü?

İster yürüyerek, ister aracınızla bir deneyin bakalım. Hangi sorunlarla karşılaşacaksınız.

Mezarlığa ulaşmak için hangi kaldırımı, hangi yolu, hangi alt veya üst geçidi kullanacaksınız?

Cenazeleri Söke Şehir Mezarlığına ulaştırmak için araçlar hangi yolu izlemek zorunda kalıyor sayın ilgili ve yetkililer?

Çevre yolu : “Şehir trafiğini aksatmamak amacıyla yerleşim yerinin dışından geçen ve şehir yollarına bağlanan ana yol” demektir.

Günümüzde çevre yolları Söke şehir merkezinin içinde kalmıştır.

Bu yollar yeterli alt ve üst geçide sahip değildir.

Yeni ve alternatif Çevre yolu projelerine acilen ihtiyaç vardır.

Yeni yollar hayata geçirilinceye kadar da, mevcut yolların revize edilmeleri, can ve mal güvenliği konusunda en üst düzeye çıkarılmaları gerekmektedir.

Fakat biz bırakın çevre yollarını, şehir içindeki trafik konusunda dahi sınıfta kalalı çok uzun zaman oldu.

Ne otoparkımız var, ne şehir içinde göz göre göre çiğnenen kuralları düzeltme isteğimiz.

Bir caddeye “Park yapılmaz” levhalarını koyuyorsak, oraya park yapılmaz.

Eğer park yapılması “zorunlu” hale gelmişse, otopark sorununu ortadan kaldırmak için projeler üretilir, hayata geçirilir.

Söke’nin pek çok cadde ve sokağına günün belli saatlerinde araçla girip çıkmak neredeyse imkansız hale geldi.

Bazı yollarda trafik akışının yönünü değiştirme, bazı caddelerde yolu her iki taraftan geniş kaldırımlarla daraltma ihtiyacı ortaya çıktı.

Halen pek çok okul önünde, ana caddede, merkezde yaya çizgileri çizilmedi.

Herkesin birbirini suçladığı bir şehirde çözüme ulaşmayı bırakın, çözüm yollarını dile getirmek bile tepki çekiyor.

O nedenle pek çok aklı başında insan küstü, küstürüldü.

Sağda solda, kapı önlerinde, dönüşlerde, şurda burda herkes kafasına göre dubalarla, levhalarla, sandalye, tabureyle araç park yeri tutuyor.

Engelli vatandaşlarımız için sokağa çıkmak neredeyse imkansız.

Bizler için de hiç kolay değil.

Herkes kendini yetkili, ilgili zannediyor.

Herkes kendi kurallarını koyup uyguluyor.

Büyük marketler koca koca demir düzeneklerle kaldırımları kafalarına göre kapatıp, yük indirip bindiriyorlar.

Yayalar çaresiz.

Sürücüler çaresiz.

Esnaf çaresiz.

Çözüm üretecek ve bunu sahaya yansıtacak olanlar nerede? Kimse bilmiyor.

Söke gün geçtikçe daha da karmaşık trafik sorunlarıyla yüzleşecek.

Şehir dışından aldığı göçe paralel olarak araç sayısı daha da artacak.

Fakat bu araçların yaratacağı kaos, otopark ihtiyacı, gürültü ve çevre kirliliği konusunda tek bir önlem alınmayacak öyle mi?

Görülüyor ki öyle olacak.

Yoksa şu ana kadar bilboardlarda çoktan görmüş olurduk o projeleri.

Ah Söke, seninle yaşamak da zor, sensiz yaşamak da.

“Gelen gideni aratır” derler ya. Bu söz sanki en çok da senin için söylenmiş.

Umarım seni günlük pansumanlarla değil, ciddi bir tedaviyle sağlığına kavuşturacak insanlar hemşehrin olurlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Özgezici - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.